Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

9. Boğaziçi Film Festivali Yarın Başlıyor

23 – 30 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek.

Yayınlandı

tarihinde

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştirilen 9. Boğaziçi Film Festivali, takipçilerini 23 – 30 Ekim tarihleri arasında sinema salonlarında ağırlayacak.

9. Boğaziçi Film Festivali’nin açılış filmi olarak 27. Saraybosna Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştiren “Komşuluk Halleri / Not So Friendly Neighbourhood Affair” filmi gösterilecek.  Boğaziçi Film Festivali’nin onur konuğu olarak İstanbul’da bulunan yönetmen Danis Tanovic’in de katılacağı gecede kendisine onur ödülü takdim edilecek.

“Festivali belirli standartları koruyarak sinemacılara ulaştırmanın sorumluluğunu taşıyoruz.”

Ulusal ve uluslararası sinema çevrelerinin önemli ve seçkin isimlerine İstanbul’da ev sahipliği yapmaktan büyük gurur duyduklarını dile getiren Festival Başkanı Ogün Şanlıer, bir film festivalini hakkıyla ve gerektiği şekliyle belirli standartları koruyarak sinemacılara ulaştırmanın sorumluluğunu taşıdıklarını ve her şeye rağmen sektörün ve izleyicilerin, festivale katkı sunan kurumsal ortakların ve sponsorların desteği ile bu yıl da Boğaziçi Film Festivali coşkusunu sinemaseverlere ulaştırmayı başardıklarını dile getirdi.

Festivalde 23 Ekim Cumartesi

9. Boğaziçi Film Festivali’nin ilk gününde Ulusal Uzun Metraj Film yarışması ve Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerin gösterimi yapılacak.

Atlas 1948 Sineması’nda 16.00 seansında Aydın Orak’ın “Sabırsızlık Zamanı” filminin gösterimi ekip katılımıyla gerçekleşecek.

Kadıköy Sineması’nda ise 16.00 seansında Isabel Lamberti’nin “Last Days Of Spring”, 18.30 seansında Susana Nobre’nin “Jack’s Ride” ve 21.00 seansında Juja Dobrachkous’un “Bebia, My Only Desire” filmlerinin gösterimleri gerçekleşecek.

Festivalde 24 Ekim Pazar

9. Boğaziçi Film Festivali’nin ikinci gününde Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması ve Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerin gösterimi yapılacak.

Atlas 1948 Sineması’nda 16.00 seansında Ahmet Toklu’nun “Pota”, 18.30 seansında Ferit Karahan’ın “Okul Tıraşı” ve 21.00 seansındaki Semih Kaplanoğlu’nun “Bağlılık Hasan” filmlerinin gösterimi gerçekleşecek.

Sinemaseverler Kadıköy Sineması’nda ise 13.00 seansında Wei Shujun Ripples Of Life”, 16.00 seansında Chema Garcia Ibarra’nın “The Sacred Spirit”, 18.30 seansında Han Shuai’nin “Summer Blur” ve 21.00 seansında Kiro Russo’nun “The Great Movement” filmlerini izleyecekler.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı‘nın destekleri ve Beyoğlu Belediyesi’nin Kurumsal Ev Sahipliği’nde Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 9. Boğaziçi Film Festivali, sektörün birbirinden değerli isimlerinin yanı sıra dünya çapında sinema profesyonellerini İstanbul’da ağırlayacak. Filmler ve etkinlikler hakkında detaylı bilgiler ile tüm sinema salonlarındaki gösterimler www.bogazicifilmfestivali.com internet sitesi ve festivalin sosyal medya hesaplarından takip edilebilecek.

Biletler Mobilet’te

7 gün sürecek Boğaziçi Film Festivali’nde, film gösterimleri fiziki olarak Atlas 1948 Sineması ve Kadıköy Sineması’nda gerçekleşecek.

Festival biletleri 13.00 ve 16.00 seansları için 10 TL, 18.30 ve 21.00 seansları için 15 TL, kısa film gösterimleri ise 5 TL’den mobilet.com üzerinden satışa sunuldu.  Ayrıca biletler festival süresince Atlas 1948 Sineması ve Kadıköy Sineması gişelerinden de alınabilecek.

Danis Tanovic ve Carlos Reygadas İstanbul’a Geliyor

Türkiye ve dünya sinemasının en yeni örneklerini İstanbullu sinemaseverlerle buluşturacak festivalin bu yılki onur konukları Bosnalı yönetmen Danis Tanovic ve Meksikalı yönetmen Carlos Reygadas.

Oscar ödüllü Bosnalı yönetmen Danis Tanovic 24 Ekim Pazar günü masterclass etkinliği ile sinemaseverlerle buluşacak. Atlas 1948 sinemasında saat 14:00’de başlayacak olan etkinlikte usta yönetmen hem sinemaseverlerle bir araya gelecek hem de 2001’den bu yana filmografisine eklediği filmler ile edindiği bilgi ve deneyimlerini aktaracak. Carlos Reygadas ise 29 Ekim Cuma günü düzenlenecek masterclass ile sinemaseverlerle buluşacak. Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleşecek olan etkinlik saat 18:30’dabaşlayacak.

Danis Tanovic ve Carlos Reygadas’ın masterclass etkinliklerine katılım için başvurular www.bogazicifilmfestivali.com adresindeki kayıt formu doldurularak gerçekleştirilebilir.

Festivalin Kapanış Filmi; “The Electrical Life Of Louis Wain”

9. Boğaziçi Film Festivali kapanışını ise 29 Ekim’de başrollerinde Benedict Cumberbatch ve Claire Foy’un yer aldığı, yönetmenliğini Will Sharpe’nin yaptığı Louis Wain’in Renkli Dünyası / The Electrical Life Of Louis Wain” filmi ile yapacak.

Bosphorus Film Lab Etkinlikleriyle Heyecan Uyandırıyor

Festivalin endüstri bölümü Bosphorus Film Lab, etkinlikleriyle endüstrinin güncel ve dikkate değer konularını profesyoneller eşliğinde katılımcılarıyla buluşturacak. Yerli ve yabancı konukların İstanbul’da buluşup etkin bir paylaşım alanının yaratılacağı Bosphorus Film Lab’da dolu dolu bir festival geçirmelerini sağlayacak.

24-29 Ekim tarihleri arasında yerli ve yabancı konukların İstanbul’da bir araya geleceği etkinliklerde sektöre dair önemli konular ele alınacak.

Bosphorus Film Lab Talks kapsamında 25 Ekim Pazartesi günüKar ve Ayı” filminin yönetmeni Selcen Ergun ile yapımcısı Nefes Polat’ın katılımıyla “İlk Uzun Metrajımı Nasıl Yaptım?” başlıklı etkinlik gerçekleştirilecek.  Akademi Beyoğlu Konferans Salonu’nda saat 15:30’da başlayacak olan etkinlikte yönetmen Selcen Ergun ile filmin yapımcısı Nefes Polat ilk filmin yapım sürecini ve deneyimlerini paylaşacaklar.

“İlk Uzun Metrajımı Nasıl Yaptım?” etkinliğine katılım sınırlı sayıda ve ücretsiz olacak. Başvurular https://forms.gle/ekkMu5eKt6PeuvSY8 üzerinden yapılabilecek.

Bosphorus Film Lab bünyesinde gerçekleştirilecek bir diğer etkinlik ise 26 Ekim Salı günü saat 15:30’da başlayacak olan “Türkiye’de Minority Co-Production” başlıklı konuşma Akademi Beyoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleşecek etkinlikte TRT Sinema Müdürü Faruk Güven, Eurimages Türkiye Temsilcisi Ece Tarlan ile yapımcılar Enes Erbay ve Zeynep Koray, Türkiye’nin küçük ortak olarak dahil olduğu projeler için alınabilecek film yapım fonları hakkında konuşacaklar.


“Türkiye’de Minority Co-Production” etkinliğine katılım sınırlı sayıda ve ücretsiz olacak. Başvurular https://forms.gle/gXRhX7hs32qQF5c96 üzerinden yapılabilecek.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda “Altın Yunus” için 10 Film Yarışacak

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Emre Kayiş’in “Anadolu Leoparı”, Semih Kaplanoğlu’nun “Bağlılık Hasan”, Sinan Sertel’in “İçimdeki Kahraman”, Selman Nacar’ın “İki Şafak Arasında”, Cemil Ağacıkoğlu’nun “Kafes”, Erkan Tahhuşoğlu’nun “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın “Okul Tıraşı”, Ahmet Toklu’nun, “Pota” ve Aydın Orak’ın “Sabırsızlık Zamanı” isimli filmleri yarışacak.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerden “Pota” ve “Sabırsızlık Zamanı” Türkiye prömiyerlerini festivalde yaparken “Anadolu Leoparı”, “Bağlılık Hasan”, “İçimdeki Kahraman”, “İki Şafak Arasında”, “Kafes”, “Koridor”, “Lacivert Gece” ve “Okul Tıraşı” filmleri ise İstanbul’da ilk gösterimlerini gerçekleştirecek.

Yönetmenlik kariyerinin başında olan isimleri desteklemek ve yönetmenlerin yeni filmlerinin önünü açmak amacıyla bu yıl ilk kez Akli Film’in katkılarıyla verilecek olan En İyi İlk Film Ödülü için ise “Anadolu Leoparı”, “İki Şafak Arasında” ve “Pota” yarışacak.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Nuri Bilge Ceylan “Varşova Türk Filmleri Haftası”nın Onur Konuğu

Etkinlik 3 Aralık’ta sona erecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Yunus Emre Enstitüsü tarafından düzenlenen “Varşova Türk Filmleri Haftası”nın onur konuğu, “Nuri Bilge Ceylan” olacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün desteğiyle, YEE tarafından 2017’den bu yana 33 ülkede düzenlenen festival, Floransa’dan Petersburg’a, Kudüs’ten Viyana’ya, Toronto’dan Köln’e, yapıldığı her ülkede yoğun ilgi gördü. Bu sene 29 Kasım’da sinemaseverlerle buluşacak “Varşova Türk Filmleri Haftası“nın onur konuğu ise Nuri Bilge Ceylan oldu.

“Ahlat Ağacı” filminin gösterimiyle başlayacak festivalin “masterclass” bölümüne katılan onur konuğu Nuri Bilge Ceylan, sinema tutkunlarına tecrübelerini aktaracak.

İlk uzun metrajlı filmi Af ile başarı kazanan yönetmen ve yapımcı Cem Özay da filminin gösteriminin ardından söyleşi yapacak.

Festivalde ayrıca “Omar ve Biz”, “Ekşi Elmalar”, “Bizim İçin Şampiyon”, “Nasipse Adayız”, “7. Koğuştaki Mucize”, “Aile Arasında”, “İşe Yarar Bir Şey”, “Tamam mıyız?”, “Bizi Hatırla”, “Bizim Köyün Şarkısı”, “Rafadan Tayfa”, “Yol Arkadaşım”, “Kapan”, “Dilsiz” ve “İçimdeki Kahraman” filmleri de izleyiciyle buluşacak. Etkinlik 3 Aralık’ta sona erecek.

Türk Film Haftaları, kasım ayında Zagreb, Budapeşte ile Moskova’da yoğun ilgiyle karşılanan etkinliklerin ardından Fas, İtalya ve Arnavutluk’taki programlarla devam etti.

Türk sinemasını film gösterimleri, söyleşiler, atölye çalışmaları, yaz okulları, yarışmalar ve sergilerle dünyanın dört bir yanında tanıtmak, Türk yönetmenlerin nitelikli yapıtlarını dünya seyircisiyle buluşturmak ve sinema aracılığıyla ülkeler arasındaki kültürel etkileşimi artırmak amacıyla önemli projelere imza atan YEE, 33 ülkede gerçekleştirilen “Türk Film Haftası” ile 120 bin izleyiciye ulaştı. Festival kapsamında 4 yılda 130 film, 300 seansta sinemaseverlere sunuldu. Ayrıca söyleşiler, yönetmen buluşmaları, atölye çalışmaları ve sergiler düzenlendi.

Türk Filmleri Haftası, Nuri Bilge Ceylan ve Cem Özay’ın yanı sıra farklı ülkelerde, Ercan Kesal, Murat Pay, Seyid Çolak, Yüksel Akça, Sinan Sertel, Halil Kardaş, Timur Acar ve Abdülhamid Güler gibi önemli isimleri de konuk etti.

Faaliyetlerin gerçekleştiği ülkelerdeki önde gelen yönetmen, yapımcı, senarist ve oyuncularla Türk sinemacıların tanışma ve iş birliği yapma olanağı, Türk sinemasına yeni kapılar aralıyor.

aa.com.tr

Okumaya Devam Et

Festivaller

Şişli Belediyesi “11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali”ne Ev Sahipliği Yaptı

11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali başladı!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu yıl 11’incisi düzenlenen Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin açılış töreni, Şişli Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirildi.

Şişli Belediyesi, bu yıl, 26 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında 11’inci kez gerçekleştirilecek olan, Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’ne desteğin yanı sıra, ev sahipliği de yaptı. Festivalin açılış töreni, 25 Kasım 2021 Perşembe günü Şişli Belediyesi Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde, Pınar Altuğ Atacan ve Hakan Bilgin’in sunumları eşliğinde gerçekleştirildi.

Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali Başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer, Şişli Belediyesi’nin festivale yapmış olduğu katkılardan dolayı Başkan Muammer Keskin’e bir teşekkür plaketi takdim etti.

“Sanatın toplumun her kesimi için ulaşılabilir olmasına gayret ediyoruz”

Ödül takdiminde bir konuşma yapan Keskin, Şişli Belediyesi olarak 11 yıldır devam eden Suç ve Ceza Film Festivali’nin destekçisi, aynı zamanda ev sahibi olmaktan mutlu olduklarını vurguladı. Keskin, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Malumunuz, sanat son yıllarda layık olduğu değeri göremedi maalesef, ihmal edildi. Oysa sanat iyileştiricidir, birleştiricidir. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali de bizim için çok kıymetli. Bugün 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Bugün aramızda yönetmen Sahraa Karimi de var. Kendisi Afganistanlı bir kadın olarak bu şiddeti, Taliban şiddetini en yakından bilen bir kişi. Bizim mücadelemiz sadece kendi coğrafyamız için değil, tüm kadınlar için. Şiddet suçunun sıradanlaştığı ve adeta cezasız kaldığı bir dönemde suç, ceza ve adalet kavramlarının sorgulandığı bu festival daha da anlam kazanıyor. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin sinemaseverlerle buluşmasında ve bu anlamlı iş birliğinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca festival başkanı Prof. Dr. Adem Sözüer’e festivalin direktörü Prof. Dr. Bengi Semerci’ye özel olarak teşekkürlerimi sunuyorum.”

Taliban şiddetinden Onur Ödülü’ne

Açılış töreninde Uluslararası Suç ve Ceza Festivali yönetiminin yoğun girişimi ve ilgili resmi makamların devreye girmesiyle Taliban şiddetinden kaçabilen Sahraa Karimi’ye tüm direnen Afganlı kadınlar adına Onur Ödülü takdim edildi. “Her zaman kadın olmaktan gurur duydum. Afganistan’da kadın olmak için çok cesur olmak gerekiyor” diyen Karimi’ye verilen ödülün yanı sıra festivalin açılış gününün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü ile birleşmesi şiddet karşısında sanatın gücünü de ortaya koydu.

Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin kapanış töreni, 2 Aralık günü yine Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde gerçekleştirilecek.

Okumaya Devam Et

Festivaller

7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nden Oliver Laxe Geçti

Oliver Laxe, ustalık sınıfı etkinliği gerçekleştirdi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

22- 27 Kasım tarihleri arasında düzenlenen 7. Âlemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nin endüstri bölümü olan Son Taslak kapsamında “You All Are Captains”, “Mimosas” ve “Fire will Come” gibi filmleriyle tanıdığımız İspanyol yönetmen Oliver Laxe, ustalık sınıfı etkinliği gerçekleştirdi.

25 Ekim Perşembe günü, Atlas 1948 Sineması’nda düzenlenen etkinlikte İspanyol yönetmen deneyimlerini aktardı ve izleyicilerin sorularını yanıtladı. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Son Taslak Direktörü Belkıs Bayrak yaptı.

“Ustaların bu işi dini eğitimsel duygular ve inançla yapıyorlardı”

Üç uzun metraj filminin prömiyerini Cannes Film Festivali’nde yapan ve üç filmiyle de Cannes’den ödül kazanan Laxe sözlerine ilk olarak ustaların yaptığı sinema ile gençlerin yaptığı sinemayı ustaca olmadığını düşündüğünü dile getirerek başladı. Bir aktörün işini kalbiyle yapması gerektiğini, bu işi yapan kişilerin karşısındaki insanlarda bir şey uyandırması gerektiğinin altını çizen yönetmen, eskiden bu işlerin daha ciddi olduğunu, ustaların bu işi dini eğitimsel duygular ve inançla yaptıklarını vurguladı.

“Yolunuza bir çocuk olarak devam ettiğinizde korkularınız olmuyor, inancınız oluyor”

Başarısının sırrının kendisinin değişmemesinden ve masumluğunu hala koruması olduğundan bahseden Oliver Laxe; “Hala bir çocuk olarak yoluma devam ediyorum. Yolunuza bir çocuk olarak devam ettiğinizde korkularınız olmuyor, inancınız oluyor. Benim buradaki arkadaşlarıma tavsiyem içlerindeki çocukla bağlantıyı kurabilirlerse faydalı olur.” dedi.  Sinemasının ontolojisinin daha çok görüntüye dayalı olduğunu, sinema hayatına 16 mm bir kamera ile başladığını ve bu süre içinde büyüyerek ve olgunlaşarak yoluna devam ettiğini paylaşan Laxe, şu an yaptığı sinemanın duygularını ve düşüncelerini sinema aracılığıyla kafasındaki bazı şeyleri kapatmak olduğunu dile getirdi. Sinemasındaki kaynakların özellikle aile ve kırsal köylüler olduğunu da belirten Laxe, sinemasının yakalamak istediği o saf yaşantı olduğunu anlattı ve sözlerine; “Bunu sanat anlamı ile ve kişisel anlamda yapıyorum. O hayata dönüş anlamına geliyor benim için. Mesela benim en büyük örneklerimden biri benim büyükannem. Onun anlattıklarından bazı şeyler yakalıyorum. O ses tonundan çok şey çıkarıyorum. Bu açıdan bakınca köylülerin ve anonimlerin yüzlerine baktığınızda hissettiklerimi filme işlemeyi seviyorum” dedi.

Belkıs Bayrak’ın; “Öze dönmek ve ritmi durdurmak mı istiyorsun?” sorusu üzerine başarılı yönetmen; “Şu an baktığınızda insanlar o zamandaki duygularını yitirmiş durumda. Fakat hala bunlar zaman içinde karşılaştığınız insanlar. Sizler gibi kültürü oturmuş ülkelerde bu insanlardan çok var. İnsanlar bana soruyor; ‘Neden dijital kamera ile çekim yapıyorsun?’ diye. Ben de ‘İçimde bulunduğum dönemi temsil ediyorum.” diye yanıt veriyorum.” dedi. “Birçok sanatçıda geçmiş gelecek çarpışmaları var. Bu noktada benim eskiye dönük yaşama isteğim ile içerisinde bulunduğumuz dönem bana izin vermediğinde burada bir nostalji doğuyor.” diye sözlerine ekleyen Laxe; her seferinde sinemasını nostaljiyi azaltarak devam ettiğini, içinde bulunduğumuz dönemi öğrendikçe nostaljiyi kaybetmeye başladığını da ekledi.

“Mimozalar filmini bir sinemacı olarak denemeden ölemezdim.”

7. Alemlere Rahmet Uluslararası Kısa Film Festivali’nin açılış filmi olan “Mimozalar” filmini yaparken ki motivasyonuyla ilgili soruya da “Birçok şey var. İnanç üzerine bir film yapmak istiyordum. Bütün hoşuma giden filmleri düşündüm. Tarkovski, Rossellini gibi yönetmenlerin filmlerini düşünüyordum. Benim için örnek teşkil ettiler. Yapımcıma inanç üzerine bir film çekmek istediğimi söylediğimde; ‘Bunu nasıl yapacağız? Müslümanlarla ilgili bir film olduğu için bu bir kamikaze olabilir.’ dedi. Tehlikeli bir film olduğunu biliyordum. Ama bunu üstlendim. Ben böyleyim benim hoşuma giden bu. Bunu yaparken bir sinemacı olarak denemeden ölemezdim. Ben böyleyim değişemiyorum. Bu tür bir film isteğim vardı. İnançsal olarak film yaparak bunu hatırlatmak istedim. Filmin bir tarafında bir ışık bir de karanlık gölgede kalan bir tarafı var. Orada sinema yapımcısı olarak dikkat etmek gereken nokta bunu hissettirmek söylememek. Sen bir sinema yapımcısı olarak fikirlerin olabilir ama bunu yaparken parmak izlerini silmen gerekli. Kafandakiler oraya yansımasın. İdeolojik olmasın. O yüzden burada denge kurulmalı.” diye yanıt verdi.

“Şu an dünya sinema camiasında kuraklık var.”

Son olarak bir sinemacı olarak herkes gibi yüzmeyi öğrendiğini, olgunlaştığını ve bunun yanı sıra anlatım dilini çok da farklı hale getirmek istemediğini belirten Laxe; “Benim çalışma şeklimde birtakım delilikler var. Bu yaptığım filmlerin delilik taşımasına sebep oluyor ve kurgumun dışına çıkarıyor. Film beni kontrol ediyor. Filmlerimde birçok hata var. Bu hatalar size karizmatik gelebilir. Ben de böyle düşünüyorum. Filmim oradan güç alıyor. Hepimiz aynı filmi yaparsak fabrikasyon sanatına dönüşür. Benim filmlerim o yüzden biraz değişik. Şu an dünya sinema camiasında kuraklık var. O yüzden benimkilerdeki farkındalık sayesinde bu kuraklık görünmüyor.” dedi.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler