Bizimle İletişime Geçin

Uncategorized @tr

Adalet?

İnsanlar adaletten çok eşitlikle yönetiliyorlar. Oysa adalet ile eşitlik arasında siyah ile beyaz, gece ile gündüz gibi keskin farklılıklar vardır.

Yayınlandı

tarihinde

fatih-razi

Adalet Peşinde 2006 yılında vizyona giren ve hukuk sisteminin adaletsizliğini konu edinen bir film.

Adalet kavramını ele alan bir filmi izleyince farklı bir beklenti içine girdim doğrusu. Çünkü tarih boyunca hep tartışılan bir kavram olmuştur; Adalet. Günümüzde de insanlar arasında geçen olayları adaletli bir şekilde halletmek hiç kolay değildir.

İslam tarihinde Hz. Muhammed’in bir davaya hâkimlik yapma olayında ince bir ayrıntı dikkat çekicidir. Bir gün Hz. Muhammed’e iki davalı gelir. Ve ikisi de kendisinin haklı olduğunu düşünmektedir. Hz. Muhammed kimin haklı kimin haksız olduğunu belirlemeden önce şu ilkeyi söyler; ben de sizin gibi bir insanım ve kimin haklı kimin haksız olduğunu bilmemekteyim. Haksız olan kendini çok iyi savunur ve beni ikna edebilir. Asıl haklı olanın böyle bir özelliği yoksa o bu konuda haksız duruma düşer. Eğer böyle yaparsanız mahşer gününde hâkimlerin hâkimi kimin haklı kimin haksız olduğunu ortaya çıkaracaktır.

Her insan kendine göre haklıdır. Bundan dolayı hukuk çoğu yerde yeterli olamayabilir. Haklı olduğunuz bir davada parası olan haksız kişi iyi bir avukatla sizi haksız duruma düşürebilir. Zira filminde tam da bundan bahsediyor. Mutlu bir aile babası olan Clyde Shelton evine giren iki hırsızın yaptıkları ile hayatının nasıl değiştiğini adaletin gücü değil de güçlülerin adaleti nasıl hayatını maffettiğine şahit olur.  Hırsılardan bir tanesi Clyde Shelton gözü önünde karısına tecavüz eder.  Ve daha sonra hem çocuğunu hem de eşini öldürürler. Clyde Shelton bu durum karşısında yıkılır ve filmimiz bu sahneden sonra Philadelphia’nın adaletline sığınır! Tabi hangi adalet!

Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi, haklı ile haksızın ayırt edilmesi, herkese hakkaniyetle davranılması ve zulüm edilmemesi anlamlarını içerir. Eğer siz paraya, makama kısacası güce göre adalet oluşturmaya kalkarsanız. Bu adalet değil, tam zıddı olarak zulüm olur. İşte insanları en çok çıkmaza sokan konuda burasıdır.  Bu ülke insanına tarih boyunca çok adaletsizlikler yapıldı. Güncel olması hasebiyle 28 Şubat Darbesi buna örnektir.

İnsanlar adaletten çok eşitlikle yönetiliyorlar. Oysa adalet ile eşitlik arasında siyah ile beyaz, gece ile gündüz gibi keskin farklılıklar vardır. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir. Sözgelimi anne ile baba eşit olması halinde çocuk diye bir şey olmazdı. Bu yüzden eşitlik isteyenler aslında zulüm istediklerinin farkına varmalıdırlar. Eşit olsaydık kimse bizi yargılayamaz ve hiçbir olay karşısında hesap sorulamazdı.

Tam da bu noktada Philadelphia’nın adaleti de genç ve gelecek vadeden bir savcı olan Nick Rice’ın elindedir.  Katiller yakalandıktan sonra hırsızlardan bir tanesi idamla yargılanırken diğeri serbest kalır. Bu durum karşısında Clyde Shelton bir kez daha yıkılır.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bizim ilkemiz budur. İyiyi-kötüden, doğruyu-yanlıştan ayırmak için eşitlik değil, adalet olması ihtiyaç değil zorunluluktur.

Devletin imanı adalettir. Çünkü adaletsiz bir devlet diktatörlüktür. Bu yüzden devletin ayakta kalması için adaletin her mecrada ayakta durması şarttır. Zira filmin en çarpıcı yönü ise satın alına bilir bir hukuk ve onu yürüten insanların olmasıdır. Oysa hukuk yani adalet ne para ne de güç ile satılamaz! Satılmamalıdır. Yoksa insanlar kendi adaletini sağlamaya kalkar. Bu da kaosu doğurur. Hiçbir devlet ise bunu istemez.

Zira Clyde Shelton karısına tecavüz eden ve çocuğu öldüren hırsızları ve savcı Nick Rice hariç tüm Philadelphia’nın adalet katillerini kendi adaletiyle öldürür.

Görüldüğü gibi adaletin yok olduğu ülkede, insanlar da yok oluyor.  Bu yüzden adaleti her alanda hâkim kılmalıyız.

Adaletsiz bir hayat ruhsuz bedene benzer. Bedende ruh yoksa o beden zamanla çürür. İşte bu hale düşmemek için yeniden adaletli olmaya çalışalım. İnsan ilk önce kendinde başlamalı bu işe. Kendisine, ailesine, çevresine adaletli olursa yaşadığı şehirde adaletli olur. Zira nasıl yaşarsanız öyle yönetilirsiniz.

Güçlülerin adaletli olduğu değil de, adaletin güçlü olduğu bir dünya kuralım.

Önemli olan adalet heykelleri dikmek değil önemli olan adaleti yaşatmaktır. Vesselam…

Nereden bakılması gerekiyorsa oradan bakmayı unutmayın…

 Selametle…

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Günün Haberi

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Tören 25 Nisan’da!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

93. Oscar Ödül Töreni Tren Garında Düzenlenecek

Adayları geçtiğimiz gün belli olan 93. Oscar Ödülleri’nin merakla beklenen ödül töreni tren garında düzenlenecek.

Geçtiğimiz haftalarda seyirci katılımıyla düzenleneceği açıklanan 93. Oscar Ödül Töreni‘nin bir kısmı tren garında gerçekleşecek. 25 Nisan tarihinde düzenlenmesi planlanan töreninin, COVID-19 önlemleri kapsamında bu karara varıldığı da yapılan açıklamalar arasında.

Törenin geleneksel olarak yapıldığı Dolby Tiyatrosu‘nun yanında Los Angeles şehir merkezindeki geniş tren garında (Union İstasyonu) düzenleneceği, Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi Başkanı David Rubin tarafından e-posta ile açıkladı.

Salgın hastalıktan korunmak için geniş boşlukları ve mekanları mercek altına alan akademi, seyirci katılımı ile gerçekleşecek olan törenin detayları hakkında henüz açıklamada bulunmadı.

Okumaya Devam Et

Film

Emma Corrin’in Yeni Projesi Belli Oldu

Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Emma Corrin'in Yeni Projesi Belli Oldu

The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parlayan Emma Corrin’in gelecek projesi belli oldu.

Son zamanların dikkat çeken oyuncularından Emma Corrin‘in yeni projesi belli oldu. Konuşulan isim, D. H. Lawrence tarafından 1928 yılında yayınlanan Lady Chatterley’s Lover kitabının film uyarlamasında başrolü üstlenecek. Pennyworth dizisi ile güzel bir çıkış yakalayan Emma Corrin, Netflix’in çok sevilen ödüllü dizisi The Crown’ın 4. sezonunda hayat verdiği Prenses Diana rolüyle parladı.

Daha önce bir kere sinemaya, bir kez de diziye uyarlanan kitabın yeni film uyarlamasını, Laure de Clermont-Tonnerre yönetecek. Filmin senaryosunu ise Life of Pi’nin senaristi David Magee kaleme alacak.

Detaylı bilgilerin henüz açıklanmadığı film, doğuştan varlıklı bir aileden gelen talihli Lady Chatterley adındaki genç bir kadının yaşadıklarına odaklanacak. Şimdiden meraklandıran film, evlendiği adama evlendikten sonra aşık olan Lady Chatterley’nin avcı bir adamla yaşadığı aşkı ekranlara taşıyacak.

Okumaya Devam Et

Liste

Amazon Prime’da Kaçırılmaması Gereken 10 Dizi

En iyiler!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Dünya genelinde 150 milyon abonesi olan, köklü stream platformu Amazon Prime’da kesin izlemeniz gereken 10 diziyi listeledik. İyi seyirler!

Community (2009–2015) IMDb 8,5

Diplomasının sahte olduğu ortaya çıkan Jeff Winger üniversiteye geri gönderilir ve burada en az kendisininki kadar şüpheli geçmişe sahip öğrenci ve öğretmenlerle tanışır. Lisans diploması iptal edilen avukat Jeff Winger, üniversiteye geri döner ve burada birkaç tuhaf tiple bir çalışma grubu kurar

Upload (2020– ) IMDb 8,0

Upload konusu, yakın geleceği ele alıyor. Dizide sanal gerçeklik hizmeti veren şirketin müşteri hizmetlerinde çalışan Nora ve arkadaşı Nathan’ın yaşadıklarını anlatılıyor.

Yakışıklı ve parti sever Nathan, kendi sürdüğü arabanın kaza yapması sonucu ağır yaralanır. Nathan’ın kız arkadaşı Nathan’ı ölümden sonra yaşamı deneyimlemek için Nora’nın çalıştığı sanal gerçeklik şirketindeki sanal gerçeklik dünyasının içine gönderir.

Counterpart (2017–2019) IMDb 8,1

Counterpant, çalıştığı şirkette paralel evrene açılan bir kapı olduğunu keşfeden bir adamın hikayesini konu ediyor. Howard Silk, Birleşmiş Milletler’e bağlı Berlin merkezli bir casusluk ajansında çalışmaktadır. Neredeyse 30 yıldır aynı şirkette çalışan Howard, tam olarak ne iş yaptığını bilmemektedir.

Fleabag (2016–2019) IMDb 8,7

Fleabag dizisinin temelini genç bir kadının insanlar ile olan ilişkilerini anlatması oluşturuyor. Takma isim olarak Fleabag adını kullanan genç bir kadının 30’lu yaşlarını sürdürürken hayatında gerçekleşen olayları aktaran bu dizi Londra’da geçmektedir.

Carnival Row (2019– ) IMDb  7,9

Carnival Row, Pact ve Burgue isimlerindeki iki ülkenin Peri Diyarı’nın hakimi olabilmek için verdiği savaş ile başlıyor. Savaşın kazananı Pact olduktan sonra da periler için zulümle dolu bir yönetime geçiliyor. Mitolojik canlıların insanlardan korktukları için temel özgürlükleri kısıtlanıyor

The Mentalist (2008–2015) IMDb 8,1

Kaliforniya Araştırma Büro’sunda (CBI), Lisbon’ın (Robin Tunney) önderliğinde ve gizemli cinayetleri çözmeye çalışan bir ekibe dahil olur ve kabiliyetini CBI’a verilen davaların sonuca ulaştırılması için kullanır. Fakat artık hayattaki tek amacı, karısı ve kızını öldüren Red John’dan intikamını alabilmektir.

 The Marvelous Mrs. Maisel (2017– ) IMDb 8,7

The Marvelous MrsMaisel 1960’lı yıllarda, New York City’de geçiyor. Şehrin lüks semtlerinden birinde eşi ve iki çocuğuyla birlikte yaşayan Miriam “Midge” Maisel hayatta istediği her şeye sahiptir. Ancak bir gün tesadüf eseri, hiç bilmediği bir yeteneğe sahip olduğunu keşfeder ve bu gelişme hayatını derinden sarsar.

The Americans (2013–2018) IMDb 8,4

The Americans; Soğuk Savaş döneminde 1980’li yılların başlarında, Ronald Reagan’ın ABD başkanlık koltuğuna geçmesinin hemen ardından; Washington, DC’de bir banliyöde çevreye iki Amerikalı görünümü veren ancak gerçekte iki KGB ajanı olan evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor

Hannibal (2013–2015) IMDb 8,5

Dr. Hannibal Lecter’ın çaylak FBI ajanı Clarice Starling’in büyük hatası sonucu hücresinden kaçışının üzerinden yedi yıl geçmiştir. Dr. Lecter, bu kaçışının ardından Floransa’ya gidip yerleşmiş hayatın tadını çıkarmaktadır; fakat Clarice Starling hala Dr. Lecter ile yedi yıl önce en yüksek güvenlik önlemlerinin olduğu tehlikeli deliler koğuşunda yaptığı görüşmeyi unutmamıştır.

Dr. Lecter’ı unutmayan biri daha vardır: Mason Verger. Dr. Lecter’ın eski bir kurbanı olan Mason Verger onun elinden güçlükle kurtulmuştur. Verger domuz besiciliğiyle kendine bir imparatorluk yaratmıştır ve de Dr. Lecter’dan intikam alma duygusuyla yanıp tutuşmaktadır. Dr. Lecter yüzünden bir soluk makinesine bağlı yaşamak zorunda kalan Verger’in zenginliği sayesinde elinde çok geniş imkanlar vardır ve kendi kurduğu dünyada en ufak bir hareketi bile hissetmektedir. Mason Verger sonunda Dr. Lecter’ı nasıl tuzağa düşüreceğini bulur. Dr.Lecter’a onun için dünyanın en değerli ve en zarif yemini sunacaktır. Verger’in bu yemi Dr. Lecter’a sunmasında Clarice Starling’i kendinde bir saplantı haline getiren FBI başmüfettiş yardımcısı Paul Krendler da ona yardım edecektir.

Mozart in the Jungle (2014–2018) IMDb 8,2

Mozart in The Jungle’ın konusu New York Senfoni Orkestrası’nın emektar Şefi Thomas’ın yerine dönemin en başarılı, genç şefi Rodrigo’yu getirmesi üzerine şekilleniyor. … Bunların yanında New York Senfoni Orkestrası’nda yer almak için can atan obuacı Hailey’in hayatı dizide anlatılıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler