10 Adımda David Fincher

Liste Meraklısına

alıen 3

Hazırlayan : Tuğba Güner

ALIEN 3 1992 – IMDb 6,4

1986 yılında gösterime giren Yaratık 2’nin devamı niteliğinde çekilen film, Fincher sineması içinde en vasatlar içinde gösterilebilir. Durumun böyle olmasına klip yönetmenliğinden sinema sektörüne yeni dalış yapmış Fincher üzerindeki dayatmaların sebep olduğunu söyleyebiliriz. Yönetmenlik hâkimiyetini sarsıcı olaylarla karşılaşan Fincher’in kendisinin de bu filmi sevdiği ve sahiplendiği söylenemez. Ama filmin, alt metinlerine ve planlarına baktığımızda Fincher’den nasiplendiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Tamamen aksiyona odaklanmış Alien 2’den sonra ilk filme yaklaştırmak adına “tek yaratık” ile yeniden gerilim unsurunun beslendiğini görüyoruz bu filmde. Ki Alien serisini salt uzaylı ya da yaratık filmi olarak değil de kendi felsefesi ile ele aldığımızda Fincher’in bunu başarabilmek adına iyi bir iş ortaya çıkarmaya çalıştığını söyleyebiliriz.

——————————————-

seven-filmi

SEVEN 1995 – IMDb 8,7

Hristiyanlıkta yedi ölümcül günah vardır: Kibir, açgözlülük, şehvet, tembellik, oburluk, öfke ve kıskançlık. Film, bu günahları işleyenleri kendi vahşi yöntemleriyle öldüren bir seri katilin hikâyesi etrafında dönüyor. Oldukça soğukkanlı, işinde profesyonel, temkinli ve onun peşinde olan iki polis dedektifini çıldırtacak türden. Senaryo öyle bir temele oturtulmuş ki finaldeki sahne ile şok olmamak mümkün değil. Fincher izleyicinin ne istediğini ve neye nasıl tepki vereceğini gerçekten çok iyi biliyor. Polisiye ve gerilimin yüz akı olan bu film gösterime girdiği ilk haftalarda izlenme rekorları kırdı. Yönetmenin risksiz ve garanti oyuncusu diyebileceğimiz Brad Pitt’i sahnede görüyoruz. Yanına Morgan Freeman, Gywneth Paltrow gibi usta isimler de ekleniyor. Alien 3 ile sinema dünyasına talihsiz bir şekilde giriş yapan Fincher bu filmi ile daha sonra gerçekleştireceği yapımları beklenen isimler arasına giriyor. Sinema tarihinde bir klasik olarak yerini alan filmlere Fincher henüz ikinci filmi ile imza atmış oluyor.

———————————————–

The-Game-Oyun-1

OYUN 1997 – IMDb 7,8

İkinci uzun metraj filmi Seven ile çıtayı ve beklentiyi yükselten Fincher yine finalinde bizi şaşırtacak ve uzun süresine rağmen izleyicinin merak duygusunu ayakta tutacak bir film ile karşımıza çıkıyor. Sean Penn, Michael Douglas gibi isimlere yer veren yönetmen yine oyuncu kadrosunu sağlam tutarak oyunculuk açısından garanti bir iş çıkarıyor. İş ve özel hayatında kontrollü ve baskın biri olarak tanınan Nicholas Van Orton’un hayatı doğum günü hediyesi ile değişir. Kardeşi, her şeyi olan bir adama doğum gününde ne hediye verebilirsiniz ki der ve sonunda sürpriz bir ödülün olduğu bir oyun hazırlar. Orton oyuna dâhil olur. Oyun içinde alınan kararların hayatına da yansıdığını gördüğünde gidişatı hiç de iyi olmayan ama içinden de çıkamadığı bir durumla karşı karşıya kalır. Gizemli bir atmosfer kurgulayan Fincher, Howard Shore gibi çok önemli bir bestecinin yaptığı müziklerle de bu gerilimi başarılı bir şekilde pekiştiriyor.

—————————————–
fight-club-brad-pitt

FIGHT CLUB 1999 – IMDb 8,9

Dövüş Kulübü filminin sinema tarihindeki başarısı, senaryonun ana kaynağı olan Chuck Palahniuk’un aynı isimli romanından çok daha iyi bir yerde duruyor. Oyunculukların filme katkısı şüphesiz ki büyük olmasına rağmen harika işlenmiş kurgusu, senaryosu ve seneler geçmesine karşın hala dillerde dolanan repliklere sahip bir projede yer almak her oyuncunun hedeflediği şeydir, her ne kadar Hollywood’un gözdesi olsanız da. Bu sebepten Brad Pitt, Edward Norton ve Helena Bonham Carter üçlüsü belki de kariyerlerinin en iyi ve şanslı işini burada sergiliyorlar. David Fincher gibi bir zekânın ortaya çıkardığı Dövüş Kulübü sadece kendi sinematografisi içinde değil sinema tarihinde de pek çok kişinin el üstünde tuttuğu bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Dövüş Kulübü diye bir felsefeden çok rahatlıkla bahsedebiliyorsak bu yönetmenini deha konumuna sokacak bir durum olarak ele alınabilir. Birbirlerine film öneren ya da yeni yeni sinema literatürünü kurcalayan her insanın diline gelen bir filmdir kendisi. Muhteşem replikleri, bizi ters köşe yapması, müzikleri ve sürpriz finalindeki o kadrajıyla da hafızamızda özel bir yere sahiptir. Monoton hayatından bezmiş, uykusuzluk hastalığının ağına düşmüş Jack içinde bulunduğu psikolojik süreçlerden kurtulabilmek umuduyla grup terapisine katılır. Orada Marla ile tanışır ve “ Bir tümörüm olsa adını Marla koyardım” der, anlatıcı. Daha sonra da hayatını değiştirecek Tyler ile tanışır. Kariyer sahibi olmasına rağmen öyle yalnızdır ki evi kül olduğunda henüz tanıştığı adam Tyler’a sığınır ve Tyler onu Dövüş Kulubü ile tanıştırır. Ve o meşhur Dövüş Kulübü felsefesi de işlemeye başlar. Akademi’ye sadece en iyi ses efektleri dalında aday olsa da nadir filmlerden biridir kendisi. Bizi yönetmenin zekâsına, tarzına hayran bırakacak türden.

——————————————-
panic odası

PANİK ODASI 2002 – IMDb 6,8

Dövüş Kulübü’nden sonra kendisinden beklentileri oldukça yükselten Fincher’ın bu filminin talihsizliği Fight Club’dan sonra çekilmiş olmasıydı. Fincher’in diğer filmleri ile kıyas yapmadan tekil olarak düşünüldüğünde, tek mekân filmi diyebileceğimiz bu yapım konusu etrafında vermesi gereken gerilimi ve dramı gayet başarılı bir şekilde seyirciye yansıtabiliyor. Kısıtlı alanlarda geçen filmlerde izleyiciyi seyirde tutabilmek kolay değildir. Fakat kamera açıları, tercih edilen çekim planları, müzik seçimleri ve oyunculuk ile Fincher’in en iyisi olmasa da iyi bir film ortaya çıkıyor. O zamanlar adeta bir erkek çocuğu edasında olan 13 yaşındaki Kristen Stewart ile koruyucu anne karakterlerini çok başarılı bir şekilde oynayan Jodie Foster filmin ne seyirde ilerleyeceğini belirleyen başarılı oyunculuk sergiliyorlar. Kocasından ayrılan Meg, nafaka parasıyla oldukça eski bir ev satın alır. Evi gezerken üst düzey güvenlik sistemiyle donatılmış, oldukça korunaklı bir oda fark eder. İstenmeyen bir durum olunca buraya sığınabileceklerdir ve bir gün bu odayı hayatta kalabilmek adına kullanacaklarını tahmin bile etmezler. Üstelik eve girenlerin aradığı şey de bu odadadır. Özellikle tek mekân filmlerini sevenlerin aradığı gerilimi bulacağı bir yapım var karşımızda.

—————————————–
zodiac-downey-gyllenhaal

ZODIAC 2007 – IMDb 7,7

Seven filminden on iki yıl sonra tekrar seri katil konusunu işleyen Fincher bu sefer gerçek bir hikâyeden yola çıkıyor. Gerçek olayları beyaz perdede işlemenin handikapıdır finalinin sürpriz olmaması. Bizleri şaşkınlığa uğratan sonlarla nam salmış Fincher bu yönünü kullanamayacağını bildiği için filmde hâkim olması gereken gerilimi tüm atmosfere ve filmin geneline yaymış durumda. Üstelik üç saate yakın uzunluğuna rağmen.  Zodiac, 1960’ların sonu 1970’lerin başında San Fransisco’nun körfez bölgesini dehşete boğmuş, mektuplar ve şifreli mesajlarıyla peşindeki polislerin sinirlerini fena halde bozan ve yakalanamayan bir isim. 13 kişiyi öldüren ve öldürdükten sonra polis merkezini arayıp onlarla dalga geçen ama kimliğini bilmediğimiz bir seri katil. Zodiac’ı yakalamayı adeta takıntı haline getiren ve tüm zamanlarını onun bıraktığı izleri takip edip şifreleri çözebilmekle geçiren kişiler. Başrollerinde Robert Downey Jr. ,  Jake Gyllenhaal, Mark Ruffalo, Dermot Mulroney gibi isimler yer alıyor. Gerçek hikâyesinde ise kesinleşmiş yedi kurban iddia edilen de 37 cinayet var. Çözülememiş bir dosya ve olayın peşindeki gazeteci, dedektif, polisleri çaresizce ortada bırakan Zodiac. Fincher de özellikle seri katilin peşindeki kişilerin işlerine mal olacak derecede bu olayın ardına düşmelerini ve psikolojilerini detaylı bir şekilde ele alıyor. Robert Graysmith’in 1986’da kaleme aldığı aynı adlı romandan James Vanderbilt tarafından ustalıkla senaryolaştırılmış olan filmin kurgusu ise yönetmenin kurgucusu olarak anılan ve Fincher’ın sonraki filmlerinde en iyi kurgucu Oscar’ını alan Angus Wall’a ait.

Sayfa: 1 / 2

Yorumlar

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up