Bizimle İletişime Geçin

Liste

Amerikan Film Enstitüsü Açıkladı: 2018’in En İyi 10 Filmi

Amerikan Film Enstitüsü Açıkladı: 2018’in En İyi 10 Filmi

Yayınlandı

tarihinde

American Film Institute (AFI) 2018’in en iyi filmlerini açıkladı. Çoğunluğu genç yönetmenlerin oluşturduğu listede ilk filmlerine imza atan John Krasinski, Bo Burnham ve Bradley Cooper’ın isimleri de yer alıyor.

İşte Amerikan Film Enstitüsü’ne göre yılın en iyi filmleri

BlacKkKlansman – Spike Lee 

BlacKkKlansman, kenti ele geçirmeyi planlayan bir örgütü durdurmaya çalışan bir dedektifin hikayesini anlatıyor. Ron Stallworth, Colorado’da yaşayan Afro-Amerikan bir polis memurudur. Ortağı Flip Zimmerman ile birlikte çalışmaktadır. İkili Ku Klux Klan’ı durdurmak için mücadele vermektedir. Ron, örgütün şehri ele geçrime girişimlerini engellemek için gizlice örgütün içine sızmaya çalışır. Grupla iletişime geçen ve aşırı ırkçı biri gibi davranan Ron sonunda amacına ulaşır. Grubun toplantılarına katılmaya başlayan Ron, Klan’ın büyük kurucusu ile yakın ilişki kurar. Genç adam Ku Klux Klan’ına başarıyla sızmakla kalmayıp, yerel bölümün de başına geçer. Bu sırada Stallworth’un kimliğine geçen ortağı Zimmerman, ölümcül bir komployla ilgili bilgilere ulaşır. Peki Afro-Amerikan bir polis memuru, beyaz üstünlüğünü savunan bir örgütün içinde kimliğini gizli tutmayı nasıl başaracaktır?

Gerçek bir hikayeden uyarlanan filmin yönetmen koltuğunda Malcolm X”, “25. Saat” ve “İçerideki Adam” gibi filmlerle tanınan 2 Oscar adayı Spike Lee oturuyor. Star Wars evreninin Kylo Ren’i Adam Driver ve “Ballers” dizisiyle tanıdığımız John David Washington’ın başrolü paylaştığı filmin kadrosunda Topher Grace, Laura Harrier, Ryan Eggold, Jasper Pääkkönen gibi isimler yer alıyor.

Fragman için tıklayın

Black Panther – Ryan Coogler

Captain America: Civil War ile Marvel Sinematik Evreni’ne giriş yapan Black Panther’ın solo filmi, Wakanda Kralı babasının ölümünden sonra tahta geçmek ve kral olarak gerçek yerini almak üzere Afrika’daki yuvasına dönen T’Challa’nın hikâyesini konu ediniyor.

Black Panther, Wakanda Kralı babasının ölümünden sonra tahta geçmek ve kral olarak gerçek yerini almak üzere, ıssız ama teknolojik olarak geliştirilmiş Afrika’daki yuvasına dönen T’Challa’yı anlatıyor. Ancak, güçlü eski bir düşmanı yeniden ortaya çıkınca, hırslı bir kral ve Black Panther olan T’Challa, Wakanda ve bütün dünyanın geleceğini tehlikeye atan zorlu bir savaşa girmekle sınanacaktır. İhanet ve tehlikeyle karşı karşıya kalan genç kral, düşmanlarını yenmek ve halkının güvenliğini ve yaşam biçimlerini emniyete almak için müttefiklerini bir araya getirmeli ve Black Panther’in bütün gücünü açığa çıkarmalıdır.

Fragman için tıklayın

Eighth Grade – Bo Burnham

Kayla ortaokul son sınıfta okuyan bir öğrencidir. Liseye geçişini sağlayacak olan dönem sonu yalnızca 1 hafta uzaktadır. 1 hafta sonra ortaokul hayatı bitecek ve yepyeni bir sayfa açılmış olacaktır. Ancak bu hayat değiştiren deneyime ulaşabilmek için genç kızın 1 hafta daha bu kabus gibi ortaokul hayatına katlanması, sorunlarla başa çıkması ve dayanıklı olması gereklidir.

Bo Burnham’ın ilk uzun metrajlı filmi olarak senaryosunu yazdığı ve yönettiği Eighth Grade, Atlanta Film Eleştirmenleri ve New York Film Eleştirmenleri gibi önemli kuruluşlar tarafından yayınlanan yılın en iyi filmleri listesinde yer aldı.

If Beale Street Could Talk – Barry Jenkins

19 yaşındaki Tish ve 22 yaşındaki Fonny birbirlerine çok aşık olan genç bir çifttir. Bu tutkulu aşk ikiliyi zorlu ailelerinden ve dış dünyanın acımasız yüzünden korumaktadır. İkili nişanlanır ve kısa süre sonra Tish hamile kalır. Çiftin önünde ailelerini planlamak ve huzurlu yıllar geçirmek için güzel bir fırsat vardır. Ancak günün birinde dünyaları tepetaklak olur. Fonny haksız yere Porto Rikolu bir kadın olan Victoria Rogers’a tecavüz etmekle suçlanmıştır. Şimdi Tish, ailesi ve avukatı, Tish’in karnındaki bebek doğmadan önce Fonny’i serbest bıraktıracak kanıtı bulmak için zamana karşı yarışmak zorundadır.

Filmin yönetmen koltuğunda Moonlight filmiyle En İyi Uyarlama Senaryo dalında Oscar kazanan Barry Jenkins oturuyor.

Fragman için tıklayın

The Favourite – Yorgos Lanthimos

“The Favourite”, 18. yüzyılın başlarında İngiltere’de hüküm süren Kraliçe Anne’in kraliyet entrikaları, ihtirasları, kıskançlıkları ve ihanetleri içeren müstehcen ve iğneleyici hikayesini anlatıyor. Hikayenin merkezindeki Kraliçe’nin (Olivia Colman), sırdaşı, danışmanı ve gizli sevgilisi olan Marlborough Düşesi Sarah Churchill (Rachel Weisz) ile olan ilişkisi, Düşes’in genç kuzeni Abigail’in (Emma Stone) gelmesiyle tepetaklak olur. Kraliçe ve sarayı etkilemeye çalışan iki kadın arasındaki güç dengeleri çok geçmeden değişecektir.

Köpek Dişi, The Lobster ve geçtiğimiz sene de Kutsal Geyiğin Ölümü filmiyle karşımıza çıkan, Oscar adaylığının yanı sıra Cannes’dan Altın Palmiye adaylığına layık görülen Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos’un imzasını taşıyan filmin kadrosunda Nicholas Hoult, Mark Gatiss, James Smith, Joe Alwyn ve Jenny Rainsford gibi isimler de yer alıyor. Filmin senaryosunda ise Deborah Davis ve Tony McNamara‘nın imzası var.

Fragman için tıklayın

First Reformed – Paul Schrader

Ethan Hawke tarafından canlandırılan eski bir askeri papaz, oğlunun ölümü yüzünden dağılmış durumdadır. Kilisesinin üyelerinden biri de radikal çevreci kocası intihar etmiş olan Mary’dir. Bu ikisi arkadaş olur ve film ilerledikçe Hawke’ın karakteri kilisenin şüpheli işlerini incelemeye başlar ve kilisesinin etik olmayan şirketlerle suç ortaklığıyla ilgili sırlarını keşfeder.

Yönetmenliğinin Paul Schrader’ın üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Ethan Hawke, Amanda Seyfried, Cedric The Entertainer, Michael Gaston gibi isimler yer alıyor.

Green Book – Peter Farrelly

Amerikalı siyahilerin eşitlik mücadelesi verdiği 1960’lı yıllarda, Afrika kökenli piyanist Don Shirley (Mahershala Ali), Güney eyaletlerinde bir turneye çıkmıştır. Ona bu tur boyunca bar fedaisi Tony Lip (Viggo Mortensen) şoförlük yapacak, gittiği her yerde ona eşlik edecektir. Afrika kökenlilerle ilgili birçok önyargısı olan, eğitimsiz ve şiddete meyilli, ancak iyi kalpli ve yürekli Tony ile karşılaştığı bütün ayrımcı tavırlara rağmen şiddetin hiçbir sorunu çözmeyeceğine yürekten inanmış Don arasında sıcak bir dostluk kurulacak, birlikte mücadele edip birlikte yeni şeyler öğreneceklerdir.

Akademi Ödülü adaylığı olan Viggo Mortensen ile Ay Işığı filmi ile Oscar’ı kazanan Mahershala Ali’nin başrolünü üstlendiği dram türündeki filmin yönetmen koltuğunda Peter Farrelly oturuyor. Senaryosunu yönetmen Farrelly, Brian Hayes Currie ve Nick Vallelonga’nın birlikte kaleme aldığı filmin oyuncu kadrosunda Linda Cardellini, Don Stark, David An, Sebastian Maniscalco gibi isimler yer alıyor.

Fragman için tıklayın

Mary Poppins Returns – Rob Marshall

1930’larda Londra’nın Büyük Buhran döneminde geçen devam halkasında, ilk filmin sevimli minikleri Michael ve Jane artık büyümüşlerdir. İkili, Michael, üç çocuğu ve kâhyaları Ellen’la birlikte Cherry Tree Lane’de hayatlarını sürdürmektedirler. Ancak acı bir olay yaşanır ve Michael kişisel bir kayıp yaşar. Bu olayın ardından esrarengiz dadıları Mary Poppins tekrar Banks’lerin hayatına girer. Bu süreçte Poppins, iyimser sokak lambası yakıcısı Jack ile birlikte eşsiz sihir becerilerini kullanarak ailenin hayatlarında eksik olan mutluluk ve merak hissini yeniden keşfetmelerine yardımcı olacaktır. Poppins’in eksantrik kuzeni Topsy dahil olmak üzere renkli ve tuhaf karakterler de bu süreçte eğlenceli bir yol sunacaklardır.

Fantastik aile filminin başrolünü Emily Blunt üstleniyor. Rob Marshall yönetmen koltuğuna geçerken, başrol isme filmde Emmy ödüllü Lin-Manuel Miranda, Oscar sahibi Colin Firth, üç Oscar ödüllü Meryl Streep, Ben Whishaw, iki Oscar adaylığı bulunan Julie Walters, Dick Van Dyke, Angela Lansbury ve Emily Mortimer gibi isimler eşlik ediyor.

A Quiet Place – John Krasinski

İki çocuklu bir aile, izole bir kırsalda sakin bir yaşam sürmektedir. Henüz büyüme çağlarında olan çocuklar da, ebeveynleri de hiçbir şekilde konuşmamakta, işaret diliyle anlaşmaktadır. Ancak bunun sebebi konuşamıyor olmaları değildir. Aile gıcırtı çıkaracak her türlü adımdan, ses yapacak her türlü hareketten uzak durmaktadır. Ancak günün birinde bu sakin hayat, küçük çocukların oyun oynarken bir lambayı devirmeleri ile tepetaklak olur. Durgun sessizliğin içinde çıkan bu ses, ailenin peşindeki varlığın dikkatini hemen çekecek ve aile sessizliklerini bozmanın bedelini ağır ödeyecektir.

John Krasinski’nin ilk uzun metrajlı filmi olarak senaryosunu yazdığı ve yönettiği A Quiet Place, yılın en dikkat çeken yapımları arasına girmeyi başardı.

Fragman için tıklayın

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dijital

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyileri!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde toplamda 150 milyondan fazla abonesi bulunan ve geçtiğimiz aylarda ülkemizde de yayın hayatına başlayan köklü stream platformu Amazon Prime‘da seyretmeniz gereken 10 diziyi sizler için listeledik. Keyifli seyirler.

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Jeff Winger, avukat olan genç bir adamdır. Ancak diplomasının sahte olduğu ortaya çıkınca Jeff’in avukatlık lisansı iptal edilir. Avukatlık lisansını tekrar kazanmak isteyen Jeff, bunun için sorunsuz bir şekilde mezun olabileceğini düşündüğü Greendale’a gider. Jeff bambaşka amaçlarla geldiği okulda kendisini farklı nedenlerle Greendale’de sıkışan uyumsuz bir grubun lideri olarak bulur.

Upload (2020– ) IMDb 8,0

2033, Brooklyn. Nora bir sanal gerçeklik (VR) şirketinde çalışmaktadır. Bu şirket müşterilerinin ölümden sonra istedikleri şekilde bir sanal gerçeklikte yaşamalarını sağlayan bir hizmet vermektedir. Los Angeles’lı ve partilemesiyle ünlü Nathan araba kazası sonucu hayatını kaybeder. Kız arkadaşı tarafından Nora’nın çalıştığı şirketin VR dünyasına yüklenen Nathan’ın yeni “hayatı” artık Nora’nın elindedir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir. Alt bir pozisyonda çalışan Howard, şirkette başka bir pozisyona terfi etmek istemektedir. Ancak o terfi beklerken bambaşka gerçeklerle yüzleşir. Howard, şirkette paralel bir boyuta açılan gizli bir kapıyı keşfettiğinde kendisini bilmediği tehlikeli bir dünyanın içerisinde bulur.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag, Londra’da tek başına ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadının hikayesini konu ediyor. Dizide, 30’lu yaşlarındaki kadının aşk, aile ve iş hayatında yaşadığı gündelik olaylar ele alınıyor.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Ünlü yönetmen Guillermo del Toro’nun yapım kadrosunda bulunduğu dizinin senaryosunu The 4400’ın yaratıcılarından Rene Echeverria kaleme aldı. Zaman olarak gelecekte geçen dizi, insanların ve diğer her türlü yaratığın bir arada yaşadığı Burgue isimli şehirdeki seri katil terörünü konu alıyor.

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

O, ne derseniz hafızasına atıyor ama gereksiz gördüğü bilgileri de anında siliveriyor. Zihnini boş yere meşgul edecek gevezeliklere onun kitabında yer yok. Patrick Jane, belki biraz kendini beğenmiş, ukala ama bu yönleri onun olağanüstü bir gözlem ve ikna yeteneğine sahip olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Simon Baker’ın derinlikli oyunculuğu ile hayat verdiği Patrick Jane dehası ile polisiye dizi severlerin yakın zamanda en çok sevdiği karakterlerden birine dönüştü. Kritik davaların üzerinde çalışan Kalifornia Araştırma Bürosu ekibine yetenekleri ile destek veren Patrick Jane, ekip ile başta uyum sorunları yaşa da zaman içerisinde, davalar çözüldükçe aradaki buz dağları da eriyor.

Muhteşem Bayan Maisel (2017– ) The Marvelous Mrs. Maisel IMDb 8,7

The Marvelous Mrs. Maisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna oturmasının hemen ardındaki zaman diliminde geçecek The Americans; Washington DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren, ebeveynlerinin gerçek kimliklerinden habersiz durumdaki iki çocuğa sahip ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çift üzerine odaklanıyor.

Anlaşmalı evliliklerine rağmen, Soğuk Savaş dönemi daha yoğun ve hararetli bir hal aldıkça ikilinin birbirlerine olan bağlılıkları ve duyguları her geçen gün daha gerçekçi bir hal almaya başlayacaktır.

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Thomas Harris’in ünlü serisi Hannibal’dan uyarlanan dizi Red Dragon’a odaklanıyor. Hepimizin bildiği bu seri katil hikayesinde bu kez Bryan Fuller merkeze FBI Ajanı Will Graham ve onun akıl hocası Hannibal Lecter’ı alıyor. Bu iki adam arasındaki ilişkinin gelişme aşamalarını izleyeceğimiz Hannibal, NBC’nin ara sezonunda ekrana gelecek.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Blair Tindall’ın Mozart In The Jungle: Sex, Drugs and Classic Music isimli kitabından uyarlanan dizi, New York’ta yaşayan profesyonel bir obuacının yaşadığı çılgın hayatı ve müzik dünyasının perde arkasını anlatıyor.

Okumaya Devam Et

Liste

Umutsuzluğa İyi Gelen 10 Film

Motivasyon arttırır.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Cazcı kardeşler (1980) The Blues Brothers IMDb 7,9

Jake Blues hapisten çıkar çıkmaz kardeşi Elwood ile birlikte eski öğretmenleri Rahibe Mary Stigmata’ya koşar ve korkunç gerçeği öğrenir: birlikte büyüdükleri yetimhane yokolmaktan kurtarmak için tam 5000 dolara ihtiyaç vardır.

Jake ve Elwood bunun üzerine eski müzisyen arkadaşlarını bir araya toplayarak bir konser vermeye karar verirler. Bunu yaparken Şikago’nun altını üstüne getirecekler, peşlerinde tüm bir polis filosu ve naziler olduğu halde müthiş bir serüvene girişecekler.

Küçük Gün Işığım (2006) Little Miss Sunshine IMDb 7,8

Hoover ailesi, uzaktan bakılırsa oldukça sıradan ve modern bir Amerikan ailesidir. Ancak birbirlerine taban tabana zıt üyeleriyle ve çatışmalarıyla aslında hiç de öyle değildir. Küçük, akıllı ancak şişman kızları Olive’in tüm hayali ülkenin öteki yakasında düzenlenecek bir güzellik yarışmasına katılmaktır. Eski bir minibüse atlayarak yola çıkan aile, bu yolda bir aile olmanın ne demek olduğunu yeniden keşfedecektir.

Esaretin Bedeli (1994) The Shawshank Redemption IMDb 9,3

Esaretin Bedeli, Andy ve Red isimli iki mahkumun parmaklıklar ardında kurdukları dünyanın hikayesini anlatıyor. Andy Dufresne, genç ve başarılı bir bankerdir. Karısını ve karısının sevgilisini öldürmek suçundan yargılanır ve ömür boyu hapis cezası alır. Shawsank Hapishanesi’nde dayak, işkence, tecavüz, her türlü durum yaşanmaktadır fakat Andy gene de hayata bağlı ve iyimserdir. Bu tutumu etrafındakileri de etkiler. Andy umutlu bakış açısıyla çevresindeki tüm mahkumları, parmaklıklar arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine inandırır. Andy’nin bu çabalarına ortak olacak bir arkadaşı da olacaktır: Red.Bir Stephen King uyarlaması olan filmde Morgan Freeman ve Tim Robbins başrolde. Film, 1995’te, aralarında en iyi film adaylığı da olmak üzere tam 7 dalda Oscar’a aday gösterildi.

Bana Sevdiğini Söyle (1989) Say Anything… IMDb 7,3 

Lloyd Dobler, hobi olarak kick boks yapan, ortalama notlarla okulu bitirmiş bir öğrencidir. Çıkma teklif ettiği Diane Court ise aynı okulun birincisidir. Diane İngiltere’deki bir üniversiteden burs kazanmıştır ve yaz bitince oraya gitmenin planlarını yapmaktadır. Derslerindeki başarısını o güne kadar sosyal hayatına yansıtamamış olan Diane, Lloyd’un çıkma teklifi karşısında heyecanlanır ve onunla görüşmeyi kabul eder. Bunun ardından genç ikili, birbirlerini sıklıkla görmeye başlayacaklardır.

Yüksek Topuklar (1991) Tacones lejanos IMDb 7,1 

Bir televizyon kanalında haber sunuculuğu yapan Rebeca, çocukluğundan bu yana görmediği annesi Becky’i karşılamak için Madrid havalimanında son derece endişeli bir bekleyiştedir. Ünlü bir şarkıcı olan annesi, 15 yıl Meksika’da yaşamasının ardından İspanya’ya dönmektedir. Rebeca, annesini beklerken çocukluk anılarını hatırlamakta ve annesiyle yaşayamadığı her şeyi telafi etmenin hayalini kurmaktadır. Anne geri döndüğünde kızını eski sevgililerinden biriyle evlenmiş bir şekilde bulur ve işler gittikçe çığırından çıkmaya başlar. Yüksek Topuklar, ünlü İspanyol yönetmen Pedro Almodovar’ın imzasını taşıyor.

Tavşan Jojo (2019) Jojo Rabbit IMDb 7,9

Tavşan Jojo, annesinin evlerinde bir kızı sakladığını öğrenen bir gencin hikayesini konu ediyor. Hitler’in gençlik kamplarında yer alan Jojo Betzler adındaki bir çocuk, annesinin evlerinde Yahudi bir kızı gizlice misafir ettiğini öğrenir. Kız, evlerinin çatı katında kalıyordur. Tabii bu durum en yakın sırdaşı hayali arkadaşı Adolf Hitler olan Jojo’nun kafasında büyük bir karmaşaya yol açacaktır. Hayali arkadaşı olan Hitler, hiç de orijinalindeki gibi değildir. Jojo’nun bu korkunç ırkçılığa karşı gelmek için mücadele etmesi gerekmektedir.

Harry Sally’yle Tanışınca (1989) When Harry Met Sally… IMDb 7,6 

Bir yolculuk sırasında karşılaşıp tanışan Harry ve Sally isimli iki genç sohbetleri esnasında aynı üniversiteden mezun olduklarını, ancak daha önce hiç karşılaşmadıklarını fark ederler. Bu keyifli sohbet sırasında konu ikili ilişkilere gelir ve iki karşı cinsin arkadaş olup olamayacağı üzerine uzun uzun tartışırlar. Sonuç ise arkadaş olamadıkları yönündedir. New York’a vardıklarında ayrılırlar ve ikisi de ayrı ayrı kendi hayatlarını yaşamaya devam ederler. Ta ki kader yollarını tekrar birleştirine dek.

Frances Ha (2012) IMDb 7,5

Bir dans topluluğunda çıraklık yapan 27 yaşındaki Frances, pek de parlak bir kariyere sahip olmayan bir dansçıdır. Tam anlamıyla istikrarlı bir işe sahip olmayan Frances’in tek hayali çalıştığı bu şirketin daimi çalışanı olabilmektir. Öte yandan kendi jenerasyonundakiler gibi birçok farklı işe atılmakta ancak hiçbirinde tam anlamıyla başarılı olamamaktadır. Frances’i tam anlamıyla anlayan tek kişi ise aynı daireyi paylaştığı Sophie’dir. Ne var ki Sophie’nin hayallerindeki şehre taşınacak olması ilişkilerini sarsacak; Frances’in ‘gerçek hayat ve sorumluluklar’ gerçeğiyle tanışmasına neden olacaktır.

Senden Nefret Etmemin 10 Sebebi (1999) 10 Things I Hate About You IMDb 7,3

Bianca, okuduğu üniversitede herkesi kendine hayran bırakan güzeller güzeli bir kızdır. Ablası ise sürüp giden tüm hayatı boyunca nedense erkeklere hiç ilgi duymamıştır. Bianca’nın yaşamı da ablasının bu çekinik tercihleri tarafından şekillendirilmektedir. Zira ailevi kuralları vardır. Bu kurallara göre iki kardeşin aynı anda sevgilisi olmadığı sürece, kimsenin sevgilisi olmayacaktır. Bianca bu durumun içerisinde kendisine yarar sağlayabilecek planlar yapmaya koyulur.

Aşkın (500) Günü (2009) (500) Days of Summer IMDb 7,7

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kıza ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

Okumaya Devam Et

Liste

Seyircinin Sabrını Zorlayan 10 Film

Sabrın sonu selamettir.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sátántangó (1994) IMDb 8,4

1980’lerin kominizm sonrası Macaristan’ının tahrip olmuş küçük bir köyünde, hayat fiili olarak durmuştur. Güz yağmurları başlamıştır. O akşamüstü köylüler büyük bir ödeme beklemektedirler, sonrasında da, bazıları hakkettiğinden fazlasını alma planlarıyla oradan ayrılmayı düşünmektedirler.

Fakat o sırada iki yıl önce öldüğünü düşündükleri karizmatik Irimias’ın konuşmasını duyarlar, geri gelmiştir. Onlar da topluluğun devamlılığını koruma amacıyla Irimias’ın çevireceği tantanalı planla paralarını alacağı düşüncesiyle korkmuşlardır.

Film Irimias’ın köye dönüşünün etkisi ve sonuçları üzerinedir. Yönetmeni Tarr’ın bölünmeden seyredilmesini tavsiye ettiği filmi, başyapıt olarak kabul görmektedir.

Barry Lyndon (1975) IMDb 8,1

Barry Lyndon’da Redmond Barry’nin babası tartışmalı bir at pazarlığı sırasında öldürülür, annesi ise tüm yaşamını oğluna adar. Genç bir adam olduğunda kuzeni Nora’ya aşık olan Barry genç kadından beklediği karşılığı göremez. Fakirlikten kurtulmak için ailesi Nora’yı İngiliz bir kaptan olan John Quin’le evlendirmeye karar verir, Barry durumu kabullenemeyip Quin’i bir düelloda öldürür. Barry en az zamanın kendisi kadar hızlı yaşar zamanı… Yeni bir hayat sürmek için kasabadan kaçar, kendini acımasız bir savaşın tam ortasında buluverir. Bu savaştan bile sağ çıkar ve casusluk kariyeri başlar. Ancak işler bu kadarla da sınırlı kalmayacak, yaşam onu bambaşka maceralara sürükleyecektir.

Sinema dahisi Stanley Kubrick’in Thackeray’ın romanından uyarladığı filmi, yaptığı birbirinden kült filmler arasında kendine özel bir yer edinmiştir.

Saklı (2005) Caché IMDb 7,3

Karısıyla birlikte mutlu ve huzurlu bir hayat süren Georges, bir televizyon kanalında çalışmaktadır. Bu sıradan yaşamı bir gün kim tarafından gönderildiği belli olmayan bir paketle kabusa dönmek üzeredir. Paketten çıkan kaset Georges ve ailesinin gizlice çekilen görüntülerinden oluşmaktadır. Ardı arkası kesilmeyen bu paketler zamanla daha da gizemli hale gelmeye başlar, Georges’u geçmişiyle yüzleşmek zorunda bırakırlar.

Gerilim türünün usta isimlerinden biri olan Michael Haneke’nin imzasını taşıyan film, hem yönetmenin hem de sinema tarihinin başyapıtlarından biri.

Serüven (1960) L’avventura IMDb 7,9

Anna, sevgilisi Sandro ve en yakın arkadaşı Claudia’nın da dahil olduğu bir grupla beraber bir yat gezisine çıkar. Yat, Akdeniz’e doğru açılırken Anna sevgilisine karşı hissettiği duygularını sorgulamaya başlar. Yat bir adaya yaklaştıktan kısa bir süre sonra Anna gizemli bir şekilde kaybolur. Anna’yı arayamaya başlayan Sandro ve Claudia’nın arasında ise bir aşk başlar.

New York Yanılsamaları (2008) Synecdoche, New York IMDb 7,6

Hollywood’un ayrıksı, kendi kendiyle dalga geçebilen, komplekssiz senaristlerinden Kaufman, bu defa kamera arkasına geçiyor. Daha önce, özellikle “John Malkovich Olmak” ve “Eternal Sunshine of the Spotless Mind” gibi destansı filmlerde bir senarist olarak sıradışı yeteneğini izleyiciye ispatlayan yönetmen, New York Yanılsamaları adlı bu filmiyle de yönetmen kimliğiyle beğeni kazandı. Filmde, tiyatro yönetmeni olan Caden Cotard’ın dünyasına bir bakış atacağız. Cotard, bir yandan işiyle uğraşırken, bir yandan da hayatındaki kadınlarla cebelleşmektedir. Aklına son tiyatro oyunu için bir fikir gelen Cotard, bir deponun içerisine New York’un doğal büyüklükte olan bir kopyasını yaratır. Deneyimli oyuncu kadrosuyla merak uyandıran “New York Yanılsamaları”, Charlie Kaufman’ın ilk filmi.

Korkak Robert Ford’un Jesse James suikasti (2007) The Assassination of Jesse James by the Coward Robert Ford IMDb 7,5

Film, Jesse James’in kendisini idol olarak gören on dokuz yaşındaki Robert Ford ile karşılaması ile birlikte gelen son günlerini anlatır. 1881 yılıdır. Jesse James bir soygunun peşindedir ve aynı zamanda da onu ele geçirmenin sonucunda bu işte para kazanacak olanlara karşı savaş açmıştır. Ancak kimse güvenmesi gerektiği konusu aslında bir muammadır. Robert Hansen’in romanından uyarlanan film çok meşhur bir kanun kaçağının özel hayatına mercek tutmaktadır. Daha ziyade Western görünümlü dramatik bir film.

Aşk Irmakları (1984) Love Streams IMDb 7,8

Robert, hayatın uçlarında yaşayan, alkole, sigaraya ve tek gecelik aşkların kahramanı olduğu alemlere batmış bir yazardır. Sorumluluk duygusundan uzak, büyük bir savrulmuşluk içerisinde yaşadığı hayatı, kardeşi Sarah’ın, yanına taşınması ile farklı bir dönemece gelecektir.

Sarah da, uzun yıllar süren mutsuz evliliğini artık bitirmek üzeredir. Ama bu, onun için sinir krizleri ve buhranlarla geçen zor bir dönemdir. İki kardeşin, aynı evi paylaşırken hayatları ile kavga edercesine verdikleri mücadele, sinema tarihinin en eşsiz sonlarından biri ile noktalanacaktır.

Yönetmen ve aktör kimliklerini aynı çatı altında topladığı en başarılı çalışmalarından birini çıkaran John Cassavetes, yine eşi Gena Rowlands ile başrolü paylaşıyor. Filmin, Berlin Film Festivali’nde John Cassavetes’e Altın Ayı getirdiğini de belirtelim. Filmde Robert’ın evi olarak geçen mekanın da, John Cassavetes-Gena Rowlands çiftinin Los Angeles’da yaşadıkları evleri olduğunu da ekleyelim.

Bir Zamanlar Anadolu’da (2011) IMDb 7,9

Nuri Bilge Ceylan, bu filmiyle kentsel kaygılarını bir kenara bırakıp, tekrar taşranın sıkıntılı dünyasına ama bu sefer bir cinayet hikayesinin gerilimi ile dönüyor… Bir doktor ile bir savcının 12 saatlik gerilimli öyküsünün peliküle aktarıldığı filmin başrollerinde Muhammet Uzuner, Yılmaz Erdoğan ve Taner Birsel yer alıyor. Senaryoda Ebru ve Nuri Bilge Ceylan’ın yanı sıra Ercan Kesal’ın da imzası var. Yolların tek düzeliği ve kasabanın insana yeni bir şey sunmamasının sıradanlığını fona alan Bir Zamanlar Anadolu’da adıyla da klasiklere gönderme taşıyor. Bu sene Cannes’da Altın Palmiye için yarışan film, Nuri Bilge Ceylan’a Uzak ve Üç Maymun zaferlerinden sonra Cannes’da Büyük Jüri Ödülü’nü de kazandırdı.

Seppuku (1962) IMDb 8,6

1630 yılının Japonyası’nda yaşlı bir samuray harakiri yapabileceği uygun bir yer bulabilmek için Iyi şehrine gelir. Onurlu bir şekilde yaşamını sonlandırmak isteyen bu adamın önündeki tek engel, toprak sahibi lordun huzurunda bu isteğini belirtip, kendisinden izin alabilmektir. Ancak bu esnada kendisinden önce bu taleple gelen genç bir samurayla karşılaşması işleri değiştirecektir.

Japon kültürünün farklı geleneklerinden biri olan harakiriyi odağına alan film, yansıttığı feodalik toplum profili üzeirnden gurur, onur, asalet, ölüm ve yaşam kavramları üzerine önemli şeyler söylüyor. Japon sinemasının en önemli yapıtlarından sayılan filmin yönetmen koltuğunda korku ve gerilim türüne ‘Kaidan’ gibi gizli bir başyapıt armağan eden esrarengiz yönetmen Masaki Kobayashi bulunuyor.

Solaris (1972) Solyaris IMDb 8,1

Belirgin bir bilince sahip bir gezegendir Solaris. Oraya gelen dünya insanlarının zihinleri ile oynamak ise en büyük gücü ve yeteneğidir. İnsanların bilinçaltına süzülüp oraya müdahele ederek, hafızalarındaki şeyleri maddeleştirir. Burada olanları araştırmakla görevli olarak ilgili üsse gönderilen kişi de gezegenin gücünden payını alacaktır şüphesiz. Böylesi bir gizemle büyülenirken kendi geçmişi ile burun buruna gelecektir. Tarkovski’nin üzerinde çok durulan bu çalışması, bazı yerlerde Kubrick’in 2001’ine Rusya’nın verdiği yanıtı olarak değerlendirilmektedir. Ancak genel olarak bağımsız bir çalışmadır. Hatta bir roman uyarlaması olduğu halde özgünlüğünü koruduğu söylenebilir.

Taste Of Cinema

Okumaya Devam Et

Popüler