Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

9. Boğaziçi Film Festivali İçin Geri Sayım Başladı

Festival, 23 – 30 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek.

Yayınlandı

tarihinde

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştirilen 9. Boğaziçi Film Festivali, takipçilerini 23 – 30 Ekim tarihleri arasında sinema salonlarında ağırlamaya hazırlanıyor.

Açılışını Bosnalı yönetmen Danis Tanovic’in 27. Saraybosna Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirdiği “Not So Friendly Neighbourhood Affair” filmiyle yapacak olan festivale sayılı günler kaldı. Konusuyla dikkatleri üzerine çeken film, Türkiye prömiyerini festivalin açılış töreninin ardından yönetmen Danis Tanovic’in katılımıyla yapacak.

Reis Çelik’in başkanlık edeceği ve Çiğdem Vitrinel, Erdem Tepegöz,  Vildan Atasever ve Gökhan Atılmış’dan oluşan jüri karşısına çıkacak Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda Emre Kayiş’in “Anadolu Leoparı”, Semih Kaplanoğlu’nun “Bağlılık Hasan”, Sinan Sertel’in “İçimdeki Kahraman”, Selman Nacar’ın “İki Şafak Arasında”, Cemil Ağacıkoğlu’nun “Kafes”, Erkan Tahhuşoğlu’nun “Koridor”, Muhammet Çakıral’ın “Lacivert Gece”, Ferit Karahan’ın “Okul Tıraşı”, Ahmet Toklu’nun, “Pota” ve Aydın Orak’ın “Sabırsızlık Zamanı” isimli filmleri yarışacak.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerden “Pota” ve “Sabırsızlık Zamanı” Türkiye prömiyerlerini festivalde yaparken “Anadolu Leoparı”, “Bağlılık Hasan”, “İçimdeki Kahraman”, “İki Şafak Arasında”, “Kafes”, “Koridor”, “Lacivert Gece” ve “Okul Tıraşı” filmleri ise İstanbul’da ilk gösterimlerini gerçekleştirecek.

Yönetmenlik kariyerinin başında olan isimleri desteklemek ve yönetmenlerin yeni filmlerinin önünü açmak amacıyla bu yıl ilk kez Akli Film’in katkılarıyla verilecek olan En İyi İlk Film Ödülü için ise “Anadolu Leoparı”, “İki Şafak Arasında” ve “Pota” yarışacak.

Ayrıca Film Yapımcıları Meslek Birliği tarafından Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’ndaki bir filme verilecek “FİYAB En İyi Yapımcı Ödülü“nü; Yapımcı ve Yönetmenler Cafer Özgül, Seyid Çolak ve Yiğit Nalçacı ile Film Yönetmenleri Derneği tarafından Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan filmlerin yönetmenlerinden birine verilecek “FİLM-YÖN En İyi Yönetmen” ödülünü; Yönetmenler Orçun Benli, Hüseyin Karabey ve Atalay Taşdiken‘den oluşan jüri belirleyecek.

Anne Delseth, Kamyar Mohsenin, Hilal Baydarov, Svetla Tsotsorkova ve Yoshi Yatabe’den oluşan jüri karşısına çıkacak Uluslararası Uzun Metraj Yarışma filmleri arasında; Juja Dobrachkous’un “Bebia, My Only Desire”, Susana Nobre’nin “Jack’s Ride”, Isabel Lamberti’nin “Last Days Of Spring”, Shujun Ripples Of Life”, Han Shuai’nin “Summer Blur”, Kiro Russo’nun “The Great Movement”, Ahmet Toklu’nun “Pota”, Chema Garcia Ibarra’nın “The Sacred Spirit” Cristina Grosan’ın “Things Worth Weeping For”, Hajni Kis’in “Wild Roots” filmleri yer alıyor.

Eylem Kaftan, Mahdi Fleifel, ve Murat Uğurlu’dan oluşan jüri karşısına çıkacak Ulusal Kısa Kurmaca Yarışma filmleri arasında; Arda Ekşigil’in “Akıntı”, Nuri Cihan Özdoğan’ın “Aynı Gecenin Laciverti”, Recep Bozgöz’ün “Benden Korkmana Gerek Yok”, Belkıs Bayrak’ın “Cemile” Ramin Matin’in “Disonans”, Abdullah Şahin’in “Hemnefes”, Elif Eda Karagöz’ün “Jülide”, Merve Bozcu’nun “Plastik Rüya”, Adar Baran Değer’in “Soğuk”, Emir Külal Haznevi’nin “Yüksek İrtifa Ya Da Şeylerin Tuhaflığı”, Uluslararası Kısa Kurmaca Yarışma filmleri arasında; Mehdi Fikri’nin “4AM”, Samir Karahoda’nın “Displaced”, Luo Runxiao’nın “Hair Tie, Egg and Homework Books”, Yuan Yuan’ın “Heading South”, Pom Bumsermvicha’nın “Lemongrassgirl”, Leonardo Martinelli’nin “Neon Phantom”, Linhan Zhang’in “The Last Ferry From Grass Island”, Teymur Hajiyev’in “Towards Evening” , Rakan Mayasi’nin “Trumpets In The Sky” ve Andreea Cristina Bortun’ın “When Night Meets Dawn” filmleri yer alıyor

Armin Hadzic, Diana Ashimova ve Ensar Altay’ dan oluşan jüri karşısına çıkacak Ulusal Kısa Belgesel Yarışma filmleri arasında; Enis Manaz’ın “Abella’nın Yolculuğu”, Seyithan Kartal’ın “Çamur”, Mehmet Emre Gül’ün “Geride Kalan”, Mehmet Köprü’nün “Goca Yörüğün Tohumları”, Yunus Tuncer ile Nesli Özalp Tuncer’in “Hıdırellez: Mahalleye Bahar Geldi”, Nuray Kayacan Sünbül’ün “İçtima”, Zuhal Kaya’nın “Kişi ve Mekan”, Mehmet Akif Güler’in “Son Fotoğraf”, Uluslararası Kısa Belgesel Yarışma filmleri arasında; Ben Donateo’nın “Burnt. Land of Fire”, Anna Artemyeva’nın “Don’t Hesitate to Come For a Visit, Mom”, José Magro’nın “My Dream”, Dorota Migas-Mazur’un “Raisa”, Luigjina Shkupa’nın “Sigurimi”, Maria Semenova’nın “The City Of Sun”, Fariz Ahmedov’ın “The Last One”, Gailė Garnelytė’nin “The Robot and The Butterfly” Katarzyna Warzecha’nın “We Have One Heart” ve Katarina Jazbec’in “You Can’t Automate Me” filmleri yer alıyor.

Bu yıl Georges Goldenstern, Kamila Morgisz ile  Faruk Güven’den oluşan jüri karşısına çıkacak projeler arasında; yönetmen Mehmet Atan, Yunus Emre Özdemir ve yapımcı Ahmet Edebali’nin “Esma’dan Sonra”, yönetmen Hikmet Kerem Özcan ve yapımcı Öykü Canlı’nın “Hakkı”, yönetmen yapımcı Murat Pay’ın “Hayal Kuşu” yönetmen Mustafa Kara ve yapımcı: Olena Yershova Yıldız, Mustafa Kara’nın “Mevsimlerin Ardından”, yönetmen Doğuş Algünve yapımcı Burak Kaplan’ın “Ölü Mevsim”, yönetmen Eyüp Boz ve yapımcı İffet Eren Danışman Boz’unOrhan Usta”, yönetmen yapımcı Halit Eke’nin “Paryalar için Bel Kanto” ile yönetmen Kerem Kuşçu ve yapımcı Nermin Aytekin’in “Yaz Işığı” yer alıyor.

Work in Progress Platformu’nda Elma Tataragic, Aiste Račaitytė ve Serdar Can’dan oluşan jüri karşısına çıkacak projeler arasında; yönetmen Orkun Göntem ve yapımcıTanay Abbasoğlu’nun “Arka Beşli”, yönetmen Orçun Köksal ve yapımcılarAlara Hamamcıoğlu, Arda Çiltepe, Sinan Kesova’nın “Bars”, yönetmen Bekir Bülbül ve yapımcı Halil Kardaş’ın “Bir Tutam Karanfil” yönetmen Ceren Şahan ve yapımcıDilek İris’in “İç Bahçe”, yönetmen Ümran Safter ve yapımcıSuraj Sharma’nın “Kabahat” ile yönetmen Emre Konuk veyapımcı Uğur Veli’nin “Tahta Kılıç” yer alıyor.

Kurgu aşamasındaki uzun metraj film projelerinin danışmanlar eşliğinde uluslararası standartlarda geliştirilmesi için tasarlanmış olan kurgu atölyesi First Cut Lab’ın Bosphorus Film Lab bünyesinde yer alacak projeler arasında; yönetmen Maryna Er Gorbach ve yapımcı Mehmet Bahadır Er, Sviatoslav Bulakovskyi’nin

“Klondike” ile yönetmen Mesut Keklik ve yapımcı Burak Yavuz’un “Bölge” yer alıyor.

First Cut Lab’ın direktörü Matthieu Darras’ın öncülüğünde belirlenen ekipte; First Cut Lab’ın Kurgu Danışmanı Benjamin Mirguet, Cairo Film Connection Yöneticisi Chadi Zeneddine, yapımcı Marija Razgute ile First Cut Plus Yöneticisi Ilaria Gomarasca yer alıyor.

Danis Tanovic ve Carlos Reygadas İstanbul’a Geliyor

Türkiye ve dünya sinemasının en yeni örneklerini İstanbullu sinemaseverlerle buluşturacak festivalin bu yılki onur konukları Bosnalı yönetmen Danis Tanovic ve Meksikalı yönetmen Carlos Reygadas.

Oscar ödüllü Bosnalı yönetmen Danis Tanovic 24 Ekim Pazar günü masterclass etkinliği ile sinemaseverlerle buluşacak. Atlas 1948 sinemasında saat 14:00’de başlayacak olan etkinlikte usta yönetmen hem sinemaseverlerle bir araya gelecek hem de 2001’den bu yana filmografisine eklediği filmler ile edindiği bilgi ve deneyimlerini aktaracak. Carlos Reygadas ise 29 Ekim Cuma günü düzenlenecek masterclass ile sinemaseverlerle buluşacak. Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleşecek olan etkinlik saat 18:30’dabaşlayacak.

Danis Tanovic ve Carlos Reygadas’ın masterclass etkinliklerine katılım için başvurular www.bogazicifilmfestivali.com adresindeki kayıt formu doldurularak gerçekleştirilebilir.

Festivalin endüstri bölümü Bosphorus Film Lab, etkinlikleriyle endüstrinin güncel ve dikkate değer konularını profesyoneller eşliğinde katılımcılarıyla buluşturacak. Yerli ve yabancı konukların İstanbul’da buluşup etkin bir paylaşım alanının yaratılacağı Bosphorus Film Lab’da dolu dolu bir festival geçirmelerini sağlayacak.

Biletler Mobilet’te!

7 gün sürecek Boğaziçi Film Festivali’nde, film gösterimleri fiziki olarak Atlas 1948 Sineması ve Kadıköy Sineması’nda gerçekleşecek.

Festival biletleri 13.00 ve 16.00 seansları için 10 TL, 18.30 ve 21.00 seansları için 15 TL, kısa film gösterimleri ise 5 TL’den mobilet.com üzerinden satışa sunuldu.  Ayrıca biletler festival süresince Atlas 1948 Sineması ve Kadıköy Sineması gişelerinden de alınabilecek.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

TRT Ortak Yapımı “İki Şafak Arasında” İtalya’da En İyi Film Seçildi

İki Şafak Arasında, 39. Torino Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü kazandı.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

İki Şafak Arasında

TRT Ortak Yapımı “İki Şafak Arasında” filmi, Avrupa’nın önemli film festivallerinden 39. Torino Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü kazandı.

Selman Nacar’ın yönettiği, Burak Çevik ve Diloy Gülün’ün yapımcılığını üstlendiği TRT Ortak Yapımı “İki Şafak Arasında”, İtalya’nın önde gelen festivallerinden 39. Torino Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü kazandı. 26 Kasım-4 Aralık tarihleri arasında İtalya’nın Torino kentinde düzenlenen ve ana yarışmasında 12 filmin yer aldığı festivalde “En İyi Film” ödülü, “İki Şafak Arasında” filminin oldu.

“Olağanüstü yönetmenlik becerileri”

Yönetmen Selman Nacar’ın ilk uzun metrajlı filmi “İki Şafak Arasında”, festival jürisi tarafından övgüye layık görüldü. Jüri, filme ödül verme gerekçesi olarak, “Olağanüstü yazma ve yönetmenlik becerileriyle inandırıcı bir hikaye anlatmayı başaran, güldüren, duygulandıran ve şaşırtan bir film. Akıllıca, ağırbaşlılıkla yönetilen ve yeni bir büyük yeteneği ortaya çıkaran, olgun bir film.” ifadelerini gerekçe gösterdi.

Festival yolculuğu devam ediyor

2019 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında Uşak’ta dört haftada çekilen film, Kadir’in fabrikasında bir işçinin yaralanmasının ardından hayallerini, ailesini ve yaralanan işçinin eşini etkileyecek ahlaki çıkmazını konu alıyor. Film, önümüzdeki günlerde 21. Eskişehir Film Festivali ve 10. Malatya Film Festivali’nde de gösterilecek.

“İki Şafak Arasında” filminin yer aldığı festivaller ve aldığı ödüller ise şöyle:

  • 69. San Sebastian Film Festivali / İspanya (Dünya Prömiyeri)
  • 58. Antalya Altın Portakal Film Festivali (Jüri Özel Ödülü, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü, Cahide Sonku Ödülü)
  • 45. Sao Paolo Mostra Film Festivali / Brezilya
  • 9. Boğaziçi Film Festivali (En İyi İlk Film Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü)
  • 17. Free Zone Film Festivali / Sırbistan (En İyi Film Ödülü)
  • 32. Ankara Film Festivali
  • 22. Arras Film Festivali / Fransa
  • 7. Lima Semana Del Cine Film Festivali / Peru
  • 26. Gezici Festival
  • 39. Torino Film Festivali / İtalya (En İyi Film Ödülü)
Okumaya Devam Et

Festivaller

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin Kazananları Belli Oldu

Grand Pera Emek Sahnesi’nde gerçekleştirilen ödül töreniyle sona erdi.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali

4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali Grand Pera Emek Sahnesi’nde gerçekleştirilen kapanış ve ödül töreniyle sona erdi.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Sinema Genel Müdürlüğü destekleriyle Balkon Film’in organize ettiği bu yıl Hacı Bektaş-ı Veli anısına düzenlenen 4. Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin bu akşam (5 Aralık) Grand Pera Emek Sahnesi’ndeki kapanış ve ödül töreninde kazanan isimler belli oldu.

Pandemi kurallarına uygun olarak gerçekleştirilen festivalin ödül törenine T.C. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, Festival Onursal Başkanı ve Kızılay Başkanı Kerem Kınık, Halk Bankası Daire Başkanı Ahmet Sami Pancaroğlu, İranlı ünlü yönetmen Majid Majidi, Festival Direktörü Faysal Soysal, Festival Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Lütfi Şen ilesponsor kuruluşlar, film ekipleri, basın mensupları ve çok sayıda davetli katılım gösterdi. Sunuculuğunu Ezgi Büşra Çınar’ın üstlendiği gecede Hemhal Ol’anlar müzik grubu dostluğun nefesinden doğan melodilerle sahne aldı.

“Dostluk adına buradayız, hepimiz kazançlıyız.”

Gecede törenin açılış konuşmasını Festival Direktörü Faysal Soysal yaptı. 448 film başvurusu aldıklarını belirten Faysal Soysal, filmleri elemekte zorluk çektiklerini ve yarışma seçkisine sadece 19 filmi kabul edebildiklerini belirtti. Neredeyse tüm seçkilerde ödül olduğunu söyleyen Faysal, festivaldeki eserlerin yapımcılarına ve yönetmenlerine, festivali ilgi ile takip eden izleyicilere teşekkür etti. Ödül alamayan eserler olsa da “Bütün filmler kazanmıştır. Dostluk adına buradayız, hepimiz kazançlıyız” dedi.

“Böyle bir festivale ev sahipliği yapmaktan onur duyuyorum.”

Açılış konuşmasının ardından Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız konuşma yaptı. Türk sinemasının film festivalleriyle gelişeceğine inandığını söyleyen Haydar Ali Yıldız, Beyoğlu Belediyesi olarak böyle bir festivale ev sahipliği yapabilmenin büyük bir onur olduğunu belirtti.  Majid Majidi ile görüşmeleri doğrultusunda ilerleyen zamanda Türk- İran ortak yapımı merhamet temalı bir film çekilebileceğinin müjdesini veren Haydar Ali Yıldız, ellerinden gelen desteği vereceğinin altını çizdi ve “Her anlamda dostluğun, birliğin beraberliğin ve sevginin kazandığı, sinemanın da buna zemin hazırladığı bir dünya önümüzde.” dedi.

“Yaptığımız işlerden en önemlisi sanata ve sanatçıya destek olmak.”

Kızılay Başkanı Kerem Kınık da sanata ve sanatçıya destek olmanın önemini vurgulayan bir konuşma yaptı ve “Bizim işimiz insan. Bizim işimiz insanın onurunu korumak. İnsanı düştüğü yerden kaldırmayı amaç edinen insanlar olarak bence yaptığımız işlerden en önemlisi sanata ve sanatçıya destek olmak” dedi. Başta Kültür Bakanlığı olmak üzere Beyoğlu Belediyesi gibi festivale destek veren bütün sponsorlara, jüri üyelerine ve Faysal Soysal’a teşekkür etti.

“Kültür anlamında birinci önceliğimiz sinema…”

Gecede Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan da konuşma yaptı. Kültür Bakanlığının hedefinin kültürü anlatmak olduğunu vurgulayan Demircan, Türkiye’de gerek diziler gerek filmler gerekse de festivaller açısından bakıldığında buna uygun bir zemin olduğunu belirtti. Kültür anlamında birinci önceliğin sinema olduğunun altını çizen Ahmet Misbah Demircan, “Çünkü sinema hem aktarıyor hem eğitiyor hem de öğretiyor” dedi.

Festivalin dördüncü yılında 50 farklı ülkeden 448 eser yarışmaya başvuru yaptı. Yarışma kapsamında toplamda 110 Bin lira ödül dağıtıldı. Bu yıl başkanlığını yönetmen Atalay Taşdiken’in üstlendiği Kosovalı yönetmen Isa Qosja, Gürcü yönetmen George Ovashvilli, oyuncu Serdar Orçin ve akademisyen Nazlı Eda Noyan’dan oluşan jüri üyelerinin değerlendirdiği “Yarışma Kategorisi”nde “En İyi Film ” ödülünü “Death Locked Out” adlı yapımıyla Amir Karami aldı. Ödülü jüri başkanı Atalay Taşdiken verirken ödül gerekçesini “Zor bir temayı aşkla harmanlayan, yüreğimizi ısıtan güçlü sinematografisi ve olağanüstü oyunculuğu” olarak açıkladı

20 bin lira değerindeki “Özel Jüri” ödülünü “The Bathtub” filmiyle Sergi Marti Maltas verildi. Ödülü filmin oyuncusu Abel Folk aldı. Folk’a ödülünü Kosova sinemasının değerli yönetmeni Isa Qosja ve Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız takdim etti.

Kızılay İnsani Bakış” ödülünü “The Poor People” filmiyle Lolita Naranovich ile “Koçber” filmiyle Murat Kılıç aldı. Ödülü takdim eden Majid Majidi dostluğun varlığının öneminden bahsederek, festival için temennilerini iletti.

Hacı Bektaş-i Veli Dostluk Ödülü ise “Street Poet” filmi ile Samgar Rakym’e, Lütfi Şen tarafından takdim edildi. Lütfi Şen çağın vahşiliğinden bahsederek, “İnsan olmak için tabiata ve toprağa dost olmak lazım, kendimize dost olmak lazım. Bunu yapmazsak bu güce tapınmanın sonu olarak insan kendi kendini yok edecek” dedi.

Festivalde ayrıca “Mansiyon Ödülleri” “Nina” filmiyle Hristo Simeonov ve “Emergency” filmiyle Maryam Esmikhani’ye verildi.

Yarışma bölümündeki bir Türk filmi yönetmenine sonraki filminde kullanılmak üzere verilen 20 bin lira değerindeki “Post-Prodüksiyon Destek Ödülü” ise “Lal” filmiyle Gökalp Gönen’e verildi.

Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin dördüncü yılında Onur Ödülü, Türk sinemasının yıldızlarından Selda Alkor’a Danışma Kurulu üyesi Aybars Bora Kahyaoğlu tarafından takdim edildi. Ödülünü alan Selda Alkor iki yıl pandemi arasından sonra kendisini ilk kez evden çıkaranın “dostluk” olduğunu belirterek, “Dostluk benim için çok önemli. Sosyal medyadan güne “Günaydın gönül dostlarım” diye başlarım. Benim hiç tanımadığım çok gönül dostum vardı. Dostluk son zamanlarda kaybettiğimiz çok önemli bir değer. Çok arkadaşınız olur ama dostunuz azdır” dedi ve dostluk ödülünü almaktan büyük onur duyduğunu söyledi. Alkor sözlerini Yunus Emre’nin şu sözleriyle tamamladı; İncitme dostun kalbini, tamir edecek usta yok. Soldurma gönül gülünü; sulamaya ibrik yok. 

Uluslararası Kızılay Dostluk Kısa Film Festivali’nin diğer Onur Ödülü ise Engin Ayça’ya Danışma Kurulu üyesi Gülnaz Gökçen tarafından takdim edildi. Ödül alan Engin Ayça birlikte yaşadığımız her şey ile dostluk içinde olmak gerektiğini belirterek, ödülü özellikle yakın çevresi, ailesi ve can dostu eşi Gülsen Tuncer için aldığını dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Gezici Festival Sinoplu Sinemaseverlerle Buluştu

Gezici Festival yolculuğuna devam ediyor.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Gezici Festival

26. Gezici Festival 26 Kasım’da Ankara’da başladığı yolculuğunun ikinci durağı Sinop’a veda etti. Ankara Sinema Derneği tarafından T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen Gezici Festival bugün yolculuğunun son durağı Kastamonu’da sinemaseverlerle buluşacak.

26. Gezici Festival Sinop Belediyesi’nin desteğiyle 3 Aralık’ta Sinop Halk Eğitim Merkezi’nde gösterimlerine başladı. “Anadolu Leoparı” filminin gösterimiyle Sinop’a merhaba diyen festival, izleyicilere sinemayla dolu bir hafta sonu yaşattı.

“Anadolu Leoparı” filminin gösterimi sonrasında yönetmen Emre Kayiş ve filmin oyuncularından İpek Türktan izleyicilerin sorularını yanıtladı. Emre Kayiş, filmdeki zaman ve mekânın belirsizliğinin nedeni sorulunca; “Film bir çöküş hikâyesi, bunu mümkün olduğunca soyutlaştırıp, güncel politik olup bitenin de bir noktasına değdiren ama temelde daha evrensel bir şey yapmak hayaliyle mümkün olduğu kadar zamansız mekânsız bir hale getirmeye çalıştık. Filmin güncelde işgal ettiği yer tabii ki önemli, ama 30 sene sonra izlendiğinde ki belki o zaman Türkiye’nin politik durumu ve her şey çok daha değişik olacak, tahayyül bile demiyoruz geleceği, filmin geçmişe bakıldığında yine aynı şekilde bu çöküş hikâyesini evrensel karakterlerle anlatabilmeyi becerebilmesini hedeflediğim için zaman ve mekânı muğlak hale getirmeye çalıştım,” dedi.

4 Aralık günü ise Necip Çağhan Özdemir imzalı “Bembeyaz”, Yohan Manca yönetmenliğindeki “Kardeşlerim Ve Ben / La Traviata, My Brothers And I”, “İki Şafak Arasında” ve “Kerr” filmleri izleyiciyle buluştu. “İki Şafak Arasında” filminin gösterimi sonrası yönetmen Selman Nacar ve oyunculardan Burcu Gölgedar izleyici karşısındaydı. Selman Nacar söyleşide “Bir film tabii ki bazı sorular soruyor. En nihayetinde seyirci de bazı soruların cevaplanmasını bekliyor. Burada bazı cevaplanmayan sorular var. Bunları bilerek cevaplamadım. Filmde cevaplardan daha büyük bir mesele olduğunu düşünüyorum. Benim için makinalar arasında sıkışan hayatları, acıları anlatan bir film. Filmde bütün sahneler tek plan. Sekiz, dokuz dakikalık sahnelerde de kesme yok. Bunu iki sebepten yaptım aslında. Birincisi; plan sekans çektiğiniz zaman filmin zamanı gerçek zamana yakınlaşan bir hisse dönüşür, buna dönüşsün istedim. Akan, ritmi olan bir film yapmak istedim ama bu akış içerisinde de seyirciye hissettirmek istedim bu geçen zamanı. İkincisi de uzun planlarda kamerayı objektif bir yere konumlandırarak seyirci aslında bu hikâyeye tanık olsun istedim,” dedi.

“Kerr” filminin gösterimi ise yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ve yapımcı Vildan Erşen’in katılımıyla gerçekleşti. Film sonrası yapılan söyleşide filmdeki kadın karakterin neden az olduğuna dair gelen soruyu Tayfun Pirselimoğlu “Bu filmi yapma nedenlerimden bir tanesi de tüm dünya olarak memleket olarak çıldırdığımızı düşünmem, delilik halinde yaşadığımıza dair derin bir inancım var. Bu delirme, bu akıldışı halin içerisinde kıvranan insanlar olarak, şimdi daha çok sizin gözleminizden yola çıkarak söylüyorum, bu erkeklerin sahip olduğu dünyanın delirmesi. Dünyayı bu hale getirenler daha doğrusu erkekler. Açıkçası bunun üzerine kurmadım ama sizin söylediğiniz şeyden yola çıkarak böyle bir noktaya vardığımı söyleyebilirim. Filmde aslında görünen tek bir kadın var, farklı yüzleri olan bir kadın. Adamın etrafındaki ne olup bittiğini anlayamayan, şaşkınlık içerisindeki nispeten karikatür tiplerin içerisinde ne yaptığını en çok bilen karakter olarak duruyor bu kadın. Ona özel bir önem atfettiğimi söyleyebilirim,” diyerek cevaplandırdı.

Gezici Festival Sinop’a Veda Etti!

Gezici Festival’in Sinop’taki son günü Tuncel Kurtiz’in Sürgün Yılları’na ait iki özel film; “Saç” ve “Bebek”in gösterimleriyle başladı. 

Günün ikinci filmi “Diyalog” gösterimi sonrasında yönetmen Ali Tansu Turhan, yapımcı ve senaristlerden Burcu Uğuz, yardımcı yönetmen Osman Sarp Altay ve DIT Müge Alper izleyicilerle buluştu. Söyleşide Burcu Uğuz, “Aslında üç kişi yazdık bu senaryoyu. Üçlü çalışmanın kuvvetlendirici etkisi olmuştur. Her karaktere herkesten bir şey katmak istedik ki izleyiciler hepsinde kolayca özdeşlik hissi bulabilsinler. Yönetmenle beraber senaryoyu yazabiliyor olmanın da çok katkısı oldu. Senaryoyu yazıp birine teslim etmektense yazarken kurgusunu dahi düşünmek çalışma halini keyifli kıldı,” derken; Ali Tansu Turhan, “Biz ilişkinin başını ve sonunu anlatmayı tercih ettik. Çünkü başlangıçlar ve bitişler çok özgün olabiliyor ama ortadaki dertler, kavgalar, ilişkinin gelişimi daha paralel oluyor. Orta kısmı anlatmamayı tercih etmemizdeki asıl amaçsa; orayı seyircinin filme katacağı bir anlam boşluğu olarak bırakmaktı. Aslında seyirciye kendi tanışmasını ve ayrılığını hatırlattığımız bir yerden orta kısımları da kendi deneyimiyle hafızasından çıkararak filmin anlam çeşitliliğini artırmaya çalıştık,” dedi.

“Okul Tıraşı” filminin gösterimi ise yönetmen Ferit Karahan, senarist Gülistan Acet ve oyuncu Melih Selçuk’un katılımıyla gerçekleşti. Gülistan Acet senaryo yazım sürecini şöyle özetledi: “Çok uzun, çok zor, ağlayarak geçirdiğimiz bir çalışma evresi oldu bizim için. Hatta Ferit’in zaman zaman vazgeçtiği, ben bunu yapmayacağım dediği, yaşadığı travmaların üstüne gitmekte kendinde yeterince cesaret ve güç bulamadığı zamanlar oldu. Ama ben o zaman da şimdi de çok dolu ve çok ihmal edilmiş bir mekân ve bir konu olduğu, eğitim sisteminin hiç sorgulanmadığı ve bu kadar problemli olduğu bir yerde, pirüpak bu kadar bakir duran, işlenmemiş bir şeyin üstüne gitmek gerektiğini düşünüyordum. Ferit hikâyeyle yeniden barıştı ve uzun yıllar artı 7 günde çıkardık bu hikâyeyi.

Filmdeki direniş biçimleriyle ilgili gelen soruyu Ferit Karahan “Baskıcı toplumlarda bu aile olur, devlet olur, fabrika olur, yalanın bir yalan değil direniş biçimi olduğunu düşünüyorum. İnsanlar aslında öylesine yalan söylemezler, yaşamak için yalan söylerler. Bu anlamda pasif bir direniş vardı. Gerçekçi bir direnişin yatılı okul gerçeğine uymadığını biliyorum. Kendimin de altı yedi yıl boyunca okuduğum okulda da gördüğüm üzere direniş yoktu. Bu bir üçleme. Üçlemenin ilk filmi. Üçlemenin ikinci filminin daha direniş odaklı bir film olacağını öngörüyorum,” diye cevapladı.

Gezici Festival, Sinop’a “Zuhal” filminin gösterimiyle veda etti. Filmin gösteriminin ardından yönetmen Nazlı Elif Durlu ve yapımcı Anna Maria Aslanoğlu izleyicilerin sorularını yanıtladı. Nazlı Elif Durlu söyleşide; “Kadın erkek ayrımı yaparak yazmadık senaryoyu. Ortak yazarım da bir erkek. Daha gerçekçi olan yerden yazıldı, kişisel deneyimlerimizin katkısı vardır diye düşünüyorum. Apartmandaki her evin içerisinde de ayrıca bir dert vardı. Genelde kadınlara odaklanmaya çalıştık, farklı faklı sınıflardan farklı farklı dertleriyle kadınlarla buluşmalar var aslında,” dedi.Gezici Festival yolculuğuna Kastamonu’da devam ediyor. Bu akşam Kastamonu izleyicisi ile Kastamonu Üniversitesi Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda buluşacak festival 8 Aralık’ta sona erecek.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler