Bizimle İletişime Geçin

Etkinlikler

15 Saatte Sinema’nın Hikayesi

Yayınlandı

tarihinde

15 Saatte Sinemanın Hikayesi

İstanbul Modern Sinema, 15 Saatlik Bir Belgesel Maratonu Sunuyor: ”Sinemanın Hikayesi”.

İstanbul Modern Sinema, Sinema Sponsoru D-Smart’ın katkılarıyla 19- 29 Aralık tarihlerinde Sinemanın Hikayesi ile izleyiciyi dünya sinema tarihini başlangıcından bugüne bütünüyle anlatan 15 saatlik bir belgesel maratonuna davet ediyor. Beş yılı aşkın bir çalışma sonucunda Mark Cousins’in aynı adlı kitabını temel alarak yönettiği film, sinemanın getirdiği yenilikleri keşfe çıkarken sinemacıların hem dönemlerinin tarihi olaylarından hem de birbirlerinden nasıl etkilenmiş olduklarını inceliyor.

Sessiz sinemanın ilk günlerinden Hollywood’un doğuşuna ve yıldız sistemine uzanarak, sinemanın Rusya, Japonya, Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere, İskandinavya ve ABD’deki sanatsal gelişimini kat ediyor. Sinemanın Hikayesi, izleyiciyi hem tüm zamanların en iyi filmlerini kuşatan sürükleyici bir dünya turuna çıkarıyor, hem de Avrupa ve Amerika odaklı mevcut sinema algısını kırarak “7. Sanat”ın tarihini “dünyalaştırıyor”.

“Terminoloji kullanmadan, daha anlaşılabilir bir sinema tarihi” yazma fikriyle sinema tarihinin önemli duraklarına değinen belgesel, arşiv görüntülerinin yanı sıra Bernardo Bertolucci, Jane Campion, Gus Van Sant, Lars Von Trier, Claire Denis, Stanley Donen ve Claudia Cardinale gibi efsanevi sinemacılar ve oyuncularla söyleşiler içeriyor.

Gösterimler müze ziyaretçilerine ve üyelere ücretsizdir. Tüm gösterimler Türkçe altyazılıdır.

Bölüm 1: Sinemanın Doğuşu (1900-1920)
Bu ilk bölümde yönetmen sinema sanatının nasıl doğduğuna bakıyor. İlk filmlerin yapıldığı “sinema katedralleri”nde geçen filmde ilk yıldız oyuncuları, yakın plan çekimin ve özel efektin doğuşunu, Hollywood’un nasıl bir mit haline geldiğini görüyoruz.

Bölüm 2: Hollywood Rüyası (1920’ler)
Hollywood bir yandan Charlie Chaplin, Buster Keaton gibi yönetmenlerle eğlence sektörünü parlatırken, bir yandan bu fanteziye meydan okuyan Robert Flaherty, Eric Von Stroheim ve Carl Theodor Dreyer gibi filmlerin daha “ciddi” olması gerektiğini savunan isimleri gösteriyor.

Bölüm 3: Dışavurumculuk, İzlenimcilik, Gerçeküstücülük: Dünya Sinemasının Altın Çağı (1920’ler)
1920’ler sinemanın altın çağıydı. Moskova’dan Berlin’e sinema buluşunun sınırlarını zorlayan yönetmenleri inceliyor. Alman dışavurumculuğu, Sovyet montajı ve Fransız empresyonizmi yeni film hareketleriyken değerleri daha az bilinen Çin ve Japon sinemasının o dönemki ustalarını da unutmuyor.

Bölüm 4: Sesin Gelişi (1930’lar)
Sesin gelmesiyle sinema için her şey değişti. Bu bölüm sinemanın türlerini ziyaret ediyor: komediler, gangster filmleri, korku filmleri, Westernler, müzikaller. Ustaların ustası Howard Hawks var. Hitchcock, Hollywood’dan çok uzakta İngiltere’de kendi yolunda ilerlerken, Fransız yönetmenler de haletiruhiyeyi anlatmada ustalaşıyorlar. 1939 yılında yaplmış, tüm zamanların en büyük üç filminin ortak özelliği açıklanıyor.

Bölüm 5: Savaş Sonrası Sineması (1940’lar)
Savaş travmasının sinemayı ne kadar cesaretlendirdiğini anlatıyor. İtalya’dan Hollywood’a, Orson Welles’den karanlık Amerikan sinemasına geçiyor ve McCarthy döneminin dramını yansıtıyor. Yağmur Altında (Singin’ in the Rain) filminin yönetmeni Stanley Donen’ın ağzından kariyerini dinliyoruz.

Bölüm 6: Cinsellik & Melodram (1950’ler)
1950’lerdeki filmlerin hikayelerinde cinsellik ve melodram ağır basıyor. James Dean ile başlayıp dönemin cilalı isimlerini anarken Mısır, Meksika, Japonya gibi ülkelerdeki tutku ve öfke filmlerini ziyaret ediyor. Satyajit Ray, Kurosawa ve Ozu filmlerinin efsanevi aktrisi Kyoko Kagawa gibi isimlerle yapılan söyleşiler içeriyor.

Bölüm 7: Avrupa’da Yeni Dalga (1960’lar)
‘50’lerden 60’lara geçiyoruz. İtalyan oyuncu Claudia Cardinale’in ağzından Federico Fellini’yi dinliyoruz. O sıralarda Danimarka’da, Lars Von Trier, Ingmar Bergman’a olan hayranlığını dile getirirken; Bernardo Bertolucci, Pier Paolo Pasolini ile çalışmalarını anlatıyor. Fransız sinemacıların filmlerin altına nasıl bir bomba yerleştirdiklerini ve Yeni Dalga’nın Avrupa’yı nasıl kasıp kavurduğunu takip ediyor.

Bölüm 8: Yeni Yönetmenler, Yeni Biçim (1960’lar)
Tüm dünyada 1960’ların baş döndürücü sinemasını izliyor. Hollywood’da belgeselin ana akım sinemayı nasıl etkilediği tartışılırken, Easy Rider ve 2001: Uzay Yolu Macerası (2001: A Space Odyssey) ile Amerikan sinemasında yeni dönemin işaretini veriyor. Roman Polanski, Andrei Tarkovsky, Nagisa Oshima ile aynı anda Afrika sineması doğuyor.

Bölüm 9: 70’lerin Amerikan Sineması
‘70’lerde daha olgun bir Amerikan sineması görüyoruz. Aşk Mevsimi (The Graduate) filmini yazarı Buck Henry o dönemki filmlerde taşlamayı anlatırken, Paul Schrader, Taksi Şoförü (Taxi Driver) için yazdığı senaryo üzerine konuşuyor.

Bölüm 10: Dünyayı Değiştiren Filmler (1970’ler)
‘70’lerde dünyayı değiştirmeyi çalışan filmlerin hikayesi… Bölüm Almanya’da Wim Wenders ile başlıyor, ardından Britanya’da Ken Loach’a geçiyor, yeni Avustralya sinemasının başlangıcına giderken Japonya’da duruyor.

Bölüm 11: Multiplekslerin Gelişi ve Asya Anaakımı (1970’ler)
Yıldız Savaşları (Star Wars), Jaws ve Şeytan (The Exorcist) gibi filmlerin yaratıcılığını konuşarak başlıyor. Ardından dünyanın en ünlü yıldızlarından Amitabh Bachchan ile o yıllarda Bollywood’daki yeni sinema anlayışından bahsediliyor. Bruce Lee filmleriyle Hong Kong sinemasının kinetik enerjisi, Master Yuen Wo Ping ile aksiyon filmleri ve The Matrix’teki koreografi üzerine sohbet ediliyor.

Bölüm 12: Güce Karşı Savaş: Sinemada Protesto (1980’ler)
Beyaz Saray’da Ronald Reagan, İngiltere’de Margaret Thatcher ile 80’ler, filmlerde protestoyu öne çıkardı. Bağımsız Amerikan sinemasından John Sayles o yılları anlatırken, Pekin’de Çin sineması büyüyor, Polonya’dan Krzysztof Kieslowski ortaya çıkıyor.

Bölüm 13: Yeni Sınırlar: Afrika, Asya ve Latin Amerika’da Dünya Sineması (1990’lar)
1990’larda sinema yeni bir altın çağına girdi. Bölüm, İran’da Abbas Kiarostami ile başlıyor. Sonrasında yeni, cesur Japon korku sinemasının kurucularından Shinji Tsukamoto ile buluşuluyor. Ardından Paris’e geçerek Claire Denis ile sohbet ediliyor.

Bölüm 14: Yeni Amerikan Bağımsızları ve Dijital Devrim (1990’lar)
Anglo-Sakson sinemasındaki oyuncul, cafcaflı örneklere yer verirken Tarantino’nun diyalog yazımına ve Coen kardeşlerin uç anlatımına bakıyor. Yıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers) ve Robocop filmlerini senaristi metinlerindeki ironiyi tartışırken, Avustralya’da Baz Luhrmann, Romeo Juliet ve Moulin Rouge’u anlatıyor. Bölüm, dijital dünyanın sinemayı nasıl şekillendireceğine dair bir incelemeyle bitiyor.

Bölüm 15: Günümüz Sineması ve Gelecek (2000’ler)
Bu son bölümle sinema tarihi şimdilik kapanıyor. 11 Eylül olaylarından sonra Amerikan filmleri ciddileşirken, Romen filmleri su yüzüne çıkıyor. David Lynch, tarihin en karmaşık rüya filmlerinden biri olan Mulholland Çıkmazı’nı (Mulholland Drive) yaparken, Başlangıç (Inception) filmi oyuna çeviriyor. Alexander Sokurov’un yenilikçi dilinden yola çıkarak bu son bölüm sinemanın şimdisinden geleceğine bakmaya çalışıyor.

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik
Yorum Yapmak İçin Tıkla

Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Etkinlikler

Müzede Suare Film Programı “İstanbul” Temasıyla Devam Ediyor

Program, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) Boğaz manzaralı terasında düzenlenecek.

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Müzede Suare

Sakıp Sabancı Müzesi’nin “Müzede Suare” film programı 14-18 Eylül arasında “İstanbul” temasıyla izleyicileriyle buluşacak

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi‘nin (SSM) Boğaz manzaralı terasında gerçekleştirilecek “Müzede Suare” film programı tüm hızıyla devam ediyor. İstanbul temasıyla 14-18 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan program, COVID-19 önemleri kapsamında düzenlenecek.

Kadıköy Belediyesi Sinematek/Sinema Evi işbirliğiyle hazırlan program, İstanbul’da geçen ve ilhamını İstanbul’dan alan filmleri seyircilerle buluşturacak. Biletlerini Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi‘nin (SSM) web sitesinden satın alabileceğiniz programda ekranlara gelecek filmler şu şekilde:

  • Vesikalı Yarim
  • Üç Arkadaş
  • Ah Güzel İstanbul
  • Hayat Var
  • Anlat İstanbul
Okumaya Devam Et

Diziler

“Game of Thrones” Hayranlarına Özel Etkinlik

HBO “Game of Thrones” hayranlarına özel etkinlik düzenliyor!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

Game of Thrones

HBO “Game of Thrones” hayranlarına özel “Game of Thrones Official Fan Convention” adıyla düzenlenecek olan etkinliğin duyurusunu yaptı.

Game of Thrones hayranlarına müjdeli haber geldi. HBO liderliğinde House of the Dragon dizisini de kutlamak amacıyla bir hayran etkinliğinin düzenleneceği açıklandı. Game of Thrones Official Fan Convention adıyla düzenlenecek olan etkinlik, 18 – 20 Şubat 2022 tarihleri arasında Las Vegas‘ta gerçekleşecek.

Game of Thrones Official Fan Convention‘da da klasik hayran etkinliklerinde olduğu gibi söyleşiler, sürpriz katılımcıların olacağı açıklandı. Henüz hangi isimlerin etkinliğe katılacağı açıklanmasada bu haber hayranları sevindirmeye yetti.

Targaryen ailesinin geçmişini konu alan Game of Thrones: House of Dragon dizisi ise 2022 yılı içerisinde HBO ekranlarında seyirciyle buluşacak.

Okumaya Devam Et

Etkinlikler

İlker Çatak’ın Ödüllü Filmi “Söz Senettir” 14 Eylül’de Bahçe Sineması’nda

KüçükÇiftlik Film kulübü sunar!

Yayınlandı

tarihinde

tarafından

KüçükÇiftlik Park, her hafta Salı akşamı püfür püfür bahçe ortamında sinemanın en beğenilen filmleriyle sinemaseverleri buluşturmaya devam ediyor. URU organizasyonu ve Türk Tuborg A.Ş.’nin katkılarıyla gerçekleştirilen KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı Almanya’dan sonra Türkiye’de ilk kez ve sadece bir kereye özel olarak gösterilecek “Söz Senettir” filmine ev sahipliği yapacak. İlker Çatak’ın, festivallerden ödüllerle dönen ikinci uzun metraj filmi “Söz Senettir”, muzip, yalın ve olgun sinema diliyle dikkat çekerken izleyicilerin ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algısını sarsıyor. Sinemaseverler filmden hemen önce ve sonra ise Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile açık havanın keyfini müzik eşliğinde de çıkaracaklar.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması, 14 Eylül Salı akşamı İlker Çatak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu ve 3 gencin, izleyiciyi sarsan ilişki döngüsüne yer veren “Söz Senettir” filmini sinemaseverlere sunacak. 2020 Bavyera Film Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu, 2019 Münih Film Festivali’nde ise En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Senaryo ödüllerini alan Almanya-Fransa ortak yapımı “Söz Senettir”, Türkiye’de ilk kez ve sadece Bahçe Sineması’nda gösterilecek.

Kadının pilot, erkeğin müzisyen olduğu bir çift… Marion ve Raphael Almanya’dan uçağa atlayıp yaz tatili için Türkiye’ye geliyorlar ve yolları jigololuk yapan genç Baran’la kesişiyor. Bundan sonra ilişki üç kişilik bir oyuna dönüşüyor. Avrupa’ya gitmeyi kafasına koymuş Baran, Marion’a evlenme teklif ediyor. Hayatını her zaman kontrol altında tutmayı başarmış ama kanser olduğunu öğrendikten sonra her şeyi yeniden gözden geçirmeye başlayan Marion ise ilk defa bir yabancının müdahalesine izin veriyor ve Baran’ın teklifini kabul ediyor. Kâğıt üstünde tanıdık gelebilecek bu anlaşmalı evlilik öyküsü, Bir Zamanlar Kızılderili Ülkesinde filmini Kino 2018’de izlediğimiz İlker Çatak’ın elinde, neşesi de eksik olmayan, toplumsal cinsiyet rolleri ve tekeşli ilişkilerin çizdiği çemberleri sürekli esneten, muzip ve dinamik bir romantik drama dönüşüyor. “Söz Senettir”, ilişkilere ve kimliklere dair pek çok algımızı sarsabilecek katışıksız bir enerjiyi dokusuna katıyor.

KüçükÇiftlik Film Kulübü Sunar: Bahçe Sineması kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra film konseptine uygun DJ performansından mini konserlere kadar farklı içerikler de yer alıyor. 14 Eylül Salı akşamı sinemaseverler çimenlerde oturup müziğin keyfini çıkartmaya Türk DJ ve prodüktör ikilisi Schnell Schnell ile başlayacak. Hem filmden önce hem de filmden sonra DJ kabininde yer alacak olan Doğu Civicik ve Ozan Korkmaz ikilisi, kolektif olarak aktif ve en üst düzeyde elektronik müzik yaratmaya çalışırken 2016 yılında müzikal kariyerlerini birleştirerek geleceklerini yeniden yazdılar ve Schnell Schnell doğdu. Farklı janralarda yaptıkları işbirlikleri, yerli ve yabancı bir çok önemli sanatçı ile yer aldıkları sahneler ve düzenli olarak 2017 yılından beri Radio FG 93.8’de yayınladıkları  Schnell Schnell Radio Show ile seslerini duyuruyorlar. Ürettikleri ve remix’ledikleri parçalar, Vesvese Records (TR), Eskimo Recordings (BE) ve Ostra Discos (POR) gibi plak şirketleri aracılığıyla yayınlandı. 2020 yılında kendi plak şirketleri SCHNLL’yi kurdular ve ilk albümleri “The Grit”i yayınladılar.

Kapı açılış saati 18.30, film başlama saati ise 21.00 olan etkinliklerin biletleri online olarak Biletix’ten temin edilebiliyor.

Tüm Hijyen Önlemleri Alındı

Pandeminin başından itibaren aldığı koronavirüs tedbirlerini hassasiyetle uygulamaya devam eden KüçükÇiftlik Park, sinema tutkunlarını pandemi şartlarına uygun olarak sınırlı sayıda kapasiteyle ağırlıyor. Online biletleme sisteminin kullanıldığı ve HES kodu zorunluluğunun olduğu etkinliklerde misafirlerin ateş ölçümü sağlık görevlileri tarafından yapılırken, ortak alanların hijyeni en üst düzeyde sağlanıyor. Misafirler KüçükÇiftlik Park’a 6 Eylül itibarıyla hayata geçen yönetmelik gereği PCR testi veya aşı kartı ibrazıyla giriş yapılabilecek.  

Okumaya Devam Et
Sponsorlu İçerik

Popüler