17. ‘Filmekimi’ Filmleri

Festivaller Manşet

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 17. kez düzenlenen Filmekimi, her yıl olduğu gibi, saygın festivallerde gösterilmiş, ödüller almış, eleştirmenlerin ve izleyicilerin ilgisini çekmiş yapımları içeren zengin programıyla Ekim ayında sinemaseverlerle buluşacak. Filmekimi, 5-14 Ekim 2018 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek. 

The House That Jack Built

Lars Von Trier’in Cannes’da dünya prömiyerini yapan son filmi The House That Jack Built’in kadrosunda Kill Bill’in yıldızı ve Trier’le İtiraf filminde birlikte çalışmış olan Uma Thurman, daha önce ünlü yönetmenle Dancer in the Dark ve Dogville’de birlikte çalışmış olan Siobhan Fallon Hogan, Matt Dillon, Riley Keough, Sofie Gråbøl ve Bruno Ganz bulunuyor. Film, bir seri katilin 10 yıl boyunca sürdürdüğü cinayetlerini konu alıyor.

Girl

Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde dünya prömiyerini yapan, Lukas Dhont’un yönettiği Girl, erkek bedeninde doğan, kendini kız hisseden 15 yaşındaki bir ergenin balerin olma mücadelesini anlatıyor. Girl, Cannes’da FIPRESCI Ödülü, En İyi İlk Film’e verilen Altın Kamera, Kuir Palmiye ödüllerini kazandı, başroldeki genç oyuncu Victor Polster’e En İyi Oyunculuk ödülünü getirdi. Ayrıca filmin kadrosunda Arieh Worthalter, Valentijn Dhaenens, Katelijne Damen, Nele Hardiman gibi isimler yer alıyor.

Girl, Oscar and the Wolf’un “Strange Entity” şarkısına çektiği kliple de tanınan Dhont’un yönettiği ilk uzun metrajlı film.

Under the Silver Lake

Under the Silver Lake, It Follows ile hayranlığımızı kazanan David Robert Mitchell’ın Cannes’da dünya prömiyerini yapan yeni filmi. Los Angeles’ta yaşayan 33 yaşındaki Sam, dikkatli bir adamdır. Günün birinde yaşadığı apartmanın havuzunu kullanmakta olan bir kadınla tanışır. Bu kadın Sarah’dır. Sarah’ın ani ortadan kayboluşu büyük bir gizem yaratır. Sam, genç kadını bulmak ve sırrı çözmek için Los Angeles’ta sürreal bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk onu Melekler Şehri’ndeki en korkunç gizemlerin, skandalların ve komploların derinliğine sürükleyecektir.

Never Let Me Go ile tanıyıp sevdiğimiz, “Örümcek Adam”la ününü pekiştiren Andrew Garfield’ın neredeyse tek başına sürüklediği Under the Silver Lake, cinayetlerden çizgi romanlara, küresel komplolardan şarkılardaki gizli mesajlara geçiveren çok hareketli, çok renkli bir kara film.

Knife + Heart

Yann Gonzalez’in yönettiği, Cannes’da Altın Palmiye için yarışan Knife + Heart’ın başrolünde Vanessa Paradis müthiş bir performans gösteriyor. Vanessa Paradis, âşık olduğu kadını yeniden kazanmaya çalışırken bir yandan da oyuncularını teker teker öldüren seri katilin peşine düşen bir film yönetmenini canlandırıyor. Filmde rol alan Félix Maritaud, hem “Kalp Atışı Dakikada 120”, hem de “Sauvage” filmlerinin oyuncu kadrosunda yer alıyor. 1970’ler estetiği, tutkulu aşklar, saplantılı katiller, bayağılığa kaçmayan bir erotizmle slasher’a göz kırpan bir cinayetler silsilesi…

The Image Book

The Image Book, dünya prömiyerini yaptığı Cannes’da ilk kez verilen Özel Altın Palmiye’yi kazandı. Dünyanın yenilikçi yönetmenlerinden Godard’ın son filmi ‘The Image Book’, farklı formatların, görüntü kaynaklarının, ses parçalarının kolajlandığı bir zihin egzersizi, görsel bir şölen.

Sorry Angel

“Aşk Şarkıları”, “Banyodaki Adam” ve “Güzel İnsan” ile tanıdığımız Christophe Honoré’nin yeni filmi ‘Sorry Angel’ Cannes’da dünya prömiyerini gerçekleştirmişti. Film, 1990’larda Paris’te Jacques ve Arthur’un yakınlaşmasını izliyor: Jacques 40’ına basmak üzere bir yazar, Arthur ise sinemacı olmayı düşleyen bir öğrenci. Filmin başrolünde “Göldeki Yabancı”dan tanıdığımız Pierre Deladonchamps var.

Burning

Kült yazar Haruki Murakami’nin öyküsünden sinemaya uyarlanan Burning, dünya prömiyerini yaptığı Cannes’da tüm eleştirmenlerin beğenisini kazandı ve FIPRESCI ödülünü aldı. Murakami uyarlaması olan Burning; Vaha, Güneşli Kent ve Şiir filmleriyle tanıdığımız Lee Chang-dong’un sekiz yıl aradan sonra çektiği ilk film. Filmde, birbirinden farklı karakterlere ve hayatlara sahip olan iki adam ile yolu kesişen bir kadının hikayesi anlatılıyor. Biri oldukça zengin, diğeri ise yazar olmak için mücadele eden biridir. Yaşanan gizemli bir olay üçünü de farklı bir şekilde etkileyecektir. Filmin başrollerini Koreli oyuncu ve moda ikonu Yoo Ah-in, Walking Dead ve Okja’dan tanıdığımız Steven Yeun ile Jeon Jong-seo paylaşıyor.

Mandy

Kara Gökkuşağının Ötesi ile hatırlanan Panos Cosmatos’un yönettiği son film ‘Mandy’, ilk gösterimini Sundance’te, uluslararası gösterimini Cannes’da yapmıştı. Sevgi dolu bir çift olan Red ve Mandy, ormandaki küçük bir kulübede sakin bir hayat sürmektedir. Hayatlarından fazlasıyla memnun olan Red ve Mandy’nin yaşamı kabuslardan çıkıp gelen bir tarikat yüzünden altüst olur. Korkunç bir tarikatın lideri Mandy’i gözüne kestirmiştir ve verdiği emirle tarikat çiftin evine baskın yapar ve Mandy’yi Red’den alırlar. Onların amacı Mandy’nin bedenine ve ruhuna tamamen sahip olmaktır. Bu süreçte Red, karısına yapılan korkunç şeylere tanıklık etmek zorunda kalır. Red, artık intikam yemini etmiş, karısına yapılanların öcünü almaya kararlıdır. Artık Red’in tek amacı vardır; mutlu hayatlarını darmadağın eden bu korkunç tarikat ve onların hasta ruhlu liderini yakalamak ve hayatının aşkına yaptıkları korkunç şeylerin bedelini hayatlarıyla ödetmektir. Müziklerini Jóhan Jóhansson’un bestelediği filmin yapımcılarından biri de Elijah Wood.

Lazzaro Felice

71. Cannes Film Festivali’nin öne çıkan yapımlarından biri olan ‘Lazzaro Felice’ filmi, henüz yirmi yaşında bile olmayan, aptalca görünecek kadar iyi olan bir çiftçi ve genç bir adam olan Tancredi’nin gizemli planlar ve yalanların ortasında kurduğu dostluğu anlatıyor.

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up