1970’lerin En İyi 15 Filmi

Genel Liste

Feyza Yeşilyılmaz hazırladı…

Mirror-1

Zerkalo (1975)

“3 gündür kimseyle konuşmamıştım. Bu durum hoşuma bile gitti. Bir süre sessiz kalmak iyi geldi. Kelimeler bazen tüm duygularımızı ifade etmeye yetmiyor. Çok sönük kalıyor.”

Tarkovsky’nin en otobiyografik içerikli filmidir. Kendi hayatını bir aynadan seyrederiz. Filmde şiirsel bir atmosfer oluşturmuştur. Filmde Tarkovsky’nin bilinçaltını irdelediğini sezinleriz. Çocukluk dönemlerine fazlaca yer verildiğini görüyoruz. İnsan hayatının en şekillendirici sürecinin bu dönem olması rastlantısal olmasa gerek. Burada rüyalarda çocukluğa duyulan özlemin ya da kopmaların yansımalarını görürüz. Rüyalardan yola çıkarak bir aile hayatının çöküşünü izleriz. Sinema ve şiirin iç içe geçtiği bir çok görüntü ile karşılaşırız. Filmin bir sahnesinde önde baba, arkada anne en arkada çocuk sahnesi çıkar. Ve babanın önünde yangın şeklinde ev vardır. Burada evlerinin yıkıldığı, hayatlarının darmadağın olduğu ve giden babadan sonra anne ve oğulun yalnızlığı ve hüznü göze çarpar. Rüya sahnelerinde genel olarak Tarkovsky’nin şair babasının şiirleri geçer. Şiir sadece görsel olarak değil, kelimelerle de filmde yer edinir. Rüyalarda ayna metaforu bir hakikati görme arzusu üzerine kurulmuştur.

_______________

2015-07-16-200839-66

Cries and Whispers (1972)

Bergman’ın konu olarak diğer filmlerine benzer ama mizansen olarak farklı bir üslup kullandığını görürüz. Film anlatımını renkler üzerinden yapar. Beyaz, kırmızı ve siyah renk hakimdir. Beyaz, yatakta hasta olarak yatan Agnes’in rengidir. Saflığı, masumiyeti temsil eder. Bergman kırmızı için: “ruhun rengi olduğu için kullandım” der. Ev tamamen bu dekorla kaplıdır. Siyah renk ise Agnes’in vefatından sonra ölüm’ün temsili olarak sunulur. Konu olarak kız kardeşler ve aralarındaki kopukluk anlatılır. Agnes ablalarının sıcaklığından ve samimiyetinden yoksun olarak hasta yatağında yaşar. Agnes’a merhamet eden bakıcısı Anna’dır. Agnes’a ağrılarında yanına gelerek gögsünü açar. Anneliği, merhemetin anlatılmaya çalışıldığı sahne olarak görüyorum. Kardeşler arasındaki kopukluk ve beceriksiz dil Agnes’ın ölümünden sonra da devam eder. Ne hastalık ne de ölüm soğukluğu eritemez.

__________________

tumblr_nmpcilgxX11sl555zo1_500

  The Godfather (1972)

” Dostluk ve para zeytinyağı ve su gibidir. ” (Don Vito  Corleone)

Francis Ford Coppola yönetmenliğinde sinemaya uyarlanmış, Oscar ödüllü Baba filmi 1940-1950 yıllarında Amerikada geçmektedir. İtalya’dan Amerika’ya göç etmiş bir mafya babası olan ve Baba olarak anılan Don Corleone bulunduğu konuma gelebilmek için bir çok kişiyle savaş vermiş ve kendisine bir çok düşman edinmiştir.  Don Corleone bir gün saldırıya uğrar ve ciddi şekilde yaralanır. Baba’nın bu durumunu fırsat bilen düşmanları ailenin üzerine gelmeye başlar. Sonny ve Michael babasını ve aileyi koruyabilmek için tüm düşmanlara meydan okur.

________________

giphy

      Eraserhead (1977)

Sinema tarihinin en orijinal filmlerinden, David Lynch’in ilk uzun metrajlı filmidir. Dev makinelerin çalıştığı dumanlarla kaplı bir evrende geçen filmde Henry Spencer’ın özürlü kız arkadaşı olan Mary X’den mutant bir çocuğu olur. Bu öykü etrafında ilerleyen film, 30 dakika boyunca Spencer’ın kabusuna bizi davet eder. Filmde Henry Spencer evi terk eden kız arkadaşının öfkesini bebeğini öldürerek dindirir. Bir sürü rahatsız edici imge, izleyicinin algısını allak bullak eden bir ses bandı ve siyah-beyaz görüntüleriyle, ‘Eraserhead’ bir deneysel sinema başyapıtıdır. Filmde fantastik görüntüler çoğunluktadır.

________________

tumblr_inline_n0jnbpuDQG1sznujl

The Carrie: Günah Tohumu (1976)

Carrie White, baskıcı annesi yüzünden bir türlü kabuğunu kıramamış, kendi halinde, dış dünyaya uzak bir kızdır. Artık ergenliğin arifesindedir ve kadın olmuştur. Okulda yaşadığı oldukça travmatik bir olayın neticesinde gerçeküstü yeteneklerini birer birer keşfetmeye başlar. Öğretmenleri ve bazı arkadaşları onun durumuna üzülerek onu topluma kazandırma çabası içerisine girerler. Yakınlarda gerçekleşecek olan okul balosuna götürmek üzere bir erkek arkadaşı onu davet eder. Ancak bu baloda ona hazırlanan korkunç bir şaka, herkes için ölümcül olacaktır.

_______________

tumblr_m7dz5kqsq21ry14qgo1_500

Barry Lyndon (1975)

Sinemanın dahi çocuğu  Stanley Kubrick’in Thackeray’ın romanından uyarladığı filmi, en önemli kült filmleri arasında yerini alır. Redmond Barry’nin babası tartışmalı bir at pazarlığı sırasında öldürülür, annesi ise tüm yaşamını oğluna adar. Genç bir adam olduğunda kuzeni Nora’ya aşık olan Barry genç kadından beklediği karşılığı göremez. Fakirlikten kurtulmak için ailesi Nora’yı İngiliz bir kaptan olan John Quin’le evlendirmeye karar verir, Barry durumu kabullenemeyip Quin’i bir düelloda öldürür. Barry en az zamanın kendisi kadar hızlı yaşar zamanı… Yeni bir hayat sürmek için kasabadan kaçar, kendini acımasız bir savaşın tam ortasında buluverir. Bu savaştan bile sağ çıkar ve casusluk kariyeri başlar. Ancak işler bu kadarla da sınırlı kalmayacak, yaşam onu bambaşka maceralara sürükleyecektir.

___________

tumblr_lxyyl8b9ix1qb9pa3o1_500

Guguk Kuşu (1975)

“Yolumdan çekil oğlum, benim oksijenimi kullanıyorsun.”

 Tutuklu olduğu cezaevinden kurtulmak için deli taklidi yapan Randle P. McMurphy kadrajda yerini alır.  Bu  sıradışı mahkumun tuhaf tavırları cezaevi otoritesinin gözüne batmaya başlayınca bir süre sonra teşhis için akıl hastanesine gönderilir ve kafadan çatlak olduğuna kanaat getirilir. Artık yeni mekanı, tımarhanedir… Randle hastanede de kurumun kurallarına uymaması ve arkadaşları ile olan ilişkileri ile dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içinde soğuk tavırlı, suratsız, otoriter bir görevli olan hemşire Ratched, Randle’ı yakın takibe alır ve her hareketini izlemeye başlar. Rathced ve Randle gibi birbirlerine son derece zıt iki karakterin arasındaki gerilim Randle’ın yakın arkadaşları için planladığı çeşitli faaliyetlerle onların iyileşmesine yardımcı olmaya başlamasıyla daha da artacaktır. Bu film Amerikan toplumunu simge eder. McMurphy’nin Bu hastalıklı toplumdaki her kesimden olan farklı insanların sorunlu ruhlarını iyileştirmeye çalışma çabasını izleriz.

______________

maxresdefault

Çağrı ( 1976)

“Onların bir tek Allah’ından bu kadar güzel sözler çıkarken, sizin üçyüz tanrınızın dili mi tutuldu?”  (Necaşi)

Mekkede  ‘Cahiliye Devri’ olarak anılan  dönemdeyiz. Şehrin ileri gelenlerinin Mekke’yi köleliğin, alkol ve uyuşturucu gibi maddelerin pençesinde acımasızca yönettiği rivayet ediliyor. Kız çocukların yeni doğduklarında diri diri gömüldüklerinin anlatıldığı acımasız bir dönemdir. Böyle karanlık bir çağda, Hz. Cebrail tarafından ziyaret edilen Hz. Muhammed insanları tek bir Tanrı’ya tapmaya davet ediyor ve şehre hükmedenlerin vahşi metotlarına karşı çıkıyor. Allah’tan inen bir ayet, peygamberin silaha sarılmasını ve Mekke ordularına karşı direnmesini emrediyor. Müslümanların ordusu tecrübesiz olduğu halde Bedir savaşını kazanıyor. Uhud savaşının ardındansa 10 yıllık bir barışa evet diyerek arada geçen süreyi İslam’ı yaymak için kullanıyorlar. Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğu, Allah’tan başka Tanrı olmadığı haberi Arap yarımadasını hızla yayılıyor. Müslümanların zorluklarla dolu ama bir o kadar sabırla ve umut ederek mücadelelerinin  zaferine adım adım yaklaştığı süreç anlatılır.

______________

love-and-death  Love and Death (1975)

“Aşık olmak acı çekmektir. Acı çekmemek, için kişi aşık olmamalıdır. Ama, kişi sonra aşık olmamaktan dolayı acı çeker. Bu yüzden, aşık olmak acı çekmek, aşık olmamak acı çekmek, acı çekmek acı çekmektir. Mutlu olmak aşık olmaktır, mutlu olmak o zaman, acı çekmektir, ama acı çekmek kişiyi mutsuz eder, bu yüzden, mutsuz olmak için kişi aşık olmalı, ya da acı çekmeyi sevmeli, ya da çok fazla mutluluktan dolayı acı çekmelidir. Umarım bunu yazıyorsundur.”

Woody Allen’ın Bergman, Fellini gibi üstat yönetmenlerin film sahnelerini referans aldığı  bir filmidir. Filmde Çarlık Rusya döneminde bir yazar çerçevesinde ölümün, aşkın ve hayatın anlamının sorgulandığı görürüz.  Konusu,  Napolyon Çarlık Rusya’sını işgal etmek isterken, Boris Grushenko adlı korkak bir Rus ülkesini korumaya ve ülkesi icin savaşmaya zorlanır. Fransız ordusu, sayıca çok daha fazla ve daha güçlü olduğu için Rusya savaşı kaybeder. Napolyon artık Moskova’ya ulaşmıştır. Love and Death, savaşın anlamsızlığı üzerine derin göndermelerde bulunulan felsefik bir filmdir.

_______________

sürü

 Sürü (1979)

 Sürü, Yılmaz Güney’in  1979 yapımı filmidir. Sürü’de anlatılmak istenen bir köyden Ankara’ya götürülen koyun sürüsünün hikayesi değildir. Aslında; bu sürü içerisinde insan ilişkilerini anlatır. Filmin teması kapitalist dünyada hem insan ilişkilerinde hem de yaşantı tarzında olan değişimler ve çatışmalardır. Bir aşiretin ikiye bölünmüşlüğünü, yaşlı inatçı geleneklere bağlı baba ile, sevdiği kadınla babası arasında kalan bir oğulun hikayesini anlatır. Aşiret, büyükşehri umut kapısı olarak görür. Filmin anlatım dili yalındır. Yalnız filme eleştiri getireceğim tek nokta, Şivan’ın evlerinde kaldığı arkadaşının oğlunu propaganda amaçlı posterleri gösterip toplantıya katılacağız demesidir. Burada çok göze çarptırılmaya çalışılmış halbuki buna gerek yok. Zaten film feodalite ile kapitalizm çatışmasını başından beri yansıtıyordu. Sinema da açık göstermektense imge ile ima etmek daha değerlidir. Onun dışında oyunculuk ve anlatımıyla Yılmaz Güney unutulmazlarındandır.

_____________

Selvi-Boylum-Al-Yazmalım

Selvi Boylum Al Yazmalım (1977)

“Sevgi neydi, sevgi iyilikti, dostluktu… Sevgi emekti.”

Türk sinemasının başyapıtlarından biri olan klasik yapıt SSCB’de eserleri en fazla okunan büyük edebiyatçılardan yazar Cengiz Aytmatov’un Kırmızı Eşarp adlı romanından uyarlanmıştır. Birbirlerine aşık olan İlyas ve Asya’nın arasındaki muhteşem aşkın sonu felaketle sonuçlanır. İlyas ve Asya’nın yaşadıkları aslında her aşkın yazgısında vardır.  İlyas Asya’yı aldatmıştır. Destansı aşk beklenmedik şekilde sona ermiştir. Hayattaki en büyük tutkusu kamyonu ‘Arkadaş’ olan İlyas’ın geçimsiz tavırlarının üzerine bu ihanet de eklendiğinde Asya evini terk eder. Çünkü İlyas başka bir seçenek bırakmamıştır . Tek oğlu Samet’le kimsesiz kalan çaresiz kadın türlü zorluklar sonrasında Cemşit isimli bir adamla tanışır. İyilik timsali olan Cemşit çaresiz kadın ve oğluna evinin kapılarını açar, kendi ailesiymiş gibi yakın davranır. Yıllarca bu şekilde yaşayan Cemşit ve Asya artık bir aile olmuştur ve Samet Cemşit’e ‘baba’ demektedir. Her şey böylesine yolunda giderken bir gün ansızın İlyas çıkagelir. Ve olaylar beklenmedik boyutlara gider.

_______________

amarcord_0

Amarcord ( 1973)

 Federica Fellini’nin 1973 yapımı filmidir. Konusu, köyde bir festival düzenlenir. Meydandaki bu buluşma, film boyunca gerçekleşecek birçok buluşmanın ilkidir. Her bir araya geldiklerinde, topluluğun renkli üyeleri kendilerini bütünüyle ortaya koyup tuhaf kişiliklerinden övünç duyarlar. Fesat hâkim olur her yerde. Filme yayılan kaotik hava filmde açık bir olay örgüsü görülmesini zorlaştırır. Amarcord gerçeküstü birkaç sekansa bölünür ve bunlardan birkaçı rengârenk köy ortamında oradan oraya dolaşıp duran Titta adlı genç bir adamın çevresinde gelişir.

________________

image

Being There (1979)

Chance, kendisini bildi bileli yanında yaşadığı yaşlı adamın evinde bahçıvanlık yaparak büyümüş ve hayatında bir kez olsun sokağa çıkmamıştır. Bütün hayatı bahçede bakımını yapıp büyüttüğü çiçeklerden ve televizyondan ibaret olan Chance, yaşlı adam bir gün ölünce ortada kalır. Çünkü ev artık satılacaktır. Kendi varlığının haricinde yaşadığına dair hiçbir kanıt olmayan Chance, avukatlara yıllardır yaşlı adamın yanında kaldığını kabul ettiremez. Nüfus kağıdı bile yoktur. Kendini birden sokaklarda bulunca yıllardır görüp bilmediği hayatın rutinleri ile tanışır. İlk defa sokaklarda yürür, arabaya biner. Ve birden şansı hiç tahmin etmediği bir yerde dönüverir. Saf ve hayatı hiç tanımayan bir adamın toplum içine karışmasının trajikomik hikayesini anlatır.

________________

tumblr_n6fywglgdr1tsdd36o1_500

Damdaki Kemancı (1971)

Müzikaller çağının şahşahalı destansı oyunu Broadway ve Londra’da uzun süre kapalı gişe sahnelenerek benzeri görülmemiş bir başarıya imza atmıştır. “Damdaki Kemancı” beyazperdenin en özgün ve etkili müzikallerden biri olarak değerlendirilmektedir. Konusu, Ukrayna’nın Anatevka beldesinde geçen yapım, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir grup Musevi köylünün komik, hüzünlü yaşantılarını epik bir dil ile aktarıyor.

 _____________

gyy

Süt Kardeşler (1976)

Yıllardır kimsenin sahip olamadığı konağın sahibi Melek Hanım sütoğlu Şaban sanıp da Şaban’ın arkadaşı Ramazan’ı eve alır. Fakat sinirli abisi Hüsamettin’e Ramazan’ı damadı Bayram olarak tanıtır. Konağa gelen gerçek Şaban ve gerçek Bayram’ın işleri karıştırdığı yetmiyormuş gibi bir de damat Bayram’ın babasının eve Gulyabani adında bir esrarengiz canavarı konağa illet etmesi her şeyi birbirine karıştıracaktır.

______________

1970’li yılların izlenilmesi gereken önemli diğer filmleri

Hababam Sınıfı (1970)

Umut (1970)

Otomatik Portakal (1971)

Bir Evlilikten Manzaralar (1973)

Özgürlük Hayaleti (1974)

The Conversation (1974)

Taxi Driver (1976)

Annie Hall (1977)

Star Wars (1977)

Gülen Gözler (1977)

twitter.com /feyyzacaa

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up