Alan Turing’in Şifresi

Eleştiri

yazar_serkanbastimar_

2. Dünya Savaşı, insanlığın ortak belleğinde ölümler ve verilen kayıpların yanı sıra, kahramanlarıyla da yaşıyor. Her kahramanın elinde silah olacak değil elbette. Kimi cephede, kimi masa başında verdi mücadelesini. İngiliz matematik dehası Alan Turing de o kahramanlardan biri. 14 milyon kişinin ölümünü engellemiş, bugün kullandığımız bilgisayarın temelini 1900’lerin ortalarında atmış bu kırılgan karakterli, ama rakamların küstahı şahsiyetin yaşam öyküsüyle karşı karşıyayız.

Filmimizin adı Imitation Game – Yapay Oyun. Başrolde Benedict Cumberbatch, yan rollerde ise Matthew Goode, Keira Knightley, Mark Strong ve Charles Dance var. Kadromuz İngiliz aksanlılar ordusu. Malum Alan Turing de Kraliyetin bereketli topraklarında dünyaya gelmiş. Yönetmenimizse Morten Tyldum.

Konuya gelince… Almanlar, özel iletişim sistemleri, ‘kırılamaz’ denen Enigma’ları ile tüm Avrupa’yı kırıp geçirmektedir. Her gün asker ve sivil binlerce kayıp veren İngilizler, bu katliama karşı çare bulmaya çalışır. Enigma’yı kırmak ve gelecek saldırıları önceden bilmek  için devrin tüm alimlerini toplarlar; ama kimse milim ilerleme kaydedemez. Ta ki ‘yetkili abiler’in Alan Turing’e ulaşmasına kadar. Turing, biri kadın dört kişilik ekibiyle Enigma’yı kırmak için kolları sıvar.

Imitation Game, birkaç yıl geç geldiğini düşündüğüm filmlerden. Zira 2012’de çekilseydi, ki o zaman İngiltere’de ‘Alan Turing’ yılı idi, zat-ı muhtereme güzel bir saygı duruşu olabilirdi. Maziye yanmayı bir kenara bırakıp günümüze gelecek olursak, filme dair büyük beklenti içindeydim. Karşımda bulmayı hayal ettiğim, zeka parıltıları, ajan oyunları ve bir dehanın zorluklara karşı verdiği savaştı. Ama kısa bir açılıştan sonra film kendini kapalı mekanlara tıkadı, şifre çabucak çözüldü, kel göründü….Oysa bu çözme işi daha artistik ya da mücadeleci olabilirdi.

Alan Turing, eşcinsel bir dahi. Her ne kadar bir kahraman olsa da gay olduğu için hapis yatmış, ilaçlarla hadım edilmiş bir İngiliz (Yasa böyleymiş). Üstelik ölümü de şüpheli. İntihar mı intizar mı bilinmez. Yönetmen öyküsünün ikinci kısmını bu konuya ayırmış. Çocukluktan ölüme Turing’in travmalarına, Turing’i Turing yapan her şeye alel acele değinmeye karar vermiş. Ama vermek istediği mesajı her ne ise bir türlü anlatamamış. Bir eşcinsellik propogandası mı, savunması mı, özendirmesi mi bir türlü anlamadım. Siz izleyin de bana da anlatın. (Homofobik olmadığımın altını burada çizmek isterim)

Oyunculuk güzel, özellikle Turing’i canlandıran Benedict Cumberbatch (Biz O’na hala Bay Holmes diyoruz). Diğer oyuncular da vasatın üstünde. Matthew Goode ve Mark Strong’u bu filmde görmekse hoş bir sürpriz.
Senaryo klişe. Giriş, gelişme ve sonuç beklendiği gibi. Filmi, zaman zaman baş karakterin ağzından zaman zaman da bir tanık olarak bizim gözümüzden izliyoruz. Ağzımız gözümüz birbirine giriyor yani…

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Latest posts by Sinefesto (see all)

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up