Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Ankara Engelsiz Filmler Festivali ile Bir Arada Film İzlemek Mümkün!

Film festivallerine katılamayan engelli seyircilerin önündeki engeller, Ankara Engelsiz Filmler Festivali ile kalkıyor.

Yayınlandı

tarihinde

Gerekli koşulların sağlanmaması nedeniyle sinemaya gidemeyen,  film festivallerine katılamayan engelli seyircilerin önündeki engeller,  Ankara Engelsiz Filmler Festivali ile kalkıyor.

Festival;  görselliğe ve işitselliğe dayalı bir sanat dalı olan sinemada bile, gerekli düzenlemeler yapıldığında göremeyen veya işitemeyen seyircilerin diğer seyircilerle aynı seyir zevkini alabileceğini ortaya koymayı, görme ve işitme engellilerin toplumsal yaşama daha eşit katılımına katkı sağlamayı amaçlıyor.

Engelli seyircilerin, engelsizlerle birlikte programdaki tüm filmleri izleyebilecekleri, söyleşi ve atölyelere katılabilecekleri Ankara Engelsiz Filmler Festivali 11-16 Haziran 2013 tarihleri arasında kapılarını tüm sinemaseverlere açacak.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde Puruli Kültür Sanat tarafından gerçekleştirilecek olan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, 11 Haziran Salı akşamı Cer Modern’deki Açılış Töreni ile başlayacak. Festival’in açılış filmi Rezan Yeşilbaş’ın 65. Cannes Film Festivali Kısa Film Yarışması’nda Altın Palmiye ödülü alan Sessiz Be Deng (2012) adlı kısa filmi olacak.

birdilimhayat

Tüm filmler sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve işaret dili eşliğinde

Festival’deki tüm filmler sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı eşliğinde gösterilecek. Engeli olmayan seyirciler ise Festival stantlarından edinecekleri kulaklıklarla filmleri orjinal seslerinden takip edebilecekler. Festival’de yönetmen ve film ekipleriyle yapılan söyleşiler de işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştirilecek.

Festival filmlerinin sesli betimleme, işaret dili çevirisi ve uygulaması ile ayrıntılı altyazıları, Türkiye’de ilk defa bu hizmeti başlatan Sesli Betimleme Derneği tarafından yapılıyor.

Sesli betimleme, bir filmdeki diyaloglar haricindeki, olayın geçtiği mekân, zaman, karakterler, sessiz gelişen olaylar ve dikkat çeken görsel öğelerin betimlenerek bir dış ses tarafından anlatılmasıdır. Sesli betimleme ile filmdeki nesneler ve olaylar sözcüklerle görünür kılınır, böylece görmeyen bir kişinin o an filmde ne olduğunu anlaması sağlanır.

İşaret dili ve ayrıntılı altyazı ise filmin sesini duyamayan seyircilere özel geliştirilmiş bir tekniktir. Filmin sağ alt köşesinde bir işaret dili çevirmeni filmdeki diyalog ve seslerin işaret dili tercümesini yapar, eş zamanlı olarak bu diyalog ve sesler ayrıntılı altyazı ile seyirciye sunulur. Böylece filmdeki ses ve diyalogları işitemeyen seyircilerin filmi takip edebilmesi sağlanır.

Türkiye’de ilk kez “Engelsiz Film Yarışması”

Ankara Engelsiz Filmler Festivali Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek bir etkinliğe de imza atıyor. Son dönem Türkiye sinemasının en iyi örneklerinin “Seyirci Özel Ödülü”, “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Senaryo” ödülleri için yarışacağı Engelsiz Yarışma, engelli seyircilere bir film festivalinde yarışma takip etmenin heyecanını tattıracak. Yurtiçi ve yurtdışında pek çok film festivalinden ödüllerle dönmüş filmlerin yer aldığı Engelsiz Yarışma sayesinde engelli seyirciler güncel Türkiye sinemasını takip etme fırsatı yakalayacak, yarışmada yer alan filmleri oylayarak Seyirci Özel Ödülü’nü belirleyecek, gösterimler sonrası gerçekleşecek söyleşilerle filmlerin yönetmen, oyuncu ve film ekipleriyle tanışma fırsatı bulacaklar. Jüri tarafından değerlendirilen filmlerin En İyi Film, En İyi

Yönetmen ve En İyi Senaryo ödüllerini alacağı Engelsiz Yarışma, Halkbank’ın sponsorluğunda gerçekleştiriliyor.

Festival programında neler var?

Ankara Engelsiz Filmler Festivali Türkiye ve dünya sinemasının geçtiğimiz senelerdeki en başarılı filmlerinden oluşan zengin bir seçkiyi seyirci ile buluşturuyor.

Engellilik hakkında farkındalık yaratan filmlerin yer aldığı Engel Tanımayan Filmler, geçtiğimiz üç senenin en çok sesgetiren ödüllü filmlerinin yer aldığı Dünyadan, son dönem Türkiye sinemasının en iyi filmlerinden ikisini içeren Türkiye Sineması, genç yönetmenlerin çektiği kısa filmlerden oluşan Uzun Lafın Kısası ve küçük festival seyircileri için özel olarak hazırlanan Çocuklar İçin bölümleri, Festival programını oluşturan bölümler.

Çocuklara Canlandırma Atölyesi

Festival kapsamında çocuklara yönelik bir etkinlik de gerçekleştirilecek. Cer Modern Çocuk Atölyesi’nde gerçekleşecek Canlandırma Atölyesi’nde 9-12 yaş grubundan 8 işitme engelli çocuk, animasyon (canlandırma) sanatı ile tanışacak. Etkinlik sınırlı sayıda katılımcı için uygun ve ücretsiz olacak. Başvuru ve ayrıntılı bilgi için event@puruli.co adresine mail atabilirsiniz.

Festival Mekanları

Festival gösterimlerine Cer Modern ile Cinemaximum Armada Sinemaları  ev sahipliği yapıyor. Tüm etkinlikler ve film gösterimleri ücretsiz olacak.

Program ve etkinlikler hakkında ayrıntılı bilgiye Festival’in web sitesinden ulaşabilir, Facebook ve Twitter hesaplarından duyuruları takip edebilirsiniz.

Ankara Engelsiz Filmler Festivali Afişi

“Ankara Engelsiz Filmler Festivali Afişi”

@Sinefesto Sema Zahide Sadriler

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Nuri Bilge Ceylan “Varşova Türk Filmleri Haftası”nın Onur Konuğu

Etkinlik 3 Aralık’ta sona erecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen “Varşova Türk Filmleri Haftası”nın onur konuğu, “Nuri Bilge Ceylan” olacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteğiyle, YEE tarafından 2017’den bu yana 33 ülkede düzenlenen festival, Floransa’dan Petersburg’a, Kudüs’ten Viyana’ya, Toronto’dan Köln’e, yapıldığı her ülkede yoğun ilgi gördü. Bu sene 29 Kasım’da sinemaseverlerle buluşacak “Varşova Türk Filmleri Haftası“nın onur konuğu ise Nuri Bilge Ceylan oldu.

“Ahlat Ağacı” filminin gösterimiyle başlayacak festivalin “masterclass” bölümüne katılan onur konuğu Nuri Bilge Ceylan, sinema tutkunlarına tecrübelerini aktaracak.

İlk uzun metrajlı filmi Af ile başarı kazanan yönetmen ve yapımcı Cem Özay da filminin gösteriminin ardından söyleşi yapacak.

Festivalde ayrıca “Omar ve Biz”, “Ekşi Elmalar”, “Bizim İçin Şampiyon”, “Nasipse Adayız”, “7. Koğuştaki Mucize”, “Aile Arasında”, “İşe Yarar Bir Şey”, “Tamam mıyız?”, “Bizi Hatırla”, “Bizim Köyün Şarkısı”, “Rafadan Tayfa”, “Yol Arkadaşım”, “Kapan”, “Dilsiz” ve “İçimdeki Kahraman” filmleri de izleyiciyle buluşacak. Etkinlik 3 Aralık’ta sona erecek.

Türk Film Haftaları, kasım ayında Zagreb, Budapeşte ile Moskova’da yoğun ilgiyle karşılanan etkinliklerin ardından Fas, İtalya ve Arnavutluk’taki programlarla devam etti.

Türk sinemasını film gösterimleri, söyleşiler, atölye çalışmaları, yaz okulları, yarışmalar ve sergilerle dünyanın dört bir yanında tanıtmak, Türk yönetmenlerin nitelikli yapıtlarını dünya seyircisiyle buluşturmak ve sinema aracılığıyla ülkeler arasındaki kültürel etkileşimi artırmak amacıyla önemli projelere imza atan YEE, 33 ülkede gerçekleştirilen “Türk Film Haftası” ile 120 bin izleyiciye ulaştı. Festival kapsamında 4 yılda 130 film, 300 seansta sinemaseverlere sunuldu. Ayrıca söyleşiler, yönetmen buluşmaları, atölye çalışmaları ve sergiler düzenlendi.

Türk Filmleri Haftası, Nuri Bilge Ceylan ve Cem Özay’ın yanı sıra farklı ülkelerde, Ercan Kesal, Murat Pay, Seyid Çolak, Yüksel Akça, Sinan Sertel, Halil Kardaş, Timur Acar ve Abdülhamid Güler gibi önemli isimleri de konuk etti.

Faaliyetlerin gerçekleştiği ülkelerdeki önde gelen yönetmen, yapımcı, senarist ve oyuncularla Türk sinemacıların tanışma ve iş birliği yapma olanağı, Türk sinemasına yeni kapılar aralıyor.

aa.com.tr

Okumaya Devam Et

Festivaller

Şişli Belediyesi “11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali”ne Ev Sahipliği Yaptı

11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başladı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin açılış töreni, Şişli Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirildi.

Şişli Belediyesi, bu yıl, 26 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında 11’inci kez gerçekleştirilecek olan, Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’ne desteğin yanı sıra, ev sahipliği de yaptı. Festivalin açılış töreni, 25 Kasım 2021 Perşembe günü Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde, Pınar Altuğ Atacan ve Hakan Bilgin’in sunumları eşliğinde gerçekleştirildi.

Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer, Şişli Belediyesi’nin festivale yapmış olduğu katkılardan dolayı Başkan Muammer Keskin’e bir teşekkür plaketi takdim etti.

“Sanatın toplumun her kesimi için ulaşılabilir olmasına gayret ediyoruz”

Ödül takdiminde bir konuşma yapan Keskin, Şişli Belediyesi olarak 11 yıldır devam eden Suç ve Ceza Film Festivali’nin destekçisi, aynı zamanda ev sahibi olmaktan mutlu olduklarını vurguladı. Keskin, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Malumunuz, sanat son yıllarda layık olduğu değeri göremedi maalesef, ihmal edildi. Oysa sanat iyileştiricidir, birleştiricidir. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali de bizim için çok kıymetli. Bugün 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Bugün aramızda yönetmen Sahraa Karimi de var. Kendisi Afganistanlı bir kadın olarak bu şiddeti, Taliban şiddetini en yakından bilen bir kişi. Bizim mücadelemiz sadece kendi coğrafyamız için değil, tüm kadınlar için. Şiddet suçunun sıradanlaştığı ve adeta cezasız kaldığı bir dönemde suç, ceza ve adalet kavramlarının sorgulandığı bu festival daha da anlam kazanıyor. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin sinemaseverlerle buluşmasında ve bu anlamlı iş birliğinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca festival başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer’e festivalin direktörü Prof. Dr. Bengi Semerci’ye özel olarak teşekkürlerimi sunuyorum.”

Taliban şiddetinden Onur Ödülü’ne

Açılış töreninde Uluslararası Suç ve Ceza Festivali yönetiminin yoğun girişimi ve ilgili resmi makamların devreye girmesiyle Taliban şiddetinden kaçabilen Sahraa Karimi’ye tüm direnen Afganlı kadınlar adına Onur Ödülü takdim edildi. “Her zaman kadın olmaktan gurur duydum. Afganistan’da kadın olmak için çok cesur olmak gerekiyor” diyen Karimi’ye verilen ödülün yanı sıra festivalin açılış gününün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ile birleşmesi şiddet karşısında sanatın gücünü de ortaya koydu.

Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin kapanış töreni, 2 Aralık günü yine Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirilecek.

Okumaya Devam Et

Festivaller

7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nden Oliver Laxe Geçti

Oliver Laxe, ustalık sınıfı etkinliği gerçekleştirdi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

22- 27 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nin endüstri bölümü olan Son Taslak kapsamında “You All Are Captains”, “Mimosas” ve “Fire will Come” gibi filmleriyle tanıdığımız İspanyol yönetmen Oliver Laxe, ustalık sınıfı etkinliği gerçekleştirdi.

25 Ekim Perşembe günü, Atlas 1948 Sineması’nda düzenlenen etkinlikte İspanyol yönetmen deneyimlerini aktardı ve izleyicilerin sorularını yanıtladı. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Son Taslak Direktörü Belkıs Bayrak yaptı.

“Ustaların bu işi dini eğitimsel duygular ve inançla yapıyorlardı”

Üç uzun metraj filminin prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan ve üç filmiyle de Cannes’den ödül kazanan Laxe sözlerine ilk olarak ustaların yaptığı sinema ile gençlerin yaptığı sinemayı ustaca olmadığını düşündüğünü dile getirerek başladı. Bir aktörün işini kalbiyle yapması gerektiğini, bu işi yapan kişilerin karşısındaki insanlarda bir şey uyandırması gerektiğinin altını çizen yönetmen, eskiden bu işlerin daha ciddi olduğunu, ustaların bu işi dini eğitimsel duygular ve inançla yaptıklarını vurguladı.

“Yolunuza bir çocuk olarak devam ettiğinizde korkularınız olmuyor, inancınız oluyor”

Başarısının sırrının kendisinin değişmemesinden ve masumluğunu hala koruması olduğundan bahseden Oliver Laxe; “Hala bir çocuk olarak yoluma devam ediyorum. Yolunuza bir çocuk olarak devam ettiğinizde korkularınız olmuyor, inancınız oluyor. Benim buradaki arkadaşlarıma tavsiyem içlerindeki çocukla bağlantıyı kurabilirlerse faydalı olur.” dedi.  Sinemasının ontolojisinin daha çok görüntüye dayalı olduğunu, sinema hayatına 16 mm bir kamera ile başladığını ve bu süre içinde büyüyerek ve olgunlaşarak yoluna devam ettiğini paylaşan Laxe, şu an yaptığı sinemanın duygularını ve düşüncelerini sinema aracılığıyla kafasındaki bazı şeyleri kapatmak olduğunu dile getirdi. Sinemasındaki kaynakların özellikle aile ve kırsal köylüler olduğunu da belirten Laxe, sinemasının yakalamak istediği o saf yaşantı olduğunu anlattı ve sözlerine; “Bunu sanat anlamı ile ve kişisel anlamda yapıyorum. O hayata dönüş anlamına geliyor benim için. Mesela benim en büyük örneklerimden biri benim büyükannem. Onun anlattıklarından bazı şeyler yakalıyorum. O ses tonundan çok şey çıkarıyorum. Bu açıdan bakınca köylülerin ve anonimlerin yüzlerine baktığınızda hissettiklerimi filme işlemeyi seviyorum” dedi.

Belkıs Bayrak’ın; “Öze dönmek ve ritmi durdurmak mı istiyorsun?” sorusu üzerine başarılı yönetmen; “Şu an baktığınızda insanlar o zamandaki duygularını yitirmiş durumda. Fakat hala bunlar zaman içinde karşılaştığınız insanlar. Sizler gibi kültürü oturmuş ülkelerde bu insanlardan çok var. İnsanlar bana soruyor; ‘Neden dijital kamera ile çekim yapıyorsun?’ diye. Ben de ‘İçimde bulunduğum dönemi temsil ediyorum.” diye yanıt veriyorum.” dedi. “Birçok sanatçıda geçmiş gelecek çarpışmaları var. Bu noktada benim eskiye dönük yaşama isteğim ile içerisinde bulunduğumuz dönem bana izin vermediğinde burada bir nostalji doğuyor.” diye sözlerine ekleyen Laxe; her seferinde sinemasını nostaljiyi azaltarak devam ettiğini, içinde bulunduğumuz dönemi öğrendikçe nostaljiyi kaybetmeye başladığını da ekledi.

“Mimozalar filmini bir sinemacı olarak denemeden ölemezdim.”

7. Alemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nin açılış filmi olan “Mimozalar” filmini yaparken ki motivasyonuyla ilgili soruya da “Birçok şey var. İnanç üzerine bir film yapmak istiyordum. Bütün hoşuma giden filmleri düşündüm. Tarkovski, Rossellini gibi yönetmenlerin filmlerini düşünüyordum. Benim için örnek teşkil ettiler. Yapımcıma inanç üzerine bir film çekmek istediğimi söylediğimde; ‘Bunu nasıl yapacağız? Müslümanlarla ilgili bir film olduğu için bu bir kamikaze olabilir.’ dedi. Tehlikeli bir film olduğunu biliyordum. Ama bunu üstlendim. Ben böyleyim benim hoşuma giden bu. Bunu yaparken bir sinemacı olarak denemeden ölemezdim. Ben böyleyim değişemiyorum. Bu tür bir film isteğim vardı. İnançsal olarak film yaparak bunu hatırlatmak istedim. Filmin bir tarafında bir ışık bir de karanlık gölgede kalan bir tarafı var. Orada sinema yapımcısı olarak dikkat etmek gereken nokta bunu hissettirmek söylememek. Sen bir sinema yapımcısı olarak fikirlerin olabilir ama bunu yaparken parmak izlerini silmen gerekli. Kafandakiler oraya yansımasın. İdeolojik olmasın. O yüzden burada denge kurulmalı.” diye yanıt verdi.

“Şu an dünya sinema camiasında kuraklık var.”

Son olarak bir sinemacı olarak herkes gibi yüzmeyi öğrendiğini, olgunlaştığını ve bunun yanı sıra anlatım dilini çok da farklı hale getirmek istemediğini belirten Laxe; “Benim çalışma şeklimde birtakım delilikler var. Bu yaptığım filmlerin delilik taşımasına sebep oluyor ve kurgumun dışına çıkarıyor. Film beni kontrol ediyor. Filmlerimde birçok hata var. Bu hatalar size karizmatik gelebilir. Ben de böyle düşünüyorum. Filmim oradan güç alıyor. Hepimiz aynı filmi yaparsak fabrikasyon sanatına dönüşür. Benim filmlerim o yüzden biraz değişik. Şu an dünya sinema camiasında kuraklık var. O yüzden benimkilerdeki farkındalık sayesinde bu kuraklık görünmüyor.” dedi.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler