Bizimle İletişime Geçin

Hollywood

92. Oscar Ödül Töreni’nde Neler Yaşandı?

Oscar ödülleri sonrasında, törende yaşanan özel anları sizler için derledik.

Yayınlandı

tarihinde

Pazar gecesi sahiplerini bulan Oscar ödülleri sonrasında, törende yaşanan özel anları sizler için derledik.

Sinema dünyasının en popüler ve prestijli ödüllerinden biri olan Oscar Ödül Töreni, bu yıl 92. kez düzenlendi. Los Angeles’taki Dolby Tiyatrosu’nda kırmızı halı geçidi sonrası Oscar kazananlar açıklandığı ödül töreninde birçok özel an da yaşandı.

10 dalda aday gösterilen 1917 üç ödüle layık görülürken Joker ise sadece iki ödülün sahibi oldu. Geceye ‘En İyi Film, En İyi Yönetmen, En iyi Uluslararası Film’ kategorisinde ödül kazanan Parasite damga vurdu. Film ayrıca ‘ En İyi Orijinal Senaryo’ ödülünü de kucakladı.

Bong Joon-ho imzalı Parasite pek çok konuda tarihe geçti

Bong Joon-ho imzalı Parasite, 1955 yapımı Marty‘den sonra ilk kez hem Cannes’da Altın Palmiye’yi hem de Akademi Ödülleri‘nde En İyi Film ödülünü kazanan film oldu.

Güney Kore yapımı Parasite, aynı zamanda en iyi yönetmen ve en iyi uluslararası film kategorilerinde de Oscar ödülünü kazandı.

2019 Akademi Ödülleri‘nde Meksikalı yönetmen Alfonso Cuarón imzalı Roma, en iyi görüntü yönetimi, yabancı dilde en iyi film ve en iyi yönetmen ödülü almasına rağmen, en iyi film ödülünü alamamıştı. Akademi’nin bu yılki kararı ise herkesi şaşırttı.

Filmin yapımcıları, en iyi film kategorisindeki ödülü kucaklarken bir tarih yazımına aracı oldukları için mutlu olduklarını söyledi.

Yönetmen Bong Joon Ho, aynı kategoride yer alan Martin Scorsese, Todd Phillips, Sam Mendes ve Quentin Tarantino gibi adayları geçerek ödülü kucakladı.

The Irishman‘e Ödül Yok

Netflix‘de yayınlandığı günden beri büyük ses getiren Martin Scorses‘in 10 yıl üzerinde çalıştığı The Irishman, büyük gecede eli boş dönenlerden oldu.

En İyi Erkek Oyuncu Oscar’ını olan Joaquin Phoenix, konuşmasında hayvan haklarına değindi

En iyi erkek oyuncu Oscar’ını ise 2019 yılının en çok konuşulan filmlerinden olan Joker ile Joaquin Phoenix aldı.

Joaquin Phoenix, törende yaptığı konuşmasında doğal kaynakların tahribatına 27 yaşında hayatını kaybeden erkek kardeşi River Phoenix üzerinden değindi.

Joaquin Phoenix, En İyi Erkek Oyuncu ödülünü aldığı BAFTA töreninde “sistematik ırkçılığı” eleştirmişti.

“Doğal hayattan koptuğumuzu düşünüyorum” diyen Phoenix, hayvanlara yapılan işkencelere değindiği konuşmasını 1993 yılında hayatını kaybeden erkek kardeşi River Phoenix‘ın şarkı sözlerini söyleyerek bitirdi: “Kurtarmak için aşkla koş, huzur seni bulacaktır.”

En iyi kadın oyuncu: Renée Zellweger

En iyi kadın oyuncu ödülünü Judy filmiyle Renée Zellweger aldı.

Zellweger, bu filmde 1969 yılında hayatını kaybeden efsanevi Amerikalı oyuncu Judy Garland‘ı canlandırmıştı.

Gecenin ilk ödülünü alan Brad Pitt, konuşmasında siyasete atıfta bulundu

Brad Pitt, Quentin Tarantino‘nun yönettiği Once Upon a Time in Hollywood‘daki performansıyla en iyi yardımcı erkek oyuncu kategorisinde ödülünü aldı.

Ünlü oyuncu konuşmasında yönetmen Tarantino’ya teşekkür ederek bu ödülü çocukları için aldığını söyledi.

Brad Pitt daha önce yapımcı kategorisinde Oscar almıştı ancak bu ödül oyunculuk kategorisinde aldığı ilk ödül oldu.

Ödül konuşmasında “Bana konuşmam için 45 saniye verdiler, Senato’nun John Bolton’a verdiğinden daha uzun bir süre” diyen Pitt, siyasete değinen bir açıklamada bulundu.

Netflix yapımı Marriage Story de gecede ödül kazanan filmlerden oldu

Laura Dern, Marriage Story‘daki performansıyla en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünün sahibi oldu.

Ödülü kabul ederken yaptığı konuşmasında “Gerçek hayatta kahramanlarınızla tanışmayın derler ancak şanslıysanız onlar sizin anne babalarınız olur” diyen Laura Dern ailesine ve filmin yönetmeni Noah Baumbach‘a teşekkür etti.

Gecenin sürpriz performans Eminem’den

Tören, şarkıcı ve oyuncu Janelle Monáe‘nin “A Beautiful Day In The Neighborhood” filmine göndermede bulunduğu müzikli performansıyla başladı.

Gecenin sürpriz performansı ile rapçi Eminem‘in 8 Miles filminin müziği Lose Yourself‘i söylemesiyle gerçekleşti. 2003 yılında en iyi şarkı kategorisinde “Lose Yourself” ile ödül almış, fakat ödül töreninde şarkının sansürlenmesini istedikleri için o yıl ödül törenine katılmamıştı. Ancak tam 17 yıl sonra aynı sahneye çıkıp şarkısını sansürsüz olarak söyledi.

Natalie Portman kadın yönetmen adayı olmamasına tepki gösterdi

Bu yıl da aday listesinde özellikle en iyi yönetmen kategorisinde yaptıkları filmlerle beyaz perdede yapımları yer alan kadın yönetmenlerden hiçbirinin bulunmaması ve diğer kategorilerde de farklı etnik kimliklerden çok sayıda ismin yer almaması Akademi’ye eleştirilerin yöneltilmesine yol açtı.

Bu durumu protesto etmek isteyen isimlerden oyuncu Natalie Portman, bu yıl film çeken ancak Oscar‘a aday gösterilmeyen kadın yönetmenlerin isimlerini taşıyan bir ceketle törene geldi.

Oyuncu Mark Ruffalo ise en iyi belgesel ödülünü vermeden önce yaptığı konuşmada, “dört yapımın yönetmen koltuğunda kadın olduğuna” dikkati çekti.

Hair Love gecede farkındalık yarattı

En iyi kısa animasyon ödülünü alan Sony yapımı Hair Love‘ın ekibi ise bu ödülü animasyon dünyasında daha çok

temsiliyetin önemine inandıklarını söyleyerek aldı. Aynı zamanda çoğu zaman gözardı edilen siyahların saçlarıyla ilgili yaşadıklarına da dikkat çekmek istediklerini belirttiler.

Spike Lee, Kobe Bryant’ı unutmadı

Yönetmen Spike Lee, geceye hayatını bir helikopter kazasında kaybeden basketbolcu Kobe Bryant’ı andığı 24 numaralı ceketiyle geldi.

Akademi Ödülleri tarihindeli ilk kadın orkestra şefi: Eímear Noone

Eímar Noone, Akademi Ödülleri’nde ilk kadın orkestra şefi olarak tarihe geçti.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hollywood

Nicolas Cage “Renfield” Filminde Dracula Olacak

Film, Dracula’nın hizmetkarı R. M. Renfield’ı odağına alıyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Nicolas Cage

Son yıllarda bağımsız sinemaya yönelen ve olağandışı rollerle karşımıza çıkan Nicolas Cage, “Renfield” filminde Kont Dracula’ya hayat verecek.

Nicolas Cage, Kont Dracula’nın sadık hizmetkarı R. M. Renfield’ın hikayesinin anlatılacağı “Renfield” filminde Kont Dracula’ya hayat verecek. İsmi 2010’dan beri çoğunlukla bağımsız yapımlarla seyretmiştik.

Bram Stoker imzalı Dracula romanından uyarlanacak film, Kont Dracula’nın sadık hizmetkarı olan R. M. Renfield’ın sürükleyici hikayesini konu alacak. Renfield’ın deli görülerek hastaneye kapatılma sürecini seyredeceğimiz film, güncel bir Dracula hikayesini seyirciyle buluşturacak.

Son olarak The Tomorrow War filmini yöneten Chris McKay‘in rejisör koltuğuna oturduğu filmin vizon tarihi gizliliğini koruyor. R. M. Renfield’ı odağına alacak filmde Renfield karakterine ise Nicholas Hoult hayat verecek.

Okumaya Devam Et

Hollywood

Tom Holland “Spider-Man”i Canlandırmaya Devam Edecek

Sony Pictures yapımcısı açıkladı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Sony Pictures yapımcısı Amy Pascal, gelecek yeni bir Spider-Man üçlemesinde başrolü yine “Tom Holland”ın üstleneceğini açıkladı.

17 Aralık‘ta vizyona girecek Spider-Man: No Way Home filmiyle bir kez daha Spider-Man olarak seyirci karşısına çıkacak Tom Holland, yer aldığı serinin üçlemesinin bitmesinin ardından yeni bir hikaye ile Spider-Man olmaya devam edecek. Spider-Man: Homecoming ile başlayan ve Spider-Man: Far From Home ile devam eden üçlemenin sonlanmasının ardından Holland, farklı bir Spider-Man üçlemesiyle seyirci karşısına çıkacak.

Sony Pictures yapımcısı Amy Pascal‘ın Fandango’ya verdiği röportajında, Marvel Sinematik Evreni’nde yer alacak yeni Spider-Man üçlemesinin başrolünde yine Tom Holland‘ın yer alacağı belirtildi. Sony ve Marvel‘ın bu yeni üçlemede de birlikte çalışacağı yapılan açıklamalar arasında bulunuyor.

Pascal, gelecek Spider-Man serisinin farklı bir hikaye etrafında gelişecek bir üçleme olacağını da açıkladı. Bu demek oluyor ki Spider-Man: No Way Home, şu zamana kadar izlediğimiz hikayeye son verecek.

Okumaya Devam Et

Hollywood

“Zorro 2.0” Filmi Geliyor

Filmi, Alex Rivera yönetecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Alex Rivera, bir zamanların en ünlü karakterlerinden biri olan “Zorro”yu yeniden sinemaya uyarlıyor.

Daha önce Sleep Dealer ve The Infiltrators gibi filmlerle adını duyurmuş Alex Rivera, Zorro karakterini sinemaya tekrar uyarlamaya hazırlanıyor. İlk olarak 1920’ler ile hayatımıza giren Zorro karakteri hafızalarımıza Antonio Banderas olarak kazınmıştı. Birçok kez sinemaya uyarlanan karakterin akıllarda kalan iki filmi ise 1998 yapımı The Mask of Zorro ve 2005 yapımı The Legend of Zorro olmuştu.

Sevilen maskeli karakter bu sefer yönetmen Rivera önderliğinde bilim kurgu filmine uyarlanacak. Zorro 2.0 adıyla Sobini Films tarafından çekilecek film, ”z0rr0” takma adıyla anılan hacker bir genci konu alacak.

Daha önce hiç böylesini seyretmediğimiz Zorro’ya kimin hayat vereceği bilinmezken filmin konusu şu ekilde: Film, annesinin ölümüne sebep olan gizli hükümet birimine karşı savaşan genç bir hackerın yaşadıklarını konu alıyor. Genç, bu serüveninde dünyayı tehdit eden yüksek teknolojili komployu da keşfeder.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler