30 Yıl Sonra Yeniden; Kötü Ruh

Dünya

Korku sinemasının kült filmlerinden “Evil Dead” (ülkemizdeki adı ile Kötü Ruh), 30 yıl aradan sonra yeni uyarlamasıyla izleyicisinin beğenisine sunuldu.

evil-dead-red-band-full-trailer

Sam Raimi yönetimindeki 1981 yılında çevrilen ilk film, içerdiği yoğun şiddet öğeleri ve abartılı sahneleri ile uzun süre pek çok ülke tarafından ambargoya uğramıştı. Özellikle 70’lerin ikinci yarısından sonra sayıları bir anda artmaya başlayan ve genelde oldukça dar bir kitleye hitap eden istismar sineması furyası döneminde çekilen ilk sürüm, oyunculuk ve görsellik bakımından amatör ruhu ile ön plana çıksa da, (belki de filmi cazip kılan bu etkenlerdi) kısa sürede “underground” bir izleyici kitlesi oluşturmuştu etrafında.

Uruguaylı yönetmen Fede Alvarez’in çektiği 2013 yapımı Evil Dead’ın başrollerinde Jane Levy, Lou Taylor Pucci ve Shiloh Fernandez yer alıyor. Yeni versiyon olarak lanse edilerek görücüye çıkan filmler, ister istemez aradan geçen uzun yıllar boyunca meydana gelen değişimlerden etkilenerek, esinlendikleri eserlerden oldukça farklı hüviyete bürünebilirler. Filmin 2013 versiyonu da bu etkilenmelerden nasibini almış. 1981 yılındaki olaylar sıradan bir arkadaş grubu içinde resmedilirken, yeni versiyonda yarı ailevi bir ortam kurgulanmış. Bu bağlamda alışılagelmiş gençlik hikâyelerinin yapay atmosferinin yanında, karakterleri ayakları yere daha sağlam basıyormuş gibi gözüken fakat bazı sahneleri ile istismar kapısını yine açık tutan bir ortam mevcut.

İlk filmdeki sinek vızıltılı jenerik, bu versiyonda da kendine yer bulmuş. 1981 versiyonunda açılış sahnesinden itibaren ana tema işlenmeye başlarken, yeni halinde epey kanlı bir açılışın akabinde, iki kardeş arasında geçen ailevi ilişkilere yer verilmiş. Madde bağımlısı Mia filmin ana karakteri olarak kendine yer buluyor. Olayların gelişimi ise biraz basit. Şöyle ki film içinde esrarengiz olaylara sebebiyet veren kitaba karşı Eric adlı karakterin, sanki “film başlasın” kıvamındaki abartılı ilgisi, olayları zorla başlatma gayreti gibi anlaşılıyor. İlk filmin oldukça düşük bütçesi, kısıtlı imkânlar içinde, daha orjinal sahnelerin çekilmesine imkân tanırken, yenisinde pek fazla özgün sahne yer almıyor. David karakterinin, filmin sonlarına doğru bir anda elektomekanik uzmanı kesilerek, kardeşi için kurduğu düzenek, pekte ilgi çekici değil. Kapanış ise ilk filmdekinin aksine, bir devam filminin müjdesini vermiyor. Özellikle kült film statüsünde kabul edilen yapımların, yeniden çevrimlerinin izleyici tarafından fazla kabullenilmediğini, aynı türde birkaç yıl evvel vizyona giren “Elm Sokağı Kabusu” adlı film örneğinde de görmüştük.

Her ne kadar görünmeyen kötülüklerin anlatıldığı bir film olsa da, inanç konusuna hiç yer verilmemiş. Saklı güçlerin içinde, materyalist bir dil kullanmak, pek çok Hollywood filmi için sıradan bir hal.

Yazının başlığında Türkçe isim olarak Kötü Ruh yazılsa da, bazı yerlerde filmin adı olarak Şeytanın Ölüsü kullanılıyor. Videokaset furyasının yaygın olduğu dönemlerde ülkemizde de ilgi gören film için yapılan Türkçe dublaj, başarısı ve ilginçliği ile hala akıllardaki yerini koruyor.

İlk üç filmin sadık izleyicisi ile korku türünün ileri düzey meraklılarına hitap eden bir film Evil Dead.

Filmarasıdergisi

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up