1924 İzmir’inde Sinemaya İlgi

Türkiye

Bundan 91 yıl önce sinemaya ilgi ne safhadaydı? Türkiye’nin Batı’ya dönük yüzünü temsil eden yerlerden İzmir’de halkın sinemaya alakası nasıldı? Bu soruların cevabı, Türk Sineması Araştırmaları’nın (TSA) neşredip günümüz alfabesine çevirdiği 1924 tarihli bir yazıda görülüyor.

1924’te Sinema Yıldızı dergisinde, taşrada sinemaya odaklanan yazılardan biri Mazhar Necati’ye aittir. İzmir’de Sinema Tiryakiliği başlıklı yazı, İzmir ahalisinin sinemaya duyduğu alakanın yanı sıra şehirdeki sinema salonları ve hangi filmlere daha çok ilgi gösterildiği gibi önemli detaylar içerir.

İşte o yazı:

Taşrada Sinema
İzmir’de Sinema Tiryakiliği

Muhabir-i Mahsûsumuzdan:

İzmir ahalisinde sinemaya karşı hatırı sayılır bir ibtilâ[1] mahsustur. İzmir’in hal-i faaliyette bulunan on bir sineması her gün muntazaman işler. Bayram Cuma günleri sinemalar sabahın sekizinde faaliyete başlar ve bu saatte müşteri bulur. Bilhassa kış mevsiminde Cuma günleri sinemalar akşama kadar programlarını beş defa devreder ve lâ-akallde[2] iki suvare [suare] yapar ve her seansta sinema salonunda oturulacak bir kanepe bulunmayacak derecede izdiham ekseriyetle vâkidir. Hatta birçok sinema meraklıları bilirim ki adeta -tabir-i caizse- sinema tiryakisi olmuşlardır. Bunlar bir Cuma günü mesela saat sekizde Irgat Pazar, Lale, on ikide Milli, ikide Palas ve dörtte Sakarya sinemalarına giderek ekseriyetle serili olan beş programı birden takip ederler. Buna da sebep İzmir’de başka eğlence mahalli bulunmamasıdır. Cuma günü işsiz olan halk -bilhassa kışın- ya sinemaya gidecek veyahut kahvede oturacaktır.

İzmir’de her şeyin haddinden fazla pahalı oluşuna nazaran sinema duhûliyeleri[3] gayet ucuzdur. Mesela bir kilo ekmeği fırında yirmi dört kuruşa alan, lokantalarda ekmeği kırk kuruştan (!) yiyen ve aynı zamanda da sinema tiryakisi bulunan bir kimse sinemaya gelince nihayet otuz kuruş verebilir. Burada sinema fiyatları azami 35, asgari 10 kuruştur; hem de öyle, böyle film geçiren sinemacıya da ekmek yoktur. Bilhassa revaçta olan Amerikan dramlarında Edi Polo [Eddie Polo],[4] Vilyam Dunkan [William Duncan],[5] Perl Vayt [Pearl Fay White],[6] Hicok,[7] Jak Oksi [Jack Hoxie][8]… elh gibi maruf bir artist ismi ilan etmeyen sinemaya iltifat edilmez.

İzmir’de artistik dramlardan Avrupa’dan ziyade avantüriye Amerikan serileri büyük rağbet kazanır. Artistik dram geçiren Palas, Sakarya ve Milli sinemaları bile Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri bir Amerikan serisiyle programlarını takviye etmeye mecburdur. Aksi takdirde sinemacı için zarar muhakkaktır.

Bu sene en ziyade rağbet kazanan avantür filmleri “Ali Yusuf Pehlivan” ile “Ormanlar Perisi” oldu. Ali Yusuf birinci vizyon “Palas” ikinci vizyon “Irgat Pazar Türk” sinemasında; “Ormanlar Perisi” birinci vizyon “Palas” ikinci “Milli Sine”de irâe edilmiş ve her iki vizyonlarında da fevka’l-mutâd[9] iş görmüştür. Artistik filmlerden en ziyade rağbet gören şunlardır: “Samson Dalila [Samson Delilah]” birinci vizyon Palas, ikinci Milli Sinema; “Buhran Demleri” birinci Palas ikinci Milli, (Şeyh Ahmet) birinci Palas, ikinci Milli, (Harp) birinci Sakarya ikinci “Irgat Pazar” sinemaları…

Mevsim hasebiyle sinema işleri oldukça sarsılmıştır. Geçen hafta “İkinci Madam Tankuray [The Second Mrs Tanqueray]” filmini birinci vizyon geçiren Palas Sineması diğerlerine nisbeten biraz çalışmış ise de film layık olduğu rağbete nail değildir. Böyle olmakla beraber yazın hiçbir sinema tatil-i faaliyet[10] etmez. Müzik, reklâm ve film masraflarından imkân raddesinde tasarruf ederek sezona kadar muntazaman işler. Bu yaz sinema piyasasında durgunluk geçen yazdan fazladır. Buna sebep iktisadi buhrandır. Tabir-i sahihiyle İzmir’de, hâlihazırda parasızlık vardır. Geçen sene mahsûlünden müstahsiller zarar görmüştür. İktisadi teşkilâtsızlığımız yüzünden mahsûl pek dûn[11] fiyatla satılmıştır. Bu durgunluk Ağustos’a yani yeni mahsûl idrak edilinceye kadar devam edecek ve şüphesiz sinema piyasasına icrâ-yı tesir eyleyecektir. İkinci bir sebep de İzmir’in maruf sıcakları oluyor. İzmir’de henüz devamlı sıcaklar başlamamıştır. Böyle olmakla beraber, geçen haftaki İstanbul gazetelerinin şikâyet ettikleri 30-33 derece-i hararet burada aranılıp da bulunmayan serin havalardır. Mizanü’l-harâre[12] daha şimdiden kırktan aşağı düşmüyor, kırk beşi aştığı günler de oluyor. Bir ay sonraki harâretin derecesini bile hatırlamak istemiyorum. Bu şerâit[13] dâhilinde on bir sinemanın muntazaman işleyebilmesi için İzmir’in muhterem ahalisi ne kadar sinema tiryakisi olmalıdır.

Mazhar Necati

[1] İbtilâ: Düşkünlük, tiryakilik.
[2] lâ-akall: Hiç olmazsa, en az.
[3] Duhûliye: Bir yere girmek için verilen para.
[4] Eddie Polo (1875-1961) Avusturya kökenli Amerikalı aktör.
[5] William Dunkan (1879-1961) İskoç aktör, yönetmen, senarist ve prodüktör.
[6] Pearl Fay White (1889-1938) Amerikalı aktrist.
[7] Bu ismin erken dönem sessiz film oyuncularından Raymond Hitchcock veya eşi Flora Zabelle Hitchcock olması muhtemeldir.
[8] Jack Hoxie (1885-1965) Amerikalı sessiz film oyuncusu. Gerçek adı John Hartford Hoxie’dir.
[9] Fevka’l-mutâd: Her zamankinden başka, alışılmışın üstünde.
[10] Tatil-i faaliyet: Faaliyete ara verme, işe ara verme.
[11] Dûn: Aşağı, alçak.
[12] Mizanü’l-harâre: Termometre.
[13] Şerâit: Şartlar, kurallar.

(Latinize: Samime İnceoğlu ve Ayşe Yılmaz)

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up