2010’dan Sonra Çekilmiş En İyi 25 Film

Genel Liste Manşet

Kuşkusuz ki sinemanın her dönemi, tarihin vazgeçilmez birer parçası oldu. Teknoloji çağıyla beraber yaşadığımız bu değişimin içerisinde, binlerce kaynağa kolayca ulaşabilme imkanına sahip olduk. Elimizdeki detayların en mükemmeline yoğunlaşarak, algımızı daha iyi olana çevirdik.

2010 sonrası gelişen bu dönemde, sinemanın artık hayatımızın merkezinde olduğu bilincine vararak, izlediğimiz en iyi filmleri sizler için liste haline getirdik.

Tüketim kültürü içerisinde sanat anlayışıyla fark yaratan filmlerin daha da artması dileğiyle… İyi seyirler.

Certain Women (2016) Bazı Kadınlar

Amerikan Northwest geniş açık ovaları ortasında kendi yollarını bulmaya çalışan 4 kadını konu alan yapım, ofiste cinsiyetçiliğe maruz kalan bir avukat, rüyasındaki evi inşa etme isteği sebebiyle sevdiği adamla çatışma içerisinde kalan bir anne ve yalnız bir çiftlik kızıyla garip bir bağ kuran genç bir hukuk öğrencisini konu alıyor. Kadınların hikayeleri sıradan fakat güçlü bir şekilde kesişmeye başlarken, onlar da kendilerini tanımlamaya başlarlar…
Kelly Reichardt’ın yönetmenliğini üstlendiği filmin başrollerinde Kristen Stewart, Michelle Williams, Laura Dern yer alıyor.

Goodbye to Language (2014) Dile Veda

Evli bir kadın ile bekar bir adam tanışır. Birbirlerine aşık olurlar, tartışılar, hayat sürer gider. Aralarında evcil bir köpek vardır, ilişkilerini dengeler. Ama kadının eski kocası çıka gelir ve her şey alt üst olur. İkinci bir film başlar, her şey ilkinin aynısı gibidir ama film farklıdır. Bu sefer merkezde adam değil metaforu vardır. Filmin sonunda bir köpek havlaması ve bir bebek ağlaması duyarız. Arka planda insanlar hayata dair konuşmaya başlarlar…  Ustaların ustası Jean-Luc Godard’ın 3D olarak deneysel tarza çektiği filmde Kamel Abdeli, Dimitri Basil, Zoé Bruneau ve Richard Chevallier yer alıyor.

A torinói ló (2011) Turin Atı

Almanya da 1889 yılında en ses getirmiş düşünürlerinden biri olan, büyük filozof Friedrich Nietzsche, İtalya’nın Turin dolaylarında çıktığı bir seyahatte ilginç bir olay ile yüz yüze gelecektir. Bir atın kırbaçlandığına şahit olan filozof bu olay sonrasında bir ay yatağından çıkmayacak, çok ciddi sağlık ve ruh problemleri yaşayacak ve yedi yıl sonra da yaşama gözlerini yumacaktır.

 American Honey (2016) Amerikan Bal

Yaşadığı fakir ve zavallı hayattan bıkmış olan Star, karşısına bir anda çıkan Jack’in cazibesine kapılır. Kapı kapı dolaşıp magazin üyeliği satan bir grup evsiz gençin başındaki isimlerden olan Jack, Star’ı da bu hayata çeker. İçinde yaşadığı koşullardan Jack’e ve bu minibüse koşan Star’ı neyle karşılaşacağını bilmediği yepyeni bir hayat beklemektedir.  Yönetmen ve senarist koltuğunda Andrea Arnold yer aldığı American Honey’nin başrollerinde Sasha Lane ve Shia LaBeouf yer alıyor.

Get Out (2017) Kapan

Chris sıradan bir siyahi gençtir. Sevgilisi Rose ile mutlu bir ilişkisi vardır. Rose bir gün Chris’i ailesinin mülküne davet eder. Avrupalı Amerikalı sevgilisinin ailesinde bir tuhaflık olduğunu sezen Chris bir süre sonra mülkte kalmakta olan siyahi kişilerin bir bir kaybolduğunu öğrenir. Bunun üzerine tuz biber olan şey ise başka bir siyahi adamın kendisine iş işten geçmeden gitmesi yönündeki uyarısı olur. Chris bir şeylerin ters gittiğini sezmeye başladığında kurtulması sandığından çok daha zor olacaktır…
Jordan Peele imzalı korku türündeki yapımın başrollerini Daniel Kaluuya, Allison Williams, Bradley Whitford üstleniyor.

Cold War (2018) Soğuk Savaş

Soğuk Savaş, birbirinden tamamen farklı karakterlere sahip bir kadın ve bir erkek arasındaki tutkulu ama imkansız bir aşkın öyküsünü anlatıyor. Zula ve Wiktor birbirinden tamamen farklı karakterlere sahip olan iki aşıktır. Her ne kadar birbirleriyle anlaşamayacak tipler olsalar da kader onların yollarını ayrılmayacak şekilde birbirine bağlar. Soğuk Savaş sırasında Polonya’dan Berlin’e, Yugoslavya’dan Paris’in gece kulüplerine uzanan filmde, siyasi görüş, karakter ve kaderin cilvesiyle savrulan Zula ve Wiktor’un tutkulu aşkı ele alınıyor. Romantik dram filmi Soğuk Savaş’ın yönetmenliğini Ida, Aşk Yazım ve Gizemli Kadın filmlerinin yönetmeni Pawel Pawlikowski üstleniyor. Joanna Kulig, Tomasz Kot, Borys Szyc ve Agata Kulesza gibi isimleri kadrosunda bulunduran film, 2018 Cannes Film Festivali’nden En İyi Yönetmen ödülü ile döndü. San Sebastián ve Toronto gibi uluslararası film festivallerinden de adaylıklar kazanan yapım, Polonya Film Festivali’nden ise 4 ödül birden kazanmayı başardı.

The Favourite (2018) Sarayın Gözdesi

Sarayın Gözdesi, Kraliçe Anne’in sağ kolu olan Lady Sarah ile saraya yeni gelen hizmetçi Abigail arasında yaşanan mücadeleyi konu ediyor. 18. yüzyılın başlarında İngiltere, Fransızlarla savaş halindedir. Bu durumda bile, ördek yarışları ve ananas ziyafetleri yükselişe geçmektedir. Sağlığı zayıf olan Kraliçe Anne ülkenin tahtında otururken, sırdaşı, danışmanı ve gizli sevgilisi olan Marlborough Düşesi Sarah Churchill de bir yandan kraliçenin bozulan sağlığı ve değişken mizacıyla ilgilenmekte, diğer yandan da onun yerine ülkeyi yönetmektedir. Yeni gelen hizmetçi Abigail, etkileyiciliği ile kendisini Leydi Sarah’a sevdirir. Sarah, Abigail’i kanatlarının altına aldığında, Abigail de aristokratik köklerine dönme şansı bulur. Savaşın siyaseti, Sarah için oldukça zaman alıcı hale geldiğinde, Abigail kraliçenin arkadaşı olma görevini üstlenir. Onların övgüye değer dostlukları, Abigail’e emellerini gerçekleştirme şansı verir. Abigail artık hiçbir kadın, erkek ya da politik hamlenin yoluna çıkmasına izin vermeyecektir…

A Separation (2011) – Bir Ayrılık

Bir Ayrılık’ta boşanmak üzere olan Nadir ve Simin, çocuklarının velayeti konusunda ikileme düşüp kadıdan yardım istemektedir. Bir çok festivalden büyük övgüler alarak ayrılan film, özellikle başrol oyuncularının başarılı performanslarına sırtına dayıyor.
Simin, kocası Nader ve kızı Termeh’le birlikte İran’ı terk etmek istemektedir. Nader’in Alzheimer hastası babasını bırakmayı reddetmesi üzerine boşanma davası açan Simin, dava talebi reddedilince anne babasının evine gider. Termeh ise babasıyla kalmaya karar vermiştir. Nader kızına ve babasına bakması için hamile bir genç kadını tutar; ama bu durum daha fazla soruna yol açacaktır.

Portrait of a Lady on Fire (2019) Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi

Portrait de la jeune fille en feu, 18. yüzyıl sonlarında Britanya’da genç bir kadının portresini yapmakla görevlendirilen bir sanatçının hikayesini konu ediyor. Marianne, izole bir adada yaşayan genç bir ressamdır. Genç kadın bir gün, manastırdan yeni ayrılan Heloise’in düğün portresini yapmakla görevlendirilir. Ancak portresinin yapıldığından Heloise’in haberinin olmaması gerekmektedir. Marianne, kendisine verilen görevi harfiyen yerine getirmek zorundadır ve bu yüzden gündüzleri Heloise’i izleyip, geceleri portresini yapmaya karar verir. Bu durum gönülsüzce evlenmek üzere olan Heloise’in, yaklaşmakta olan düğün öncesi son özgür anlarını Marianne ile geçirmesine neden olur. İki kadın birlikte vakit geçirdikçe, aralarında beklenmedik bir yakınlaşma oluşur.

Melancholia (2011) Melankoli

Yeni evlenen çift Justin ve Micheal evliliklerini Justine’nin ablası Claire’nın malikanesinde, görkemli bir davet ile kutlarlar. Fakat bu iki kız kardeş yapı itibariyle birbirlerine ters karakterdedirler. Justine depresyona, drama ve melankoliye yakın ve yatkın bir kadınken, Claire kız kardeşine göre daha normal olan taraftır. Justine’nin düğün gününde ise ailede herkesin kendine has arızları bir bir ortaya çıkmaya başlar.
Tam da bu kutlama esnasında Melankolia adlı bir gezegen, şimdiye kadar güneşin arkasında saklı kaldığı yörüngeden çıkarak dünyaya doğru gelmektedir. Şimdi herkesin kıyameti kendisine göredir…
Filmini “Bu bir düğün, melankoli ve psikolojik bir felaket filmi.” sözleriyle nitelendiren sıra dışı yönetmen Lars Von Trier’in son işi olan Melankolia’nın başrollerini Cannes’da bu filmdeki oyunculuğu ile En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Kirsten Dunst ve yönetmenin bir önceki filmi Anti Christ (Deccal)’te de beraber çalıştığı Charlotte Gainsbourg üstleniyor. Senaryosu da Lars von Trier’e ait olan filmin eleştirmen notu ise, Cannes’da yarattığı tartışmaya rağmen oldukça yüksek.

Toni Erdmann (2016)

Bir baba habersizce yurt dışındaki kızını ziyarete gider. Kızının neşesini kaybettiğine inanır ve ona sürekli sürprizler ve şakalarla yaklaşmaya çalışır. Maren Ade’nin yazıp yönettiği filmin başrollerini Peter Simonischek ve Sandra Hüller gibi Avusturya sinemasının tanınmış isimler paylaşıyor.

First Reformed (2018) İlk Reform

Ethan Hawke tarafından canlandırılan eski bir askeri papaz, oğlunun ölümü yüzünden dağılmış durumdadır. Kilisesinin üyelerinden biri de radikal çevreci kocası intihar etmiş olan Mary’dir. Bu ikisi arkadaş olur ve film ilerledikçe Hawke’ın karakteri kilisenin şüpheli işlerini incelemeye başlar ve kilisesinin etik olmayan şirketlerle suç ortaklığıyla ilgili sırlarını keşfeder. Yönetmenliğinin Paul Schrader’ın üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Ethan Hawke, Amanda Seyfried, Cedric The Entertainer, Michael Gaston gibi isimler yer alıyor.

Parasite (2019) Parazit

Park Ailesi’yle tanışın: soyla gelen servetin klasik bir tablosu. Diğer yanda ise Kim Ailesi, sokak zekası bakımından zengin ama başka hiçbir zenginliğe sahip değil. Şans veya kader olsun, bu iki ev halkı bir şekilde bir araya gelir ve Kim ailesi altın bir fırsatın varlığını hemen sezer. Kolej çağındaki Ki-woo tarafından manipülasyon konusunda yetiştirilen Kim çocukları, öğretmen ve sanat terapisti görevleriyle kendilerini Park ailesinin arasına çabucak yerleştirir. Kim’ler “vazgeçilmez” lüks hizmetler sunarken, Parklar ise habersizce evlerindeki her şeyi Kim ailesine kaybetmektedir. Ancak kısa sürede bu düzen bir tehditle karşılaşır. Asalak bir misafir Kim ailesinin yeni keşfettikleri konforu tehdit eder hale geldiğinde, vahşi ve zorlayıcı bir üstünlük mücadelesi patlak verir. Bu mücadele Kim ve Park aileleri arasındaki kırılgan ekosistemi yıkmakla tehdit etmektedir…

Mad Max: Fury Road (2015)

Mad Max: Fury Road’da, zorlu geçmişi Mad Max’i hayatta kalmak için en iyi yolun yalnız olmak gerektiğine inandırmıştır. Yine de bir şekilde kendini Furiosa adlı liderlerinin peşinde çorak topraklardaki savaş ortamından, sürekli kaçarak hayatta kalmaya çalışan bir grubun arasında bulur. Yaşadıkları ortamı zalimce yöneten Immortan Joe’dan kaçmaktadırlar ve Joe kendisinden çalınan ve yeri doldurulamayacak derecede önemli kaybının peşindedir. 
Post-apokaliptik türünün yaratıcısı ve efsanevi “Mad Max” filmlerinin ardındaki usta yönetmen George Miller’ın bir kez daha yönetmen koltuğunda oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Charlize Theron ve Tom Hardy’nin rol alıyor.

The Wolf of Wall Street (2013) Para Avcısı

Para Avcısı, gerçek bir yaşam öyküsünü konu alıyor. Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak, Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise çok uzakta değildir…
Yönetmenliğini Martin Scorcese’nin üstlendiği film Amerikan borsasında komisyoncu olan Jordan Belfort’un biyografisinin bir uyarlaması. Filmin başrolünde Leonardo DiCaprio yer alırken kadroda Jonah Hill, Kyle Chandler ve Jean Dujardin kendisine eşlik ediyor.

Once Upon a Time in Hollywood (2019) Bir Zamanlar Hollywood’da

Bir Zamanlar… Hollywood’da, hit bir dizide oynamış bir erkek TV aktörünün film sektörüne girmeye çalışması anlatılıyor. Rick Dalton, bir televizyon filmi aktörüdür. Dalton’ın başarılı bir western dizisi bulunmaktadır. Ancak Rick, kendini televizyondan uzaklaştırıp film sektörüne adım atmak istemektedir. Onun dublörü olan Cliff Booth ise bu konuda ona katılmaktadır. Ancak ikilinin yaşlarının ilerlemesiyle birlikte Hollywood’taki şansları da azalmaktadır. Hollywood’un yeni gözdelerinden olan Sharon Tate ise Rick’in komşusudur. Ancak Hollywood’un ışıltılarla dolu ve pervasız akışı, Tate’in ve dört arkadaşının Charles Manson tarikatı tarafından katledilmesiyle kesilecektir…

Roma (2018)

Cleo, Meksiko’nun orta sınıf ailelerinin yaşadığı bir Roma mahallesinde bulunan bir evde hizmetçi olarak çalışan genç bir kadındır. Bir yandan ev işleri ile uğraşan Cleo, bir yandan da evdeki dört çocukla ilgilenir. O tüm zamanını hizmetlisi olduğu evde geçirse de kendisine ait bambaşka bir dünyası vardır. Genç kadın, gönlünü Fermin adındaki bir adama kaptırmıştır. Fakat bu ilişki pek de Cleo’nun düşlediği gibi sonuçlanmaz. Bu sırada evin dört çocuk annesi olan hanımı Sofia, kocasının yokluğu ile başa çıkmaya çalışır. Birbirinden farklı hayatlara sahip olsalar da benzer travmalar yaşayan Cleo ve Sofia, siyasi kargaşanın hüküm sürdüğü bir ortamda birbirlerinin en büyük destekçisi olur.
Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini “Büyük Umutlar”, “Harry Potter ve Azkaban Tutsağı”, “Y Tu Mama Tambien”, “Son Umut” ve “Yerçekimi” gibi başarılı filmler ile karşımıza çıkan iki Oscar ödüllü Alfonso Cuaron üstleniyor.

Carol (2015)

1950’li yıllarda New York’ta geçen hikaye, evli, çocuklu ve zengin, ancak eşiyle sorunlar yaşayan, orta yaşa yaklaşmakta olan bir kadın olan Carol ile genç bir tezgahtar olan Therese arasında tesadüfen tanışmalarıyla başlayan, ancak günden güne tutkulu bir yakınlığa dönen ilişki anlatılıyor. Carol eşinden boşanıp kızının velayetini almak istese de kocası Harge, onun Therese ile olan ilişkisinin sınırlarından gitgide kuşkulanmaya başlayacak ve kızını bırakmak istemeyecektir.

Call Me By Your Name (2017) Beni Adınla Çağır

Beni Adınla Çağır’ın öyküsü 1983’ün yaz aylarında geçiyor. Kuzey İtalya’da ailesiyle kırsal bir bölgede tatilde olan Elio (Timothée Chalamet) günlerini kitap okuyarak, kız arkadaşı Marzia’ya (Esther Garrel) zaman ayırarak geçirmektedir. Arkeoloji profesörü babasına çalışmalarında yardımcı olmak üzere oraya gelen Amerikalı doktora öğrencisi Oliver (Armie Hammer), Elio’nun hayata bakışını tamamen değiştirir. 1983 yazı, Elio’nun hiçbir zaman unutmayacağı bir yaz olacaktır.

Ünlü yönetmen Luca Guadagnino’nun senaristlerinden biri olduğu ve yönettiği filmin oyuncu kadrosunda ise Armie Hammer, Elena Bucci, Vanda Capriolo, Amira Casar, Timothée Chalamet, Victoire Du Bois ve Esther Garrel yer alıyor.

The Tree of Life (2011) Hayat Ağacı

1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alan film ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasından başlayarak buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor. Tam bu geçiş sürecinde de babası (Brad Pitt) ile yaşadığı çalkantılı baba-oğul ilişkisi, öykünün merkezine oturuyor. Jack’in olgunluk hali (Sean Penn) artık modern çağda yolunu yitirmiş bir bireydir. Kaderin varlığını ve çıkmazlarını sorgularken, diğer yandan yaşamın anlamını bulmaya çalışır…

The Irishman (2019)

The Irishman, bir mafya tetikçisi olan Frank Sheeran’ın hayatına odaklanıyor. II. Dünya Savaşı’nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa’nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.

Inside Llewyn Davis (2013) Sen Şarkılarını Söyle

Yer 1960’lı yılların Amerikası, New York. Manhattan’ın hareketli müzik piyasasında tutunmaya çalışan genç Llewyn Davis, hayatını müzikle kazanmak ve sanatını icra edebilmek için her yolu denemektedir. Halkın önünde saygın bir yere sahip olmak isteyen Davis, bir yandan da şehrin acımasız koşulları altında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Fakat başını sokabileceği bir evi olmadan eski kız arkadaşı Jean Berkey’in kanepesiyle, kız kardeşinin kendisinden yakınmaları arasında gidip gelir. Dönemin önemli menajerlerinden Bud Grossman’a müziği, plağının bir kopyasını dinletmek tek hedefidir… 

Coen Kardeşler’in müzikle dramı harmanladıkları film ünlü folk müzik sanatçısı Dave Van Ronk’un hayatından ilhamla yola çıkıyor. 2013 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan filmin başrolünde Oscar Isaac yer alırken, kendisine Justin Timberlake, John Goodman ve Carey Mulligan eşlik ediyor. 

Under the Skin (2013) Derinin Altında

İnsan formunda dünyaya gönderilmiş bir uzaylı olan Isserley, İskoçya’da yol kenarında otostop çeken insanları toplayıp yemeye hazır hale getiriyor…

Moonlight (2016) Ay Işığı

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami’nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron’un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.
Onlarca ödüle ve adaylığa layık görülen filmin yönetmenliğini ve senaristliğini Barry Jenkins üstleniyor. Oyuncu kadrosunda ise Mahershala Ali, Shariff Earp, Duan Sanderson Janelle Monáe ve Naomie Harris gibi isimler bulunuyor.

The Master (2012)

Eski donanma subayı Freddie Sutton, tüm dünyayı alt üst eden II. Dünya Savaşı’nda cephede görev aldıktan sonra ülkesine döner. Fakat bundan sonra ne yapacağı, hayatını nasıl şekillendireceği konusunda kararsızdır. Tam bir boşluğa düşmek üzereyken The Cause tarikatının karizmatik lideri Lancaster Dodd ile tesadüfen tanışır ve ona tutunur. Sutton kısa bir sürede vaazlarıyla meşhur olan Dodd’un sağ kolu olur; başta neyin içine sürüklendiğini tam olarak bilmese de ilerleyen dönemlerde Master’ın önüne dahi geçecektir…
1950’li yıllara odaklanan yapım The Cause tarikatının din temelli faaliyetlerinin Amerika çapında yayılmaya ve gitgide popüler olmaya başlamasını merkezine alıyor. Senaryosu ve yönetmenliği, Kan Dökülecek filmi ile Oscar adaylığı da olan Paul Thomas Anderson’a ait olan filmin başrollerini Philip Seymour Hoffman ve Joaquin Phoenix paylaşıyor…

Yorumlar

 
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up