Aldatmak mı, aldatılmak mı?

Genel

saziye-ayas

İlk defa bir sinema programında bu filmden sahneler gördüğümde “Allah’ım bu filmi kesinlikle izlemeliyim.” demiştim. Ama filmin ismini bir türlü bulamıyordum. Çünkü hangi ülkede çekildiğini bile bilmiyordum Uzakdoğu ülkelerini birbirinden ayırmayı öğrenememiştim daha. Hepsi birdi gözümde. Filmin ismini öğrendikten sonra da filmi bulmak için bir hayli zaman gerekti. Sonra birden hiç ummadığım bir anda beni izlemenin vakti geldi artık der gibi karşıma çıktı; Aşk Zamanı.

İsmi ile olduğu kadar konusu ile de Sevmek Zamanı filmini çağrıştırıyor. Çünkü kahramanlarımız âşık olmaktan çok aşkın ne olduğu, ilişkilerin nasıl yaşandığı üzerine düşünüyor. Tutkunun aşk gibi gösterilmeye çalışıldığı bir film değil Aşk Zamanı.

En büyük dertleri ‘onlar gibi olmamak’…’Onlar’ kim mi? Filmde yüzlerini görmediğimiz ama kahramanlarımızın hayatlarının merkezinde oturan kocası/karısı. Bu yüzden kahramanlarımız onlar gibi aldatıp filmin/hayatın içinde kaybolup gitmek, yüzlerini kaybetmek, onlara benzemek, bir kravat -bir çanta olarak kalmak istemiyorlar.

Ama diğer yandan onlar olmadan hayatlarına nasıl devam edeceklerini bilmedikleri için birbirlerini eşlerinin yerine koyup bir “rol yapma” terapisi içine giriyorlar. Adamın kadına baktığında karısını da gördüğü o kadar açık ki bunu bize aynalar bile fısıldıyor.(55.dk) Aynı şekilde kadın da adama baktığında kocasını gördüğü için bir an adamın yüzü de kaybolup gidiyor. Yine aynalar bize filmin en can alıcı yerlerinde kadının üçüncü bir yüzünü gösterdiğinde aklımız karışıyor ve ne oldu demeden duramıyoruz.

Aşk bir yana filmin bize yaşattığı atmosfer de bir şölen niteliğinde.  Kapı aralarından yapılan çekim bizi zaten başlı başına bir davetsiz misafir yapmaya yeterken, merdiven araları, harabeler kahramanlarımıza ve bize yasak bir aşk yaşatıyor, kendimizi orada hissedip neredeyse utanıyoruz..

Film 2000’de çekilmesine rağmen çok uzak bir tarihte çekilmiş hissi veren filmi eski klasik filmlerden sanmamak elde değil.

Ayrıca ev sahipleri de unutulmamış, filmin içinde bir süs olarak kalmamışlar. Onlar da olayın gidişatına dâhil edilmişler ama yabancıların durmadan yemek yedirmeye çalışması olayı biraz klişe gibi görünebiliyor.

Filmin müzikleri için de ayrıca birkaç cümle söylemezsek olmaz.  Aranjman olarak ülkemizde de bilinen “senden benden bizden” orijinal adıyla “quizas quizas quizas” filmin ruhuna uygun fakat ben Türkçe sözleri daha uygun buldum nedense; film boyunca herkese bahset senden benden bizden diye bağırmak istediklerini düşündüm.

Ama kadın kaldı adam gitti çünkü kadınlar için kalmak erkekler için kaçmak daha kolaydı.  Adam yine de bu sırla yaşayamadı. O yüzden bir dağa çıktı. Bir oyuk açtı kendine içine sırrını söyledi ve yankılanmadı sırrı Midas’ın kulakları eşekkulakları diye çınlarcasına çünkü yankılanmasın diye bir çamur ile kapattı oyuğu. Etrafa baktı aslında herkesin sırrını oraya gömdüğünü gördü. Kimini sırı ele geçirmişti kimi ise bir kısmını oraya bırakmış bir kısmını ise yanında hatıra götürmüştü. Oraya hangi sırrını gömmüştü. Taşınan sırlardan hangisi daha ağırdı. Aldatmak mı, aldatılmak mı?

—————————————

Filmin künyesi:

Yönetmen: Wong Kar-Wai

Orjinal adı: Fa yeung nin wa, İngilizce: In The Mood For Love

Oyuncular: Tony Leung Chiu Wai, Maggie Cheung, Rebecca Pan

Tür: Romantik, Dram

Ülke: Fransa, Hong Kong

Süre: 138 dk.

(Film ülkemizde 28 Eylül 2001’de vizyona girmiş.)

————————————–

[youtube http://www.youtube.com/watch?v=qZE9HK2HJnI]

twitter.com/muzminogrenci

Latest posts by Şaziye Ayaş (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up