Bizimle İletişime Geçin

Festivaller

32. Ankara Film Festivali Ulusal Yarışma Filmleri Belli Oldu

4-12 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 32. Ankara Film Festivali Ulusal Yarışma filmleri açıklandı.

Yayınlandı

tarihinde

32. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Uzun Film, Belgesel Film ve Kısa Film dallarında yarışma heyecanı yaşayacak filmler belli oldu.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı (Dünya KİV) tarafından 4-12 Kasım tarihleri arasında Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gerçekleşecek 32. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Uzun FilmBelgesel Film ve Kısa Film dallarında yarışma heyecanı yaşayacak filmler belli oldu.

Akademisyenler Fulten Larlar ile İclal Can Gürbüz ve DünyaKİV Başkanı İrfan Demirkol’dan oluşan ön seçici kurul Ulusal Uzun Film Yarışması’na başvuran 55 film arasından yarışacak 10 filmi belirledi. Değerlendirme sonucu; Emre Kayiş yönetmenliğindeki “Anadolu Leoparı”Fikret Reyhan imzalı “Çatlak”Erdem Tepegöz’ün yönettiği “Gölgeler İçinde”Selman Nacar’ın yönettiği “İki Şafak Arasında”Erkan Tahhuşoğlu imzalı “Koridor”Muhammet Çakıral’ın yönettiği “Lacivert Gece”Ferit Karahan’ın yönettiği “Okul Tıraşı”Aydın Orak’ın yönettiği “Sabırsızlık Zamanı”Çağıl Bocut’un yönettiği “Sardunya” ve Tufan Taştan’ın yönettiği “Sen Ben Lenin” adlı filmler Ulusal Uzun Film Yarışması’nda yarışacak.

50.000 TL değerindeki En İyi Film Ödülü ve ilk filmlere verilen 20.000 TL değerindeki Mahmut Tali Öngören En İyi İlk Film Ödülü’nün de yer aldığı 12 kategoride ödüllere akademisyen ve medya sanatçısı Andreas Treske, sanat yönetmeni Meral Efe Yurtseven, oyuncu Selen Uçer, yönetmen Seren Yüce ile yazar ve yönetmen Vecdi Sayar’dan oluşan ana jüri karar verecek. SİYAD En İyi Film Ödülü’ne karar verecek SİYAD jürisi ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Yarışmaların kazananları 12 Kasım akşamı düzenlenecek Kapanış ve Ödül Töreni’nde sahiplerini bulacak.

ULUSAL UZUN FİLM YARIŞMASI

Yarışmaya seçilen 15 film, oyuncu Alican Yücesoy, senarist ve yönetmen Banu Sıvacı ile senarist, yönetmen Müfit Can Saçıntı’dan oluşan ana jüri tarafından değerlendirilecek.

Anadolu Leoparı / Emre Kayiş

Çatlak / Fikret Reyhan

Gölgeler İçinde / Erdem Tepegöz

İki Şafak Arasında / Selman Nacar

Koridor / Erkan Tahhuşoğlu

Lacivert Gece / Muhammet Çakıral

Okul Tıraşı / Ferit Karahan

Sabırsızlık Zamanı / Aydın Orak

Sardunya / Çağıl Bocut

Sen Ben Lenin / Tufan Taştan

ULUSAL KISA FİLM YARIŞMASI

Aynı Gecenin Laciverti / Nuri Cihan Özdoğan

Belki Bir Gün Gideriz / İnan Erbil

Binbir Gece / Mahsum Taşkın

Bir Annenin Sonatı / Fehmi Öztürk

Buz İçin Çığlık / Emir Aytemür

Güzel Havalar / Okan Aygün

Hasat / Ömer Faruk Yardımcı

Hemnefes / Abdullah Şahin

İnşaattaki / Doğan Belge

Konsensüs / İlker Köklük

Med Cezir Tango / Meriç Atalar, Isabel Loyer

Plastik Rüya / Merve Bozcu

Stiletto / Can Merdan Doğan

Teslimat / Doğuş Özokutan

Yara / Onur Güler

ULUSAL BELGESEL FİLM YARIŞMASI

Ulusal Belgesel Film Yarışması’na bu yıl gelen 103 başvuru arasından seçilen 11 film arasından, belgesel yönetmeni Güliz Sağlam, belgesel yönetmeni Mustafa Ünlü ile akademisyen Özgür Yaren’den oluşan ana jüri 20.000 TL değerindeki En İyi Belgesel Ödülü’nün sahibini belirleyecek.

Araya Korona Girmeseydi… / Zafer Sevener, Sibel Sümer

Baba Ne Oldu? / Fevzi Baran

Bekleyiş / Aslı Akdağ

 Doğu’nun Işığı / Mehmet Emin Öztürk

Habitus of Self “alçak sesle” / Kurtuluş Özgen

Haymatlos / Mustafa Aydın

Merhaba Canım / Ulaş Tosun

Muhtaç / Mehmet Emre Battal

Sıcak Yatak / Doğuş Algün

Tipi / Metin Avdaç

Yaramaz Çocuklar / Ahmet Necdet Çupur

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Festivaller

Lacivert Gece Filminin Ekibi Boğaziçi Film Festivali’nde İstanbullu İzleyicilerle Buluştu

Film ekibi, İstanbul prömiyeri sonrası izleyiciyle buluştu.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan Lacivert Gece filminin ekibi, İstanbul prömiyeri sonrası izleyiciyle buluştu.

Ulusal Uzun Metraj Yarışma filmlerinden olan, Muhammet Çakıral’ın yazıp yönettiği Lacivert Gece filminin festivaldeki ilk gösterimi, 25 Ekim Pazartesi, Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirildi. Film sonrası düzenlenen söyleşiye senarist ve yönetmen Muhammet Çakıral, oyunculardan Cansu Fırıncı, Güliz Gençoğlu, Metin Coşkun ve Yalın İşnel katıldı. Söyleşinin moderatörlüğünü ise sinema yazarı Gökşen Aydemir gerçekleştirdi.

İstanbul’da ilk kez seyirci karşısına çıkan Lacivert Gece, işsiz bir futbol antrenörünün, geçim sıkıntısı nedeniyle maden ocağında çalışmaya başlaması ve daha sonra, maden kazası nedeniyle mücadele etmek zorunda olduğu hukuki süreci anlatıyor. Söyleşi için sahneye çıkan ekip alkışlar eşliğinde karşılandı ve ilk sözü yönetmen Muhammet Çakıral aldı.

Filmde Bir Kuşak Çatışması da Görüyoruz

Çakıral, filmin oluşum süreci hakkındaki soruya, hikaye yazarı olduğu bilgisiyle cevap verdi ve daha önce Zonguldak’ta bir film çektiklerini, bu film sırasında orada bulunan insanların bir maden filmi çekmeyi düşünüp düşünmediğini sorduğunu söyledi. Başta bu işin zor olacağını düşündüğünü söyleyen Çakıral, bir olaya tanıklık ettikten sonra futboldan yola çıkarak, baba oğul ilişkisi üzerinden kurguladığını dile getirdi. Çakıral, “Bu filmde bir ailenin düştüğü zor durum ve baba oğul, yani kuşak çatışması görüyoruz. Ekonomik sıkıntılar üzerine oğul, babası istememesine rağmen madende çalışmaya başlıyor. Bu mücadelenin kaynağı da yine çok etkilendiği babası…” dedi.

Kendi Kişisel Hayatımla Kesişmeler Vardı

Başrol oyuncusu olan ve Semih karakterini canlandıran Cansu Fırıncı, rolüne nasıl hazırlandığı sorulması üzere, kendi hayatından örnekler verdi ve rolün futbol tabiriyle ayağına oturduğunu söyledi. Küçükken futbol oynadığını ve ailesinin çoğunun hala madencilik yaptığını ileten Fırıncı, “Kendi kişisel hayatımla kesişmeler vardı ve bu durum, hem karakteri, hem rolü daha kolay anlamamı sağladı.” diyerek sözlerini bitirdi.

Söyleşiye katılan usta oyuncu Metin Coşkun ise, filmi ve senaryoyu çok beğendiğini, diğer oyuncu arkadaşlarının hepsinin çok iyi performans sergilediğini söyledi. Film ve kendi rolüne hazırlık süreci de sorulan Coşkun; “Bir meseleyi tartışmaya açan filmler artık pek yapılmıyor, bu açıdan filmin önemi çok büyük. Benim rolüme gelince de baba rolünü oynamak zor olmadı.” dedi.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı’nın destekleri ve Beyoğlu Belediyesi’nin Kurumsal Ev Sahipliği’nde Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 9. Boğaziçi Film Festivali, sektörün birbirinden değerli isimlerinin yanı sıra dünya çapında sinema profesyonellerini İstanbul’da ağırlamaya devam ediyor. Filmler ve etkinlikler hakkında detaylı bilgiler ile tüm sinema salonlarındaki gösterimler www.bogazicifilmfestivali.com internet sitesi ve festivalin sosyal medya hesaplarından takip edilebilir.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Uluslararası Distopya Film Festivali’nin Akademi Bölümü Panelistleri Belli Oldu

Bu yıl 10-12 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bu yıl 10-12 Aralık tarihleri arasında ilk kez sinemaseverlerle bir araya gelecek olan Uluslararası Distopya Film Festivali’nin Akademi Bölümü’nde “Distopya-Teorik ve Eleştirel Yaklaşımlar” başlığı altında dokuz ayrı konuşmacının yer alacağı paneller dizisi düzenlenecek.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları BKM Mutfak destekleriyle, Uluslararası Bağımsız Sinema ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen Uluslararası Distopya Film Festivali’nde kısa film yarışması, film gösterimlerinin yanı sıra akademi kapsamında uluslararası isimlerin yer alacağı “Distopya-Teorik ve Eleştirel Yaklaşımlar” başlığı altında paneller gerçekleşecek.

10-12 Aralık tarihleri arasında dünyanın prestijli üniversitelerinden akademisyenlerin katılacağı panellerde disiplinlerarası bir çerçevede distopya kavramının kuramsal olarak ele alınacak.

Festivalin akademik danışmanlığını gerçekleştiren Oxford Üniversitesi’nden; Festival Akademik Danışmanı ve Oxford Üniversitesi’nden Dr. Emrah Atasoy “Distopyanın Tanım Sorunu”, Bologna Üniversitesi’nden Prof. Dr. Raffaella Baccolini “Distopyada Umut ve Toplumsal Cinsiyet”, Limerick Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tom Moylan “Distopya Çağında Ütopyanın Peşinde”, Zürih Üniversitesi’nden Doç. Dr. Simon Spiegel “Sinemada Ütopyalar ve Distopyalar”, Nottingham Trent Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Heather Alberro “Çevresel Yıkıma Ütopik ve Distopik Yanıtlar”, Boğaziçi Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Burcu Kayışcı Akkoyun “Distopya Yazınında Metinlerarası Diyaloglar”, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Emrah Suat “Sinemada Distopik Unsurlar: Stanley Kubrick”, Florida Üniversitesi’nden Doktora Öğrencisi Burcu Küheylan “Tekno-Distopyada Kadın Temsili” ve Londra Royal H. Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gregory Claeys “Eko-Distopya’dan Çıkış Yolları” konularıyla yer alacaklar.

Okumaya Devam Et

Festivaller

Bağlılık Hasan Film Ekibi 9. Boğaziçi Film Festivali’ne Konuk Oldu

Semih Kaplanoğlu’nun yönettiği Bağlılık Hasan, 9. Boğaziçi Film Festivali’nde İstanbul seyircisiyle buluştu.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Bağlılık Üçlemesi’nin ikinci filmi olan, Semih Kaplanoğlu’nun yönettiği Bağlılık Hasan, 9. Boğaziçi Film Festivali’nde İstanbul seyircisiyle buluştu.

9. Boğaziçi Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Yarışma Filmleri’nden olan, Semih Kaplanoğlu imzalı “Bağlılık Hasan” filminin 9. Boğaziçi Film Festivali’ndeki ilk gösterimi ekip katılımıyla gerçekleşti. Gösterim sonrası ekibin katılımıyla bir söyleşi düzenlendi. Söyleşiye, filmin yönetmeni Semih Kaplanoğlu, başrol oyuncuları Umut Karadağ ve Filiz Bozok’la birlikte görüntü yönetmeni Özgür Eken katıldı. Söyleşinin moderatörlüğünü ise festivalin ulusal film programcısı Ebubekir Elkatmış gerçekleştirdi.

Semih Kaplanoğlu’nun Bağlılık üçlemesinin ikinci filmi olan ve Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yarışarak dünya prömiyerini yapan Bağlılık Hasan, babasından miras kalan tarlasını işleterek geçimini sağlayan, Hac yolculuğu hakkı elde etmesi üzerine geçmiş hesaplaşmalarını yapan ve vicdani ikilemler yaşayan Hasan adlı karakterin hikayesini anlatıyor. Filmin gösterimine ilgi büyüktü ve izleyiciler, ekibi alkışlar eşliğinde karşıladı. Gösterim öncesinde de seyirciyi selamlayan ekip, film sonrası izleyicilerin sorularını yanıtladı.

Sinemaya Dönmek Heyecan Verici

Semih Kaplanoğlu, sözlerine 74. Cannes Film Festivali deneyiminin sorulması üzerine başladı. Pandemi nedeniyle iki yıllık biriken filmlerin arasından süzülüp seçildiklerini ve bunun daha değerli olduğunu söyledi. Kaplanoğlu sözlerine; “Bizim için sinemaya dönmek, iki sene sonra salonlara dönüyor olmak ve seyirciye kavuşmak harika. Filmin oradaki ilk galası çok heyecan vericiydi. Hem oyuncularımız, hem ekip için çok iyi tepkiler aldık. Orada olmuş olmaktan dolayı çok mutluyuz.” şeklinde devam etti.

Oyuncular dışında, rüzgarın da adeta bir oyuncu gibi filmde yer almasının sorulması üzerine Kaplanoğlu; “Ben bir mekana girdiğimde, o mekanın sesi, rengi, ışığı, ağaçları, nesneleri, eşyası, yani kısacası her şeyine bakıyorum.” dedi. Bağlılık filmi için mekan araştırması yapmaya gittiklerinde rüzgardan ve sesinden çok etkilendiklerini, filmden kopamayacak bir unsur olduğunu fark ettiklerini belirtti.

İnsanın İçindeki Hakikati Arayan Biriyim

Kaplanoğlu, hikaye anlatımına dair gelen bir soru üzerine, “İnsanın hakikati, hem sıra dışında, hem entelektüel yaşamda, hem sıradan insanlarda yer alıyor ve içerideki hakikat hiç değişmiyor. Ben de o hakikati görmek ve paylaşmak derdinde olan birisiyim.” dedi ve üçlemenin son filminin Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanını adapte etmeye çalışan bir yazar hakkında olacağının müjdesini verdi.

Söyleşiye katılan başrol oyuncularından Filiz Bozok, ilk sinema filminin Bağlılık Hasan olduğunu ve Semih Kaplanoğlu’nun mükemmel bir yönetmen olduğunu söyledi. Bozok, filmin gücünün ise Kaplanoğlu vizyonundan geldiğini belirterek; “Sıradan insanların sıradan hayatlarını, sıradan olayları, Semih Hoca’nın doğayla beraber muhteşem anlatabilmesi işin esas büyüsü.” dedi. Bir diğer başrol oyuncusu Umut Karadağ, “Semih Kaplanoğlu benim üçüncü okulum diyorum ben hep. Çok çalıştım ama sete başlayınca daha farklı buluşlar da oldu elbette. Çalışmaya başladığımızda daha da tamamlamam gereken şeyler oldu. Hayata bakışımı değiştiren, beni rahatlatan hocamdır, okulumdur kendisi.” dedi ve bütün ekibe teşekkür ederek sözlerini bitirdi.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkıları, TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı, Global İletişim Ortağı Anadolu Ajansı’nın destekleri ve Beyoğlu Belediyesi’nin Kurumsal Ev Sahipliği’nde Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 9. Boğaziçi Film Festivali, sektörün birbirinden değerli isimlerinin yanı sıra dünya çapında sinema profesyonellerini İstanbul’da ağırlayacak. Filmler ve etkinlikler hakkında detaylı bilgiler ile tüm sinema salonlarındaki gösterimler www.bogazicifilmfestivali.com internet sitesi ve festivalin sosyal medya hesaplarından takip edilebilirler.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler