Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Adım Adım Sansür Krizi 3: Alin Taşçıyan ‘Arı Kovanına Çomak Soktu’

Yayınlandı

tarihinde

Sansür krizine tepki gösteren Siyad üyelerinin başındaki yönetici isim Alin Taşçıyan Star Gazetesi’ndeki köşesinde “Arı kovanına çomak sokuyorum” dedi, tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. Alin Taşçıyan aynı zamanda Altın Portakal Festival Komitesi’nin de başındaki isim. İşte Taşçıyan’ın bugünkü yazısı:

alin-tasciyan

 

Polemiğe girmeye tenezzül etmem… Ama bu kez iki cepheden gireceğim. Yıllar içinde kimleeeer kimler, ne yönetmenler ne yazarlar istedi de girmedim polemiğe. O meydan okuyan eril dilden, o laf sokuşturmanın verdiği etobur tattan hiç hazzetmedim. Şimdi mesele bazı kültür sanat çevrelerinin birini kullanıp başka birilerine küfür ve / veya hakaret ettirmesi sonra da “Ben değilim ki, ben özgürlükten yanayım” diye geri çekilmesi.

Ahlaktı, özgürlüktü, bağımsızlıktı, insan haklarıydı diye mangalda kül bırakmayanların ne kadar içten pazarlıklı olduğunu; mücadele edip çile çekmişlerin bir kısmının da intikam soğuk yenen bir yemektir diyerek, herkese bedel ödetmekten sadistçe zevk aldıklarını biliyorum ne yazık ki… Bildiğim için de kime verip veriştirirsem iki kat fazlası benim haneme yazılmalı. Bunca yıldır ses çıkarmadıkça, hep dayanışma önceliklidir diye düşündükçe meydanı boş buldular. At gözlüğüyle dünyaya bakışlarını hepimize empoze etmeye kalkıyorlar.

“Ay Altın Portakal’da sansür varmış, haydi protestoya” diyenlerle polemiğe girmeye tenezzül edeceğim. Çünkü hemen hepsini tanırım, çoğunluğuyla dostane ilişkilerim vardır. Memleket ahvali nedeniyle hemen örgütlenip toplu hareket etme ve eylem yapma refleksleri çok gelişmiştir. Bunu bilenler tarafından çok kolay “gaza getirilebilirler”. Kendi “cephe”lerinden birinin bir uyaranıyla önce harekete geçip sonra düşündükleri olur. Farklı düşünen olsa bile bakış açısını saklar, yoksa dışlanır. Bu sefer de öyle oldu.

Gazeteci ve belgeselciler çoktandır önlerine gelen her metinde ne yazıyorsa aynen kabullenip körü körüne inanıyor; hiçbir kuşku duymuyor; o metnin nasıl ortaya çıktığını merak etmiyor; iki soru sorup da araştırmıyor. Hatta ilgi çekmek için çarpıtıyorlar… Oysa gerçek özgürleştirir, bilgi özgürleştirir.

Daha eleştirel düşünmeyi, etik ve adil bir yaklaşımı benimseyememiş, bir madalyonun iki yüzü olduğunu öğrenememişler! Sorsak karşı çıktığı kavramı açıklayamayacak olanlar da var aralarında. Daha da vahimi, kaybetmeyi bilmeyenler var. Yine yenil, daha iyi yenil demeden ancak kazanmayı, el üstünde tutulmayı, ilk tercih olmayı isteyen, kifayet etmeyince de fırsat bu fırsat elde ettiği geçici iktidar hevesiyle kumpaslar peşinde koşanlar… Pardon, kumpaslar hep onlara karşı kurulurdu değil mi? Onlar hep mağdur ve mağrur idi.

Mesleki konumu tartışmalı bir kişiyle bir websitesinde yaptığı mülakatta, Türkiye’nin saygın ve kurumsallaşmış sinema yazarlarına hakaret etme olanağı sunduğu için Sayım Çınar ile polemiğe de tenezzül edeceğim. Çünkü bir iki hafta öncesine kadar kendisiyle dostane bir meslektaş ilişkisi içindeydim. Hatta bir keresinde benimle de mülakat yaptı. Son gördüğümde Adana Altın Koza Film Festivali’nde otel lobisindeydi, yanağından bir makas aldım. Son konuştuğumda ise röportajından dolayı gönül koydum, çıkıştım. Ben yine bu mesleği icra ederken, o meşhur bavuluyla gazeteleri dolaşır kitap satar, tanıtım yapardı. Son yıllarda film festivallerinde rastlıyorum, uygun röportaj alanı ne de olsa.

Gelin görün ki kitap kurdu, kitap eleştirmeni, sözcüklere hakim kişi neyin hakaret neyin ifade özgürlüğü olduğunu anlamamazlıktan geliyor. Anlaşılan bizim çevrede iletişim kurma biçimleri o kadar dejenere oldu ki hakaret özgürlük sayılıyor.

Anadolu festivallerine her yıl kendilerini basın sponsoru olarak davet ettiren (sponsor dediysek gelen bülteni websitesine aynen basan cinsinden, yoksa masraflar her daim festivalden), biraz internet biraz özel hayat marifetiyle kendine film eleştirmeni payesi biçmiş ama bir türlü tescillenememiş takım da eleştirmenlik adı altında her filme “saydırıyor”. Onlar da eleştiriyi dejenere ettiler, sövmeyi eleştiri sayıyorlar.

Bu iki kitlenin kesişme kümesinde polemiğe girerek arı kovanına çomak sokuyorum, evet.

Star Gazetesi

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali Faydalı Atölyeler ile Devam Ediyor

Atölyelere katılımlar tamamen ücretsiz.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali

4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali”nin ikinci etabı birbirinden farklı atölye çalışmaları ile devam edecek.

Pandemi koşulları nedeniyle online olarak devam eden 4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali‘nin ikinci etabı 22 Nisan’da başlıyor. İlk etabı 1-7 Mart tarihleri arasında Türkiye’de, Birleşik Krallık’ta ve Kosova’da başarıyla gerçekleşen festivalin ikinci etabı hız kesmeden devam ediyor. Kısmı karantina koşullarının geçerli olduğu ülkemizde Nisan ve Mayıs aylarında sinemaseverlere unutulmaz bir sinema deneyimine davet ediyor.

Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nin ikinci etabında birbirinden seçkin atölyeler, katılımcılarla buluşuyor. Festival programı dahilindeki atölyeler ise;

  • Prof. Berrak Taranç ile “Çocuklar için Müzik Atölyesi” (23 Nisan 2021)
  • Hira Selma Kalkan ile “Sanatla Terapi Atölyesi” (24 Nisan 2021)
  • WMC’nin katkılarıyla Sezen Kayhan ile “Belgesel Yapımında Fırsatlar ve Engeller Atölyesi” (30 Nisan 2021)
  • Yalnızca festival katılımcısı yönetmenlere açık olacak Zeynep Merve Uygun ile “KYF Doc Lab: Yeni Medya Belgeselleri MasterClass” (25 Nisan 2021) atölyesi de festival programı dahilinde yapılacak.

Atölyelere katılımlar tamamen ücretsiz ve kadinyonetmenlerfestivali.com adresi üzerinden başvurular açık.

Kadın Yönetmenler Derneği’nin organizasyonu ile hayata geçen 4. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali bu yıl #sığamıyoruz sloganıyla kaldığı yerden devam ediyor. Yönetmen söyleşileri ve Ulusal seçkinin yanı sıra seçkin Balkan Sinemasından örnekler, Dr. Ebru Beyazıt’ın fotoğraf seçkisi festivalin resmi web sitesi üzerinden 22 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında sinemaseverler tarafından tamamen ücretsiz, zaman kısıtlaması olmadan, yalnızca web sitesi üyeliği ile izlenebiliyor.

Okumaya Devam Et

Festivaller

74. Cannes Film Festivali’nin Açılış Filmi Annette Oldu

6 Temmuz’da Cannes’da prömiyerini gerçekleştirecek!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Annette

Bu sene 74. sü düzenlenecek olan Cannes Film Festivali’nin merakla beklenen açılış filmi, Adam Driver ve Marion Cotillard’lı Annette filmi olacak.

Spike Lee başkanlığında 74. sü düzenlenecek olan Cannes Film Festivali‘nin açılış filmi belli oldu. Bu sene heyecanla beklenen festivalin açılışını Adam Driver ve Marion Cotillard‘ın başrollerini paylaştığı Annette filmi yapacak.

6 Temmuz tarihinde Cannes’da prömiyerini gerçekleştirecek filmin yönetmen koltuğuna, Leos Carax oturuyor. Charles Gillibert, Paul-Dominique Vacharasinthu ve Adam Driver‘ın yapımcısı olduğu film, operacı eşinin ölümünün ardından 2 yaşındaki bir çocuğa bakmak zorunda kalan bir stand-up komedyeninin hikayesini anlatıyor.

74. kez 6-17 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek olan Cannes Film Festivali‘nin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Festivaller

40. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu

Yarışmaya 13 film layık görüldü!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

 İstanbul Film Festivali

Bu yıl 40.’sı düzenlenen “İstanbul Film Festivali“nde Ulusal Yarışma kategorisinde yarışacak 13 film belli oldu. 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ilk kez 1982 yılında bir sinema haftası olarak düzenlenen İstanbul Film Festivali, bu yıl 40. yaşını kutluyor. 29 Haziran’a kadar devam edecek 40. İstanbul Film Festivali, 1 Nisan tarihinde ilk çevrimiçi gösterimiyle başladı. 

Dünya sinemasının en çok konuşulan örneklerinden, sinemamızın yeni yapımlarına, uluslararası festivallerde prömiyer yapmış ödüllü filmlerden klasiklere ve yeni keşiflere, aralarında efsane yönetmenlerden iz bırakan başyapıtların ve kült filmlerin de bulunduğu zengin programıyla bu yıl pandemi şartlarını da gözetmeye devam ederek nisan, mayıs ve haziran aylarına yayılıyor. 

40. İstanbul Film Festivali’nin çevrimiçi gösterimleri filmonline.iksv.org üzerinden gerçekleşiyor. Nisan ve mayıs ayları boyunca her perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günü yeni filmler gösterime sunuluyor. Festivalin Ulusal Yarışma, Ulusal Belgesel Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması‘nın 20-29 Mayıs’ta çevrimiçi ve pandemi koşullarına bağlı olarak sinema salonlarında gerçekleştirilmesi planlanıyor. Festivalin Uluslararası Yarışma ile Galalar bölümlerindeki filmlerin, haziran ayında hem açık hava mekânlarda hem de sinema salonlarıyla çevrimiçi platformda festival takipçileri ile buluşması bekleniyor. 

Festival gösterimlerine kısıtlama ve uygulamaların elverdiği durumda yurtiçinden ve yurtdışından konuk yönetmen ve oyuncuların katılımı da planlanan festivalin Ulusal Yarışma bölümünde yarışacak filmler ise bugün açıklandı.

İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri

  • Av / AV: The Hunt / Emre Akay 
  • 9,75 / Uluç Bayraktar 
  • Sardunya / Geranium / Çağıl Bocut 
  • Bir Nefes Daha / When I’m Done Dying / Nisan Dağ 
  • Beni Sevenler Listesi / The List of Those Who Love Me / Emre Erdoğdu 
  • Yeniden Leyla / Leyla Once Again / Barış Hancıoğulları 
  • Zîn ve Ali’nin Hikâyesi / Govenda Ali û Dayka Zîn / The Dance of Ali and Zin / Mehmet Ali Konar 
  • Af / Forgiveness / Cem Özay 
  • Çatlak / Fractured / Fikret Reyhan 
  • Cemil Şov / The Cemil Show / Barış Sarhan 
  • İnsanlar İkiye Ayrılır / Two Types of People / Tunç Şahin 
  • Dirlik Düzenlik / It’s All About Peace and Harmony / Nesimi Yetik 
  • Sen Ben Lenin / You Me Lenin / Tufan Taştan 
Okumaya Devam Et

Popüler