Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

Açık Havada Canlı Müzik Eşliğinde Sessiz Filmler “Beykoz Kundura”da

Biletler beykozkundura.com’da satışta!

Yayınlandı

tarihinde

Beykoz Kundura’da düzenlenen ve Boğaz’ın kıyısında film ve müzik keyfine davet eden Bir Yaz Gecesi Festivali, Ağustos ayını usta müzisyenlerin canlı performansları eşliğinde gösterilecek sessiz filmlerle karşılıyor.

Kundura Sinema ve Sahne’nin düzenlediği ve Beykoz Kundura’da gerçekleşen Bir Yaz Gecesi Festivali’nin hem film hem de müzik tutkunlarını kalbinden yakalayan sessiz film gösterimleri Ağustos’ta başlıyor. 1920’ler Almanya, Amerika ve Sovyet Rusya sinemasından toplam dört film, usta müzisyenlerin festivale özel hazırladıkları canlı performansları eşliğinde açık havada seyirciyle buluşacak.

‘Şangaylı Sindrella’ San Fransiscoda

Sinemaseverlerin Kundura Sinema’nın sessiz film gösterimlerinden de aşina olduğu ve en son meditatif albümü “Renew Your Mind”ı (2020) yayınlayan piyanist, müzisyen ve prodüktör Gonca Feride Varol’un eşlik edeceği 1922 yapımı “East is West / Doğu Batıdır”, 6 Ağustos Cuma akşamı gösterilecek. Erken dönem Hollywood sinemasının üretken isimlerinden Sidney Franklin’in yönettiği ve “A Shanghai Cinderella” adıyla da bilinen meşhur Broadway oyunundan uyarlanan komedi türündeki film, köle olarak satılmaktan son anda kurtulmuş Ming Toy adlı genç bir kadının Şangay’dan San Fransisco’ya uzanan maceralarla dolu yolculuğunu anlatıyor. 2005’te özel bir koleksiyonda bulunan ve yaklaşık altı yıl süren zorlu bir restorasyon süreci sonrası dünya sinema arşivine geri kazandırılan “Doğu Batıdır​”, izleme fırsatını nadir yakalayacağınız, eğlencesi bol bir sessiz sinema seyirliği sunuyor.

20’lerin bohem Berlin’ine BaBa ZuLa müziği

İlk kez 1996’da Derviş Zaim filmi “Tabutta Rövaşata”nın müzikleri için bir araya gelmiş ve 25 yıl içinde ülke sınırlarını aşan sıradışı performansları ve Anadolu’nun köklerinden beslendikleri özgün besteleriyle Türkçe saykedelik müziğin en önemli temsilcisine dönüşmüş BaBa ZuLa grubu, 1928 yapımı “Abwege / Dolambaçlı Yollar”a özel canlı performansları ile 7 Ağustos ve 14 Ağustos Cumartesi akşamları sahnede olacak. Weimar Cumhuriyeti’nin ünlü yönetmeni Georg Wilhelm Pabst’ın ışık ve kamera oyunlarıyla bugün bile şaşırtan filmi, zengin ve hırslı avukat eşinin ilgisizliğinden bunalmış Irene adlı bir kadının, sıkıcı ve monoton hayatından kaçıp Berlin’in çılgın gece hayatına ve romantik maceralara dalışının hikâyesini konu alıyor. Döneminin çok ötesindeki kadın karakteriyle feminist film kuramcılarının hayranlıkla söz ettiği bu sessiz klasik, 1920’ler Berlin’inin bohem ve marjinal hayatını da çekinmeden gözler önüne seriyor.

Gerçek bir sessiz sinema hazinesi

Solo çalışmalarının yanı sıra Tamburada, Dandadadan, Korhan Futacı ve Kara Orkestra, Konstrukt gibi müzik projeleriyle de tanıdığımız, Türkiye’nin önde gelen saksafoncularından, şarkıcı, söz yazarı ve prodüktör Korhan Futacı, enerjik, melodik, sert ve karanlık tınılarla bezeli, etkileyici sahne şovuyla iki gece boyunca “Sofa und Bett (Tretya meshchanskaya) / Bodrum Katı Aşıkları” adlı filme eşlik edecek. 8 Ağustos Pazar ve 13 Ağustos Cuma akşamları gösterilecek 1927 yapımı film, Sovyetler sinemasının Stalin Ödülü sahibi yönetmeni Abram Room’un imzasını taşıyor ve devrim sonrası Moskova’sında geçen bir aşk üçgeni hikâyesi anlatıyor. Dönemin Sovyet Rusya’sında toplumun içinde bulunduğu çelişkileri ve çıkmazları açıkça sergileyen “Bodrum Katı Aşıkları”, Sovyet Realizm akımında görmeye alışık olmadığımız anti-kahramanları ve devrim döneminin getirdiği seksüel özgürlüklere karşı eleştirel bakışıyla da gerçek bir sessiz sinema hazinesi sayılıyor.

20’ler Rusya taşrasına kadın bakışı

Sinema tarihinin ilk kadın yönetmenlerinden Olga Preobrazhenskaya’nın Ivan Pravov ile birlikte yönettiği 1927 yapımı “The Peasant Women of Ryazan / Ryazan’ın Kadınları” ise İstanbul sahnelerinin en eğlenceli gruplarından Kolektif İstanbul’un canlı müziği eşliğinde 15 Ağustos Pazar akşamı seyirciyle buluşuyor. Vishnevskaya’nın senaryosunu da yazdığı film, Ryazan adlı bir taşra kasabasında yaşayan iki kadının iç içe geçen öyküsünü kontrastı yüksek bir drama halinde sunuyor. Sovyet Rusya dönem sinemasının karakteristik komünist propaganda vurgusundan uzak duran “Ryazan’ın Kadınları”, cesaret gerektiren konuları korkusuzca ele alırken, Rusya taşrasının ve köy hayatının güzelliğini yansıtmaktan ödün vermeyerek görsel bir şölen de sunuyor.

Festival alanına ulaşım

Kapı açılışının 17:00’de olacağı festivalde gösterim öncesi dilerseniz eşsiz manzarası ve tarihi binalarıyla büyüleyen Beykoz Kundura’da ağaçların gölgesinde zaman geçirebilir, dilerseniz de Haziran’da açılan “Kundura’nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya” sergisini ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet’i kapsayan zengin bir geçmişe sahip Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası’nın üretim tarihine başka bir perspektiften bakmaya davet eden sergi; fabrikadan kalan makineler, belgeler, eski çalışanlar ve ailelerinin bağışladığı nesneleri ve 2015’ten beri sürdürülen sözlü tarih görüşmelerini bir araya getirerek, büyüleyici yapıların hafızasını canlı tutuyor.

Gösterim ve konserlerin Beykoz Kundura’da gerçekleşeceği festivale özel aracıyla gelecek izleyiciler için otopark hizmeti ücretsiz sağlanacak. Ayrıca, randevu sistemiyle Beşiktaş’ta Bahçeşehir Üniversitesi önündeki rıhtımdan tekne servisi ve Beykoz İskelesi’nden hareket edecek ring servisi ücretsiz sunulacak.

Biletler beykozkundura.com’da

16 Temmuz’da Beykoz Kundura’da başlayan Bir Yaz Gecesi Festivali, 12 Eylül tarihine kadar devam edecek. Festivalin film gösterimlerinde Öğrenci 40 TL, Tam 60 TL; canlı müzik eşliğinde gösterimlerde Öğrenci 50 TL, Tam 70 TL olarak satışta olan biletleri beykozkundura.com​ adresinden satın alınabilir.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

“Stiletto” İlk Kez Londra ve Antalya Film Festivallerinde

Can Merdan Doğan’ın yazıp yönettiği “Stiletto” festival yolculuğunda!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Stiletto

Oyun ve film yazarı Can Merdan Doğan’ın yazıp yönettiği “Stiletto”, uluslararası prömiyerini 6-17 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek 65. BFI Londra Film Festivali’nde yaparken, Türkiye’de ilk kez 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde seyirciyle buluşacak.

Oyun ve film yazarı Can Merdan Doğan’ın yazıp yönettiği “Stiletto” adlı kısa film, Ekim ayında 65. BFI Londra Film Festivali’nde uluslararası prömiyerini, 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de Türkiye prömiyerini yapacak.

Yapımcılığını Erkan Taşkıran’ın üstlendiği kara komedi türündeki film, Birleşik Krallık’ta düzenlenen ve dünyanın en önemli film etkinliklerinden sayılan BFI Londra Film Festivali’nin Kısa Film Yarışması’nda Türkiye’yi temsil ederken, 2-9 Ekim tarihlerinde gerçekleşecek Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de Ulusal Kısa Film Yarışması’nda jüri karşısına çıkacak.

Kuir ihtimallerin, neşenin ve hoşgörünün peşinde

Can Merdan Doğan’ın ilk filmi de olan “Stiletto”, arzuları ve toplum değerleri arasında seçim yapmaya zorlanan taksi şoförü Hasan’ın yaşadıklarını anlatıyor. Geceleri taksicilik yapan 45 yaşındaki Hasan’ın sabah eve dönerken stiletto giymiş genç bir kadın görmesi ve uyanan arzularının peşinde giderken eşi Aysel ve oğullarıyla birlikte yaşadığı çatışmayı konu alan film, kuir ihtimallerin, neşenin ve hoşgörünün peşinde ters köşelerle dolu bir hikâye kurguluyor.

Filmde Hasan rolünü; Dostlar Tiyatrosu, İstanbul Devlet Tiyatrosu ve Tiyatro Stüdyosu’nun oyunlarında izlediğimiz, “İki Aile”, “Baba Ocağı”, “Keşanlı Ali Destanı”, “Terapist” ve “50m2” gibi televizyon dizilerinde ve Made in Europe (2007), “Bornova Bornova” (2009), “Bir Zamanlar Anadolu’da” (2011), “Yük” (2012), “Albüm” (2016) ve en son Boğaziçi Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldığı “Kumbara” filmleriyle tanıdığımız Murat Kılıç canlandırıyor.

Aysel rolünde ise; tiyatro sahnelerinde “Kurusıkı”, “Antabus” oyunlarındaki performansları kadar televizyonda “Avrupa Yakası”, “Beş Kardeş”, “Kırmızı Oda” dizilerinde ve sinemada “Kurtuluş Son Durak” (2012), “Araf” (2012), “Yeraltı” (2012) gibi ödüllerle karşılandığı filmlerle çok sevilen Nihal Yalçın’ı izliyoruz.

Stilettonun görüntü yönetmenliğini Fırat Lita Sözbir üstlenirken; kurgusunu Çisem Baydar, sanat yönetmenliğini Elif Taşçıoğlu, kostüm tasarımını ve uygulayıcı yapımcılığını ise Selda Durna yaptı. Filmin özgün müziklerinde ise genç müzisyen Uran Apak’ın imzası bulunuyor.

Can Merdan Doğan’ın yönettiği “Stiletto” ile ilgili gelişmeleri filmin resmî Facebook ve Instagram hesaplarından takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Altın Koza’da Fatoş Güney İle “Umut” Yolculuğu

Yılmaz Güney’in “Umut” filmi gösterimi, Fatoş Güney’in katılımıyla gerçekleşti.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Adana Büyükşehir Belediyesi Zeydan Karalar’ın başkanlığındaki 28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, film gösterilerinin yanı sıra etkinliklerle de sinemaseverlere beyaz perdenin büyülü atmosferinde farklı yolculuklara çıkarmaya devam ediyor.

Yılmaz Güney’in ‘Umut’ filmi gösterimi, filme ev sahipliği yapan, başlama sahnesinin çekildiği Adana Tren İstasyonu’nda Fatoş Güney’in katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlikte Festival Yürütme Kurulu Üyesi Nebil Özgentürk’ün hazırladığı Yılmaz Güney belgeseli yayınlandı.

Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Zeydan Karalar’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte Karalar, “Yılmaz Güney Bütün Adanalıların hem yüreğinde, hem kalbinde. Aynı zamanda bütün Türkiye’nin ve dünyanın kalbinde. O kadar değerli bir insan ve o kadar değerli bir sanatçı ki; ‘Ben Yılmaz Güney’i sevmiyorum, takdir etmiyorum’ diyen tek Adanalıya rastlamadım. Bunu da fazlasıyla hak ediyor tabii” dedi.

Umut filmiyle ilgili de hatıralarını anlatan Başkan Zeydan Karalar, “12 ya da 13 yaşındaydım. Yavaş yavaş bilinçleniyoruz, palazlanıyoruz. Yaşar Kemal’den, Yılmaz Güney’den, Orhan Kemal’den etkilenmemek mümkün değil. Yaşar Kemal’in, Yılmaz Güney’i sinemaya teşvik eden, dünya çapında bir yazar olarak bizim karakterimizin oturmasında, Yılmaz Güney’le birlikte çok önemli yeri var. Umut’u seyrettiğimizde, film hüzünlü bir sona sahip olmasına rağmen, bizlere mücadele duygusunu, hırsını, kararlılığını verdi. Bütün olumsuzluklara, baskılara, haksızlığa, hukuksuzluğa ve kötülüğe rağmen direnmeyi öğretti. Kazanma umudunu hiç kaybetmemeyi öğretti. Ben o yıllardan bu yana öyle yaşadım ve mücadele ettim. Ben de hep halkıma güvendim. Yılmaz Güney’in hemşerisi olmaktan büyük onur duyuyorum” diye konuştu.

Fatoş Güney ise ‘’Şu anda çok duyguluyum. Bu atmosfer bana 1970 yılını ve Yılmaz’la Umut’u çekmek için Adana’ya ilk gelişimizi hatırlattı. İçimi cız ettirdi. ‘’Umut’’ filmi Yılmaz’ın babasının hikayesiydi. Gerçek yaşadığı bir olaydan çıkmıştı. Mucize bir filmi diye nitelendiriyorum. En ilkel şartlarda, en zor şartlarda, negatiflerin çok az olduğu, baskıyla çekilmiş bir film. Tük Sineması’nda bir mihenk taşıdır. Böyle etkinliklerde onu çok yakınımda hissediyorum. Halkının bağrına bastığını ve yaşattığını hissediyorum’’ dedi.

Film gösterimine, Yılmaz Güney’in kardeşi Yaşar Pütün ve Güney’in filmlerinin yapımcısı, yakın dostu Abdurrahman Keskiner de katıldı.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Altın Koza’da “Gondolda Sinema” Keyfi 

Seyhan Nehri üzerinde “Gondolda Sinema” gösterimleri devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Gondolda Sinema

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında Seyhan Nehri üzerinde “Gondolda Sinema” gösterimleri devam ediyor. Gondollara sığmayan Adanalıların bir bölümü de film gösterimini Seyhan Nehri kıyısına kurulan platformlardan izledi.

Adana’da merkez ve ilçelerde tüm yoğunluğuyla devam eden Altın Koza Film Festivali etkinliklerinde, ilki geçtiğimiz yıl yapılan ve uluslararası basının dahi ilgisini çeken “Gondolda Sinema” gösterimlerine Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar eşi Nuray Karalar ile katıldı. Lütfi Ömer Akad’ın 1968 yapımı, başrollerini Türkan Şoray, İzzet Günay ve Ayfer Feray’ın paylaştığı Vesikalı Yarim filmini halkın içinde izleyen Başkan Karalar, eşiyle birlikte, yazlık sinemalara gittikleri döneme, çocukluklarına döndüklerini söyledi.

Adana’ya Ve Adanalılara Has Özelliklerde Sinemanın Etkisi Var

Festivalin başladığı günden itibaren büyük ilgi gören “Gondolda Sinema” etkinliğini ve Altın Koza Film Festivali’ni değerlendiren Başkan Zeydan Karalar, “Şimdi eşim Nuray hanım elinde çekirdek, çerez, mısır, gazoz, ‘Çocukluğuma döndüm’ dedi. İşte bizim de Altın Koza’da arzuladığımız buydu. İnsanlarımızı geçmişine, çocukluğuna döndürmek istedik.  Adana 1900’lü yılların başında sinemayla tanışmış, geçmişte 200’e yakın yazlık sineması olan ve binlerce, yüzbinlerce insanın sinemaya gittiği bir şehirdir” dedi.

Adana’daki özgürlük, aydınlık ve kardeşlik ortamının oluşmasında sinema sanatının ve sinema geçmişinin büyük etkisi bulunduğunu ifade eden Başkan Zeydan Karalar, “Aslında Adana’nın özgürlüğünde, herkesi barış ve kardeşçe yaşatmasında, yüzünün uygarlığa, aydınlığa dönük olmasında sinemanın çok büyük etkisi var. Bizim de amacımız buydu. Altın Koza’yı eski günlerdeki gibi muhteşem şekilde kutlarken, etkinlikleri halkın ayağına götürdük. İlçelerde, mahallelerde, beldelerde; 30’a yakın yerde film gösterimleri yapıyoruz. Gondolda Sinema geçen sene başladı, çok ciddi rağbet gördü, uluslararası basında yer aldı. Bu sene tekrar ettik. Çok beğenilen işleri yapmaya devam edeceğiz ve her sene yenilikler katacağız. Çok güzel gidiyor, her şey Adana için” diye konuştu.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler