Sayfalar:Sonraki

İlhamını Arthur Schopenhauer’den Alan 10 Film

arthur-schopenhauer

Alman filozof Arthur Schopenhauer hem bir metafizikçi, bir psikolog hem de bir estetisyendir. Bütün bu özellikleri ile Schopenhauer aynı zamanda 19. Yüz Yıl Avrupasının düşünce tarzını derinden etkilemiş bir fikir adamıdır. Schopenhauer’ın fikirleri günümüzde hala dünya ile kurduğumuz bağlantıda etkisi görülen bir filozoftur. Sadece bu değil, aynı zamanda deneyimlerimizin, içsel arzularımızın sembolik davranışlarımıza yansımasından tutun dünyaya kendimize ait bir parçayı dünyaya bırakma isteğimize kadar derin bir anlayışın köklerine sahiptir Schopenhauer.

En bilinen eseri İstenç ve Tasarım olarak Dünya’da insani arzularımıza değinir Alman filozof ve bunu “istenç” olarak literatürümüze geçirir. Varlığımızla içli dışlı olmuş bu “istenç” kavramı davranışlarımızı, arzularımızı, hayallerimizi ve seçimlerimizi etkileyerek akıl ve ruh kaynağımızı oluşturur. Esasen Schopenhauer “istenç” kavramını Immanuel Kant’ın Numen isimli fenomenolojik (ya da belki de anti-fenomenolojik) elementinden esinlenerek kavramlaştırır. Kant’a göre “numen” kendi içinde var olabilmenin mümkünlüğü ile ilgili bir kavram, aslında “numen”algımız dışındaki gerçeklerin bir yönü. Schopenhauer’a göre insandaki istenç gerçek dünyayı algılamanın “numenal” bir şekli. “İstenç” dediğimiz kavram insan deneyiminin dışında gibi düşünülse de aslında iç içeler.

Açıkça söylemek gerekirse Schopenhauer “istenç”in insanların ve hayvanların davranışlarını etkilediğini ve yine insanların ve hayvanların egoizmi ile sürekli bir çatışma halinde olduğunu belirtir. Bu çatışmayı çözümlemek için Schopenhauer kıta felsefesinin idealleri ile (özellikle Kant, Rousseau ve Hume’ın fikirlerini) doğu spiritüelizmi ile sentezler. Tabii bu tam da Avrupa’lı bilim adamlarının kolonilerinde yaşamaya ve çalışmaya başlaması ile Hindu ve Budist metinleri üzerine çalışmaya başladıkları bir zaman dilimine denk gelir.

Schopenhauer özellikle Budist ve Hindu teolojileri içerisinde yer alan deneyüstülük fikrine ilgi duyuyordu, özellikle döngüsel yeniden doğuş, karma kavramı ve Hindu Upanişad kavrayışları İstenç ve Tasarım olarak Dünya’nın metafizik perspektifini ve metnini derinden etkilemiştir. Yeterli Sebebin Dörtlü Kökü ve katartik Varolmanın Acısı’nı yazarken de yine yukardaki konteksti temel alarak yazmıştır. Schopenhauer’ın fikirleri hala akademik ve popüler zihniyetimizi derinden etkiler. Çoğumuz hala Doğu dinlerini (bazen yanlış ya da naif bir şekilde) Batılılaşmış ve epistemolojik merkezimi oluşturmuş bu Schopenhauer bilinci ile algılıyoruz ya da yorumluyoruz. Onun fikirlerinin etkileri mesela modern edebiyatta (Borges, Samuel Beckett, Tolstoy), fizikte ve matematikte (Wittgenstein, Einstein), modern filozofların çalışmalarında (Jung, Schrodinger, Horkheimer) aynı zamanda müzikte ve performansa sanatlarında da (Wagner, Dvorak, Schoenberg) görülmektedir.

Listemize gelecek olursak, ya direkt Schopenhauer’ın fikirlerini temel almış filmlerdir ya da Schopenhauer’ın felsefesi içerisinde incelenebilecek filmlerdir.

Sinefesto

Sinefesto

Admin at Sinefesto
Sinefesto 2011 yılında kurulan, Türkiye'nin en güncel sinema haber sitesidir.
Sinefesto

Yorumlar

Yorum yazın

Lütfen gerekli tüm alanları doldurunuz. *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Lost Password

Sign Up