Arabam Şekil, Önümden Çekil

Eleştiri

yazar_serkanbastimar_

Seyirciyle buluştuğu 2001 yılından beri yamaçtan süzülen kar topu gibi hızlanan ve büyüyen Hızlı ve Öfkeli serisi, son filmi ile gecikmeli de olsa sevenleriyle buluştu.

Paul Walker’in ölümüyle hevesi kursağında kalan serinin hayranları, senaryonun alternatif bir versiyonunu izlemenin korkusunu yaşıyordu. 2013’te başlayan ve nihayet 2015’te sinema salonlarına uzanan bu zorlu yolculuk iyi bir şekilde tamamlandı. Caleb ve Cody Walker kardeşlerin ağabeylerinin dublörlüğünü yapmasıyla hem yapımcılar hem de seyirciler muradına erdi.

Yönetmen koltuğuna bu defa Testere, İnsidious serileri ve Conjuring gibi korku filmlerinden tanıdığımız James Wan’ın oturduğu Furious 7, iddialı bir yapım olmuş. Üstelik bu iddia tek kulvarda değil. Dev bütçeli yapım milyon dolarlık 4 tekerlekli oyuncakları, havada, karada ve yer altında sınır tanımayan aksiyonu ve popüler müzikleri ile seride kendine özel bir yer edinmiş.

Film, neredeyse tüm bölümlerde oynayan isimlerin aynı kadroda buluşmasıyla adeta gövde gösterisinde bulunuyor. Vin Diesel, Paul Walker, Dwayne ‘Rock’ Johnson, Michelle Rodriguez, Tyrese Gibson, Jordana Brews gibi isimlere nihayet klasına yakışan bir aksiyonda kendine yer bulan Jason Statham ve ‘Yaşlı Kurt’ Kurt Russel eşlik ediyor.

Bir intikam hikayesine dayanan öyküde, kardeşinin geçen bölümde dökülen kanını yerde bırakmak istemeyen Deckard Shaw (Jason Statham), geniş bir coğrafyaya yayılacak bir sürek avına girişiyor. Hedefinde ise Dominic Toretto (Vin Diesel) ve çetesi var. Bu hikayeye bir de ‘Tanrının Gözü’ adlı çok gizli takip sisteminin peşine düşen FBI da katılınca suçlu, işbirlikçi ve devlet üçgeninde bir aksiyon silsilesi ortaya çıkıyor.

Japonya, Azerbaycan, Amerika, Arabistan ve adını sayamayacağımız memleketlerde, dozu ve şekli değişen aksiyon, zaman zaman izleyenlere ‘yok artık’ dedirtiyor. Hipnotize edilmiş şekilde izlediğimiz Furious 7, kıvamında esprileri, azaltılmış bikinili kızları ve sert dövüş sahneleri ile serinin en serti olmaya da aday.

Anti kahraman rolünde kadroya dahil olan Jason Statham’i Guy Ritchie’nin Revolver’inden sonra takip etmeyi bırakmıştım. Bu filmdeki rolüyle kendisini yeniden zevkle seyredebilme imkanı bulmak güzeldi. Vin Diesel ve Dwayne Johnson’un gittikçe şişen vücutları ise epey iticiydi, bunu ititraf etmek gerek. Hele ki Diesel’in kasları yüzünden yürüyemez hale gelmesi çok üzücü. Sopa yutmuş gibi tüm film boyunca ağır çekimde yürüdü durdu. Paul Walker’i son bir defa daha görmekse buruk bir sevince gark etti bizi. Rahmetliyi tüm film boyunca nasıl bir sahnede ‘öldürecekler’ diye merak ettim durdum. Neyse ki son vedasını edip öyle gitti.

Modifiye araç tutkunları bu filmi sevmeyebilir, daha doğrusu filmden tatmin olmayabilir. Zira Furious 7’de arabalar amaç değil ‘araç’ olmuş Yani karakterler arasında doğru düzgün bir diyalog bie yok bu konulara dair. Çetemiz onlarca lüks aracı aksiyon uğruna haşat edip duruyor film boyunca.

Özetle, Furious 7, ses sistemi güzel, devasa perdeli bir salonda 137 dakika boyunca izlenecek bir aksiyon-dövüş filmi. ‘Expendablesvari’ kadro size rekabet, dövüş, kovalamaca ve adrenalin vaad ediyor. Herkesin yuva kurma zamanı geldi mesajıyla sonlanan film aynı zamanda sanki bir vedanın ya da serinin başka oyuncularla devam edeceğinin sinyallerini veriyor.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up