Psikolojin Bozulsun, İster Misin?

Manşet

busra-bayram

Psikolojini bozmak için film izlemene gerek yok aslında. Olan her şey psikolojik olarak insanı psikopat, güvensiz ve yeterince paranoyak yapıyor zaten. Ama daha fazlasını istiyor ve izlediğin filmin etkisinde kalmak istiyorsan; doğru yerdesin..

Film izlemeye korku-gerilim türü ile başlayıp, yıllarca bu türde devam ettim. Fakat iyi geldi mi dersin. Gelmedi elbette. Akşamları uyumadan önce kapıların arkasından sızan ışıkta hayaletleri, kapı arkalarında katilleri, dolapların içlerinden fırlayacak olan cesetleri düşündüm hep. Sonra tabi ki seri cinayetler listemi yaptım. Sevmediğim arkadaşlarımı ilk 10’a koydum. Sen de inandın değil mi? Yok be öyle bi’şey. 

Korku-gerilim filmlerinden anladığım hiç bi’şeydi. Bana kattığı bi’şey olmadığı gibi paronaya da verdi. sonra bir gün gerilim içerikli psikolojik filmlerle tanıştım. Derken yalnızca psikolojik arayışına girdim. Verdiği duygular, kafa karışıklıkları yaşadığım korkulardan çok daha iyiydi. Şimdi bu kadar anlattığıma göre tavsiye etmem de gerekiyor sanırım. Ediyorum,o halde varım! Yalnız filmler hakkında bilgi vermek oldukça zor; izlemeden anlaşılmaz.

Benim ilk tanıştığım filmle başlayım:

Kelebek Etkisi: Filmi kare kare izleyin ve hayatınızdaki her anın ne kadar önemli olduğunun farkına varın. Yaşadığım her işte bir hayır vardır da diyebilirsiniz sonunda. Hatta deyin. Tek bi’şeyin bile değiştirilmesinin ne büyük şeylere sebep olacağına bakın. Filmin sonunda ise hayatınızda değiştirmek istediğiniz şeyleri düşünün. Ama sakın değiştirmeyin!

Zindan adası: Şizofrenik filmleri seven bir insansanız zaten bunu izlemişsinizdir. Fakat emin olun dişlerinizi sıkarak seyredeceksiniz filmi. DiCaprio sevmeyen bir insana Dicaprio’yu sevdirebilecek bir yapımdır kendisi. Onunla sinirlenip,onunla üzüleceksiniz. Öyle de içine alacak hani sizi.

Otopsi: Bi’kaç kez severek izleyebileceğiniz bir film demek isterdim fakat bence yalnızca bi kez izlersiniz. Zira sonunda herkes ölüyor.


Forrest_Gump_posterForrest Gump: Psikolojik,dram türünde fakat izlemeyeni dövebileceğim bir film. Bir hayat hikayesi ancak bu kadar tatlı olabilir. Bir sürü olayın tek bir kişiye endekse edilmesinin yanı sıra, anlatımı ve olayların birbiri ile zincirleme olan bağlantısıyla sizi ekrana kitleyeceğine eminim.

İnsomnia: Azcık polisiye olmasına rağmen iyidir.

İnception: Kafanız ruyalarla bi’dünya olacaktır. Bu filmi izlemeden önce bir bardak su için. Zira bu gerekli. Rüyalara yolculuk yapan bir kaç insanın başına gelen ilginç olayları konu alıyor ve olabildiğince karmaşık bir film.

Dövüş kulübü: İzlemeden önce amaaağnn kavgalı bişe izlicem diye korktuğum fakat muhteşem diye gülümseyerek ayrıldığım film. Klasiklerimden bir tanesidir kendisi. Tüketim toplumuna milyonlarca gönderme yapan filmde iki karakterli tek odaklı adamı ve muhteşem aşkını izlerken, içsel kavganın dışa vurumuna da şahit olacaksınız.

23 Numara: Genç bir adamın kendini keşfetmesi 23 numara şeklinde anlatılmış. 10 numara mı olacaktı o? Hayır canım, önemli değil numara. Yoo aslında çok önemli. Aslında 23 numarasını bağlayabileceğiniz milyonlarca şey olduğunun farkına varacaksınız.

confessionsquadConfessions: Türkçesini bilmiyorum bu filmin. Bilmekte istemiyorum. Bir öğretmenin öğrencileri yüzünden çocuğunu kaybetmesi ile intikam alma yönteminin anlatıldığı filmin sonunda “hadi be” diyeceksiniz ve inanın içiniz parçalanacak.

Yağmur Adam: Otistik bir abi- kardeş ilişkisini ele alan filmde ilginç konular yer alıyor.

 Benim Adım Sam: Zeka geriliği olan babanın kızı ile olan muhteşem diyaloğunun yanı sıra, otizm ele alınmış. Ailecek izlenecek, etkileyici bir film kendisi.

 Zenne: Eşcinsel filmlerinin babasıdır bu sanırım. Yani benim izlediğim ve ciddi manada etkilendiğim, eşcinselliğin psikolojik yönelimini anlatan bir film kendisi. Bu filmi izlerken yanınızda etkide kalabilecek çocuk ve yaşlıların olmaması tavsiyemdir.

 Truman Show: Özellikle reklamcılık alanında olan insanların izlemesi gereken bir film. Kurgu dünyasında yaşayan adamın kendini keşfetmesini anlatan filmde bilinçaltı reklamcılığı da işlenmiş.

 Testere: Daha çok korku filmi olara anılan film aslında psikolojik gerilim türündedir. İzlerken gerim gerim gerileceğinize eminim.

Sherlock Holmes: Psikoljik saptamaların yanı sıra bulmaca çözer gibi kurgulanmış filmde oldukça ilginç altmetinler de mevcut.

 Kuzuların Sessizliği: İçinde bulunduğu illimunati ve afişindeki subliminalliği ile göze batan filmde katil bir adamın muhteşem zekası anlatılmaktadır. Eğer bu güne kadar izlemediyseniz,mutlaka izlemelisiniz.


Şimdilik bu kadar. Bunları izleyin hele, sonrasında daha da devam ederim.

Latest posts by Büşra Bayram (see all)

 

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up